ARKTİK BÖLGESİNİN YENİ AKTÖRÜ: İSKOÇYA

Sosyal Medyada Paylaş!

İskoçya, 2020 yılından beri büyük bir ciddiyet ve ilgiyle uyguladığı faaliyet ve politikaların sonucunda kendisini bir Kuzey ülkesi olarak tescillemeyi ve Arktik bölgesinde hem coğrafi hem de siyasi bir aktör olarak tanıtmayı başardı. Arktik bölgesiyle alakalı çalışmalar ve faaliyetler yürüten İskoçya, Arktik meselesinin önemli aktörlerinden birisi haline geldi.

 

 

Arktik Okyanusu’na kıyıdaş olan Rusya, ABD, Kanada, Norveç ve Danimarka, Arktik Beşlisi (veya Arktik ülkeleri) olarak adlandırılmaktadır. İzlanda, İsveç ve Finlandiya ise Arktik Okyanusu’na doğrudan sınırları olmamalarına rağmen bu statüyü kazanmak için mücadele eden ülkelerdir. Bu mücadele de önemli bir yol kat eden İskoçya’yı ise Estonya takip etmektedir. Estonya’nın yürüttüğü faaliyetler incelendiğinde ise ülkenin Arktik meselesine yoğunlaştığı ve Arktik pastasından pay alabilmek adına politikalar ürettiği görülmektedir. Estonya’da tıpkı İskoçya gibi Arktik Bölgesinin yükselen stratejik önemini ve yeni oluşan deniz rotasından elde edeceği ticari kazançları temel alarak ciddi çalışmalar yürütmektedir.

 

İskoçya yeni dönemde, Arktik mücadelesi için kendi jeo-politik ve stratejik önemini arttırırken, Estonya gibi devletlerde uygulanan ve başarıya ulaşan bu politikaları yakından takip ve tatbik eden bir çizgi uygulamaktadır.

Rusya’nın son dönemdeki politik ve stratejik hamleleri de Arktik bölgesinde değişimler yaratılacağını işaret etmektedir.  Rusya, Norveç gibi ülkelerle geliştirdiği müttefiklik ilişkileriyle bölgedeki diplomatik varlığını ve nüfuzunu güçlendirirken diğer yandan; kendi donanma kapasitesini ve etkinliğini de arttırmaktadır. RF devlet haber ajansı TASS’a göre; Donanmadaki kaynaklarına dayandırdığı haberinde Rusya’nın yeni bir Kuzey Kutbu (Arktik) filosu oluşturma olasılığı olduğu belirtilmekte. Bu yeni donanma Rusya’nın Arktik’teki güvenliği ve politikalarını güçlendirecek yeni bir güç unsuru olduğu vurgulanmıştır. [1]

 

 

Arktik Bölgesinde aktör sayısı ve güç varlığı gün geçtikçe artmaktadır. İskoçya, Estonya ve Norveç gibi orta ölçekli ülkeler bile burada güç mücadelesi içerisine girerek tüm rekabet imkanlarını değerlendirmektedirler. Rusya’nın askeri varlıklarını bu bölge özelinde genişletmesi ve Çin’in maden, sondaj ve rota oluşturma faaliyetlerini burada arttırması Arktik Bölgesinin geleceğinde tansiyonu yükseltecek faktörler olarak karşımızda durmaktadır.