Çelik’ten Pençe’ye Türk Ordu’sunun Irak’ta Terörle Mücadelesi

Sosyal Medyada Paylaş!

 

Türkiye’nin PKK terör örgütü ile mücadelesi 1984 yılında Eruh ve Şemdinli saldırıları ile silahlı mücadele hüviyeti kazanmıştır. Bu saldırılardan önce çeşitli sebeplerle isyanlar çıkaran örgüt, resmen kurulma iddiasını 1978 Lice, Fis Köyünde gerçekleştirmiştir. 1999 yılında terörist başının yakalanmasına kadar terör eylemleri yapmaya devam etmiştir. Dağılmanın eşiğine gelen örgüt, istihbarat örgütleri tarafından kullanışlı duruma gelmesi sebebiyle kullanacak kurumlar/ devletler ayakta tutulmaya devam edilmiş, neticede Türkiye’ye karşı düzenlediği eylemlerde desteklenmiştir. Bölgede politikası olan devletlerin vekalet gücü olarak günümüzde yapılanmasını sürdüren PKK, farklı isimlerdeki yapılarıyla ana yapıdan farklı, müstakil grup imajı çizilmek istense de, gerek uluslararası raporlar, gerekse de örgütün sosyal medya yapılanmaları tümden PKK’ya bağlı olduklarına dair kanıtlar taşımaktadır.

Suriye ve Irak sınırında bulunan Türk birliklerinin öncelikli amacı sınır güvenliğini sağlamak ve kaçakçılığı engellemek üzere teşkilatlandırılmıştır. Herhangi bir karakol baskını veya terör saldırısına göre dizayn edilmemesinden dolayı, terör örgütü ilk dönem saldırılarında zayiat verdirmiştir. Sonraki yıllarda, terörle mücadele, kontra-terör ve teşkilatlanma düzeni münasip bir şekilde yapıldığından dolayı terörü engelleme kolaylaşmıştır. Günümüze gelindiğinde ise, özellikle teröre yönelik oyun değiştirici yeni bir aktör olarak İHA/SİHA sistemleri Türk Ordusu’nun envanterini zenginleştirmiştir. Bu sayede terörle mücadele kolaylaşmış ve teröristler çözüm bir şekilde etkisiz hale getirilmeye başlanmıştır. Bir örnekle açıklamak gerekirse, Şırnak kırsalında tespit edilen teröristlere karşı önceden bir birlik çıkartılarak operasyon düzenlenirdi. Şu an ise, tespit edilmiş teröristleri havadan SİHA’larla nokta atışı vurularak etkisiz hale getirilmeye başlanmıştır.

Irak’ın kuzeyi coğrafi açıdan çok çetindir. Sarp dağlar ve kayalıklardan oluşan bölge, düşük yoğunluklu çatışma ve asimetrik harp yürütmeyi planlayan zayıf güçler için avantajlı bir ortam yaratmaktadır. Mağaralar ve yüksek rakımlı dağlar teröristlerin mevzilenebileceği alanlar olarak tehdidin buralara konuşlanmasını sağlayan en önemli faktörlerden birisidir.

 

 

Şekil 1: Yükseltileri Gösterir Irak Fiziki Haritası

Bu operasyonların hukuki alt yapısı Irak Anayasası’nın 7. Maddesi’nin 2. Fıkrasında “Devlet, terörün her biçimiyle mücadele etmeyi ve topraklarını terörist faaliyetler için bir üs, yol veya alan olmaktan korumayı taahhüt eder.” başlığından yola çıkarak, Irak’ın PKK’yı terör örgütü olarak tanımasıyla birlikte, Türkiye ile yaptığı ikili anlaşmalara dayanarak, BM’nin 2/4. maddesindeki “bir devletin sınırlarını ihlal edecek bir biçimde askeri müdahale yapılamaz.” maddesini, 3314 sayılı BM Genel Kurul Kararı’nın 3/5. maddesine “bir devletin başka bir devlette ikili antlaşmalar çerçevesinde silahlı kuvvet bulundurması o devletin rızası dahilinde cereyan etmelidir ve antlaşmanın sona ermesinden sonra silahlı kuvvetlerin ülkeden çekilmemesi saldırı fiili niteliği taşımaktadır” hükmü ile aşmıştır.

Türkiye- Irak ilişkilerinde belirleyici bir rolü olan 1926 Ankara Anlaşması’ndan da maddeler Türkiye’nin operasyonlardaki hukuki meşriyeti garanti altına almıştır. Anlaşmanın 7-8-9. maddelerine dayanarak Türkiye, Irak’a operasyon düzenleme hakkına sahiptir.

Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ortadan kaldırmak amacı taşıyan PKK’nın Irak’ın kuzeyinde kamplar kurduğu ve sınır ötesi(Türkiye’ye) terör taşıdığı gerekçesiyle Türkiye, uluslararası hukuktan aldığı meşruiyetle bu bölgeye çeşitli operasyonlar düzenlemiştir.

Çelik Harekâtı

PKK’nın Körfez Savaşı’nın ardından özellikle Irak’ın Kuzeyi’nde oluşan güvenlik boşluğunu kullanarak yığınaklar yapıp, eğitim kampları kurarak, sınırdan Türkiye’ye sızıp Türkiye’ye karşı tehdit oluşturuyordu. Mart 1995’te PKK’nın kamplarına karşı kapsamlı havadan ve karadan operasyonlar düzenlenerek yüzlerce terörist etkisiz hale getirilmiştir. 43 gün süren operasyon, Türk Ordusu’nun PKK’ya indirdiği büyük darbenin ardından 35.000 Türk askerinin başarılı bir şekilde geri çekilmesi de harekâtın planlayıcıları ve ordu organizasyonunun gücü açısından büyük öneme haizdir.

 

Şekil 2: Çelik Harekatı’nın ilk 4 günü

Çekiç Harekatı

1997 Mayıs ayında başlayan operasyonlar 2.5 ay sürmüştür. Taktiksel manevraları başarılı bir biçimde sahaya yansıtan Türk Ordusu, harp tarihlerine geçecek bir operasyon düzenledi. Binlerce terörist etkisiz hale getirilirken, PKK çok ağır bir darbe aldı. Nirve-Rekan ve Avaşin-Basyan’da kış hazırlığı yapıldığı bilgisi üzerine 1997 Eylül’de tekrar düzenlenen Şafak Operasyonu’nunda PKK büyük çaplı saldırı düzenleyebilme yetisini büyük ölçüde yitirmiştir. İki yıl sonra terörist başının da yakalanmasıyla tek taraflı ateşkes ilan etmek zorunda kalmıştır.

 

Şekil 3: Çekiç- Şafak Harekatları Operasyon Bölgelerini Gösterir Harita

Güneş Harekatı

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ana sıklet noktası Zap bölgesi olan bir operasyonu 2008 Şubat ayında yaptı. İki metre kar ve -15 derece soğukta beklenmeyen ve bir hafta süren harekâtta bölgeyi Türkiye’ye sızmaya çalışan teröristlerden, lojistik destek ve ikmal merkezlerinden arındırmak üzere düzenlenen harekâtta yüzlerce terörist etkisiz hale getirilmiştir.

 

Şekil 4: Türk Silahlı Kuvvetler’in -15 Derecede Düzenlediği Güneş Harekâtı

Pençe Operasyonları

Pençe Operasyonları’ndan önce 2017 yılında sözde bağımsızlık referandumunun ardından Türkiye bölgeye bir operasyon düzenlemiştir. Bu operasyonlar Türkiye’nin bölgeye karadan Güneş Harekatı’ndan sonra ilk operasyonu olma niteliğini taşımaktadır.

Şekil 5: TSK’nın 2017’deki Harekatına Dair Genel Bilgileri İçeren Gazete Kupürü

 

İlki 2019’da başlayan Pençe operasyonları, TSK’nın diğer düzenlediği operasyonlara benzer bir şekilde başlamış olsa da, bir özelliği ile diğerlerinden ayrılıyor. Pençe operasyonları başlayana kadar TSK’nın sınır ötesine düzenlediği operasyonlarda, harekâtı düzenleyip geri çekilmişti. Ancak Pençe operasyonlarının ardından Türk Ordu’su bölgeden Türkiye’ye olası sızma girişimlerini tamamen engellemek ve terörü doğdu yerde yok etme amacıyla Irak’ın kuzeyine 37 tane üs kurmuştur.

 

Şekil 6: Türk Ordu’sunun Üslerini Gösterir Harita

 

Bu operasyonlarda TSK, Hakurk, Sinat-Haftanin hatlarına askeri üsler kurarak ilerlenmektedir. Pençe Operasyonları esnasında PKK’ya yakın kaynaklardan ANF insanları canlı kalkan olmaya davet etmiştir. Bu sayede TSK’yı sivilleri katlettiğine yönelik propaganda yapmayı amaçladığı anlaşılmaktadır.+

 

Şekil 7: ANF News İsimli PKK’ya Yakın Kaynağın Yaptığı Haber

 

Türkiye’nin güvenliğini sağlamak terörü beslendiği kaynakta yok etmeye yönelik düzenlenen Çelik Harekatı’ndan Pençe-Kilit Operasyonu’na 11.000’den fazla PKK’lı etkisiz hale getirilmiştir. Türkiye’nin düzenlediği tüm operasyonlarda sivilleri gözeterek, sadece teröristlere odaklı olarak yaptığı harekâtların meşruiyet kaynağı tamamen uluslararası hukuktur.

Her ne kadar terörün silahlı boyutu ile mücadele sürüyor olsa da, bölgesel faktörler, ekonomik boyutu, küresel aktörlerin bölgedeki amaçlarını gerçekleştirmek maksadı ile (Proxy) vekil güç olarak bu yapıları kullanması sebebi ile, terörün tam olarak bitmesi kısa vadede mümkün görünmüyor. Ancak TSK’nın başarılı operasyonları ve sınır hattındaki terörün daha derinlere itilmesi güvenlik açısından önem teşkil etmektedir. Ayrıca Suriye’deki PKK’nın uzantısı ile arasındaki bağın kesilmesi açısından da büyük önem taşıyan Pençe Operasyonları bu anlamda da terörün lojistik ve ikmal hattına bir “kilit” atmış olacaktır.

Türk DEGS Araştırmacısı; D. Mert Tupuz