CIHAT YAYCI TURAN GAZETESI'NE YAZDI... "ATATURK OLMAK"

Sosyal Medyada Paylaş!

TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı 9 Kasım 2021 tarihli Turan Gazetesi'nde "Atatürk Olmak" başlıklı bir köşe yazısı kaleme aldı.

ATATÜRK OLMAK

Ben Moskova’da askeri ateşe iken Moskova Büyükelçisi telefon etti. “Amiralim, Yakutistan Heyeti Türkiye'ye gidecek şuan Anıtkabir'de. Atatürk'ün kütüphanesinde Yakut Türkçesi Lügatı varmış. Onu görmek istiyorlar. Böyle bir lügat var mıymış ve görmeleri acaba mümkün mü?” dedi. Ben de bir inceleyeyim dedim ve Anıtkabir Komutanını aradım. Yakutistan Heyetinin Ankara’ya geleceğini söyleyip durumu anlattım ve böyle bir lügat var mıdır ve varsa görebilirler mi dedim. Anıtkabir Komutanı da sergide olmadığını ama müze envanterinde böyle bir lügatin olup olmadığına bakıp döneyim Komutanım dedi. Aradan bir kaç saat zaman geçtikten sonra beni telefonla aradı ve “Komutanım hakikaten var ve bir küçük, bir de büyük Yakut Türkçesi lügati Atamızın kütüphanesinde mevcut, geldiklerinde görebilirler” dedi. İşte böylece resmi prosedürü tamamlamış olduk. Heyet ziyarete gitti ve o sene geçti. Ardından ertesi sene yine Sayın Büyükelçi telefon etti  ve “Amiralim geçen yıl hatırlarsınız, Yakutistan heyeti Ankara’ya gitmişti ve sizin girişimlerinizle Anıtkabir’de Atatürk’ün kütüphanesindeki Yakut Türkçesi lügatini görmüşlerdi. Bana bu sefer yine gidecekler, görecekler ama bu kez o lügatin fotokopisini almak istiyorlar. Mümkün mü acaba?” dedi. Şimdi ben Yakutistan'ın yerini yurdunu gerçekten tam olarak Moskova'da öğrendim. Nerede? Kutup dairesinde ve Pasifik kıyısına yakın. Tabii 1919-1920'lerden bahsettiğimizi hatırlatmak lazım. Tabii ben o zaman diyorum ki Allah'ım bu lügat nasıl geldi, neden geldi oraya? Herhalde birisi hediye etti. Hediye ettiği için de Atatürk'ün kütüphanesindedir. O nedenle bir fotokopi almak istiyorlardır diye düşündüm . Ben yine Anıtkabir Komutanını aradım ve durumu anlatınca tabii Anıtkabir komutanı konuyu hatırladı ve bana “Evet komutanım. Geçen sene bulmuştuk arşivimizde. Bir büyük bir küçük lügat vardı hatırladığım kadarı ile. Bir baktırayım ve fotokopi için bir sakınca var mı diye öğreneyim“ dedi. Kısa bir süre sonra beni aradı ve dedi ki “Komutanım fotokopi veremeyiz! “ Dedim ki neden? “Komutanım küçük lügat dediğimiz bir Meydan Larousse cildi kadar Yakut Türkçesi Lügati. Büyük lügat ise on-on iki ciltlik bir lügat. Atatürk'ün her iki lügatin de hemen her sayfasında el yazısı ile notları var. O nedenle fotokopi vermemiz mümkün değil” dedi. Ben tabii büyük bir şaşkınlık içerisindeyim. Ciltlerce lügatin her sayfasında el yazısı notlar... Kendime soruyorum, kendimi sorgulayarak kendi kendime diyorum ki “ben kendimi biraz okuyan biri olarak görüyorum ve kitap okuyorum. Yani okuma alışkanlığım var. Peki acaba ben hiç hayatım boyunca bir lügat okudum mu? İncecik dahi olsun?" Siz o devirde Yakutistan'dan lügatlar getirtiyorsunuz, buluyorsunuz, tek tek okuyorsunuz. Üstüne bir de her sayfasının üzerine not alıyorsunuz. Yakutistan Türkçesi lügatlerine gelene kadar onlar gibi kim bilir kaç tane Türkçe lügat daha okuyorsunuz. Hem de not alarak. İşte o zaman da Atatürk oluyorsunuz!

TÜRK DEGS Başkanı

Doç. Dr. Cihat Yaycı