CIHAT YAYCI'NIN ERZURUM PALANDOKEN EKONOMI ZIRVESI'NDEKI SUNUMU BASINDA GENIS YER BULDU

Sosyal Medyada Paylaş!

TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı’nın Erzurum Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ) davetlisi olarak Erzurum’da verdiği “Halkımızı denizle ve suyla tanıştırmak lazım-Mavi Ekonomi” konulu konferansı kamuoyunda oldukça ilgi çekmiş ve geniş yer tutmuştur. Mavi Vatan kavramının içerisinde sadece denizlerin olmadığını ifade eden Yaycı, göl, nehir, barajlar, ırmak, çaylarında bu kapsamda yer aldığını ve buralardan yeterince faydalanılmadığını ifade etti.

CNN TÜRK, MİLLİYET GAZETESİ ve SONDAKİKA.COM: "Emekli Tümamiral Yaycı: Halkımızı deniz ve suyla tanıştırmamız lazım"

TÜRK Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Palandöken Ekonomi Zirvesi'nde (PALEZ) 'Mavi Vatan'ı anlatarak yüzde 70'i kıyı şeridinde yaşayan Türkiye'de halkı deniz ve suyla tanıştırmak gerektiğini söyledi.

Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ), Palandöken Kayak Merkezi'ndeki bir otelde yapıldı. PALEZ'e konuşmacı olarak katılan TÜRK Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, 'Mavi Vatan'ı anlattı. Mavi vatanın 462 bin metrekareden oluştuğunu belirten Yaycı, Türkiye nüfusunun yüzde 70'inin kıyı şeridinde yaşadığını ve sınırların yüzde 70'ini de deniz olduğunu bildirdi. 'Mavi Vatan' kavramının içinde sadece denizlerin olmadığını göl, nehir, barajlar, ırmak çaylarında bu kapsamda yeraldığını ifade eden Yaycı, buralardan yeterince faydalanılmadığını kaydetti.

ASGARİ ÜCRETİN 3-4 MİSLİ

İsviçre'nin denize kıyısı olmamasına rağmen yat ve yelkenli kulüplerinin sayısının Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar fazla olduğunu vurgulayan Yaycı, Bizim burada halkımızı deniz ve suyla buluşturmamız lazım. O zaman baraj, göller üzerinde su sporları, yelken yüzme yaptırmak lazım. Buralarda balıkçılık yapılması lazım. Balıkçılık istihdam için çok önemli. Balık çiftlikleri kurulumu önemli bir gelir kaynağı. Bugün bir kişinin istihdamı için istatistikler şunu gösteriyor 60-70 bin dolar yatırım yapmak lazım. Ama bir balıkçı için 10 bin doların altında yatırım yapmanız gerekiyor. Ona bir sandal bir ağ vereceksiniz, emin olun denizde gölde, ırmakta, nehirde neredeyse bir adam sabahtan akşama kadar amatör balıkçılık yapsa asgari ücretin 3-4 katı para kazanır, özel bir masrafa gerek yok. 60-70 bin dolar olur mu derseniz, bir bakkal dükkanı yeri ve içinin doldurulması için en az 50-60 bin dolar gerekmez mi Mühendis falan onlar için ise fabrika kuracaksınız, şunu bunu yapacaksınız, çok daha pahalıya mal oluyor. Balık tutmak meselesi var ya sadece denizle düşünmeyin baraj göllerinde, balıkçılık meselesini geliştirmemiz lazım. Dünyada kişi başına tüketilen balık miktarı 16 kilogram. Japonya'da 70, AB'de 24 kilogram. Türkiye'de ne kadar biliyor musunuz 3,5 kilogram. ya bizim her tarafımız deniz, bir sürü gölümüz nehrimiz var 3,5 kilo balık tüketiyoruz. Diyeceksiniz biz et yeriz. Öyle de değil. Aynı istatistik et içinde geçerli. Biz ne yiyoruz biliyor musunuz Ekmek, un, tahıl. Ne balığından ne de hayvanından faydalanırız. Bizim durumumuz böyle. Bunlardan bizim gerçekten faydalanmamız lazım diye konuştu.

DENİZİ İSTİHDAM KAYNAĞI OLARAK GÖRMEMİZ LAZIM

Dünyada 500 milyon insanın geçimini balıkçılıkla sağladığını anlatan Yaycı, Dünyanın nüfusu 8 milyar civarında. Bu ne demek, her 16 kişiden biri hayatını balıkçılıktan kazanıyor. Türkiye'de bu rakam yüzde 1 bile değil. Türkiye'deki işsizlik, istihdam sorununu balıkçılık konusuyla çok rahatlıkla çözebiliriz. Karadeniz en çok balıkçının olduğu yer. Bu oran Karadeniz'de yüzde 1 civarında. Akdeniz'de balıkçılıkla uğraşan adam yok. Bizim Batı Anadolu'da balıkçılıkla uğraşan sayısı çok az. Bizim denizi bir istihdam kaynağı olarak görmemiz lazım. Deniz, su öyle bir şey ki yaradan öyle yaratmış kendisi istihdam kaynağı. Durduk yere üretiyor, doğalgaz çıkıyor, petrol çıkıyor, balık çıkıyor, karides çıkıyor. Allah sürekli veriyor da veriyor. Yeter ki sen bul, avlan. Senin için var burası. Bizim suyla memleketi tanıştırmamız lazım dedi.

CNNTÜRK: https://www.cnnturk.com/yerel-haberler/erzurum/merkez/emekli-tumamiral-yayci-halkimizi-deniz-ve-suyla-tanistirmamiz-lazim-1733960

Milliyet: https://www.milliyet.com.tr/yerel-haberler/erzurum/merkez/emekli-tumamiral-yayci-halkimizi-deniz-ve-suyl-6659773

Sondakika: https://www.sondakika.com/haber/haber-emekli-tumamiral-yayci-halkimizi-deniz-ve-suyla-14592904/

DERSİM GAZETESİ: "Erzurum'da "Palandöken Ekonomi Zirvesi" düzenlendi"

Palandöken Ekonomi Zirvesi tarafından Erzurum'da "ekonomi zirvesi" gerçekleştirildi. TÜRK Denizcilik ve Global Stratejiler Merkezi Başkanı emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Palandöken Dağı'ndaki bir otelde organize edilen "Palandöken Ekonomi Zirvesi"nde, Erzurum'un Türk'ün ve imanın kalesi olduğunu söyledi.

Erzurum'un aslında Anadolu'yu tutan ve savunan bir kalkan olduğunu ifade eden Yaycı, şöyle konuştu:

"Ben, 'Türk'ün tarihi Anadolu'da 1071 ile başlar' düşüncesine karşıyım. Öyle bir şey yok. Bu tarih bilmemek demektir. Ufak bir nüans yapalım. Bunun 23 yıl öncesinde 1048'te zaten Türkler Pasinler'den girmişlerdi, Erzurum'daydılar ama sadece bu da değil Anadolu'da şu anda Göbekli Tepe'den ve Atatürk'ün Türk tarih tezinden de belli oluyor ki Türkler 6-7 bin yıldır Anadolu'dalar. 'Burada başkaları yaşıyordu, Türkler geldi, Anadolu'yu istila etti, onları kovdu ve yurtlarına kondu.' Böyle bir şey söz konusu değil. Burası tam bir Türk yurdudur, Anadolu binlerce yıldır Türk yurdudur."

Yaycı, Erzurum'un tarihin her döneminde önemli rol oynayan şehirlerden biri olduğunu belirterek, Milli Mücadele'nin Erzurum'dan başlatıldığını hatırlattı.

"Mavi vatan" kavramına değinen Yaycı, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin nüfusunun yüzde 70'i kıyı şeridinde yaşamaktadır ve sınırlarının yüzde 70'i de denizdir. Erzurum, Orta Doğu ile Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya, İran bu bölgelerdeki ticaret yolunun tam düğüm noktasında oturuyor. Bu ticaret yolları limanlarda başlayıp limanlarda bitiyor. Yani Erzurum, tam deniz ticaret yollarının kara ticaret yollarıyla birleştiği yerin tam düğüm noktasında, çok kritik bir yerde. 'Mavi Vatan' dediğimiz şey aslında deniz ve denizle alakalı bütün alanlardaki kaynaklardan istifade etmek ve bunları etkin bir şekilde kullanmaktır."

Programa, Palandöken Ekonomi Zirvesi Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yer ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Kaynak: https://www.ozgurdersim.com/genel/erzurumda-palandoken-ekonomi-zirvesi-duzenlendi-h68327.html

 

HABER7: "Palandöken Ekonomi Zirvesi" düzenlendi

TÜRK DEGS Başkanı emekli Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Mavi Vatan'ın öneminden bahsederek, "Mavi Vatan aslında deniz ve denizle alakalı bütün alanlardaki kaynaklardan istifade etmek ve bunları etkin bir şekilde kullanmaktır." dedi.

Palandöken Ekonomi Zirvesi (PALEZ) tarafından, Palandöken Dağı'ndaki bir otelde ekonomi zirvesi yapıldı. TÜRK DEGS Başkanı emekli Tümamiral Doç. Dr. Yaycı, burada yaptığı konuşmada, Erzurum'un Türkün ve imanın kalesi olduğunu söyledi.

TÜRK TARİHİNE HİZMET

Erzurum'un aslında Anadolu'yu tutan, savunan ve onun kalkanı olduğunu aktaran Yaycı, "Dadaş ve Gaggoş şehirleri Anadolu'nun ve Türklüğün teminatı ve o yüzden tarihi bir şehir. Bizim tarihimizde de Türk tarihine çok büyük hizmetler ve başkentlik yapmış bir şehir." dedi.

Yaycı, Türk tarihinin Anadolu topraklarındaki başlangıcıyla ilgili görüşlerini anlatarak, şunları dile getirdi:

"Ben hep 'Türkün tarihi Anadolu'da 1071'le başlar' düşüncesine karşıyım. Öyle bir şey yok. Bu tarih bilmemek demektir. Ufak bir nüans yapalım. Bunun 23 yıl öncesinde 1048'te zaten Türkler Pasinler'den girmişlerdi, Erzurum'daydılar ama sadece bu da değil. Anadolu'da şu anda Göbekli Tepe'den ve Atatürk'ün Türk Tarih tezinden de belli oluyor ki Türkler 6-7 bin yıldır Anadolu'dalar. İşte bu 1071 ve 1048'de girmek ne demek? Bu oyuna gelmememiz lazım. Burada başkaları yaşıyordu, Türkler geldi Anadolu'yu istila etti, onları kovdu ve yurtlarına kondu. Böyle bir şey söz konusu değil. Burası tam bir Türk yurdudur, Anadolu binlerce yıldır Türk yurdudur."

Erzurum'un Türk Tarihinde Saltuklularda, Anadolu Selçuklularında ve Osmanlı'da en önemli rolü oynayan şehir olduğundan bahseden Yaycı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun Erzurum temelli olduğunu söyledi.

Yaycı, Milli Mücadelenin Erzurum'dan başladığını hatırlatarak, "Atatürk, Milli Mücadele'ye Türkün bağrından başlamak istemiştir. Buranın da Erzurum olduğunu düşünmüş ve Erzurum'a gelmiştir. Kongreyi Erzurum'da o hissi aldıktan sonra, milletin arkasında olduğunu ve teslim olmayacağı hissini aldıktan sonra toparlamıştır." diye konuştu.

Mavi Vatan kavramından bahseden Yaycı, şöyle devam etti:

"Türkiye, Anadolu ve Trakya Yarımadasından oluşan ülkedir. Dünyada bu şekilde tek devlettir. İki yarım adadan oluşan tam bir deniz devletidir. Türkiye'nin nüfusunun yüzde 70'i kıyı şeridinde yaşamaktadır ve sınırlarının yüzde 70'i de denizdir. Bu noktada kavramsallaştırdığım Mavi Vatan'ın Erzurum'la bağlantısı, Erzurum, dünya literatürüne göre kıyı şeridinde yaşayan bir nüfusa sahip. Rize, Hopa ve Trabzon limanının yanı başında. Erzurum, Orta Doğu'yla Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya, İran bu bölgelerdeki ticaret yolunun tam düğüm noktasında oturuyor. Bu ticaret yolları limanlarda başlayıp limanlar bitiyor. Yani Erzurum, tam deniz ticaret yollarının kara ticaret yollarıyla birleştiği yerin tam düğüm noktasında, çok kritik bir yerde. Mavi Vatan dediğimiz şey aslında deniz ve denizle alakalı bütün alanlardaki kaynaklardan istifade etmek ve bunları etkin bir şekilde kullanmaktır. Enerji çok önemli bir kaynaktır. Boru hatları çok önemli bir kaynaktır ve Mavi Vatan'ın bir parçasıdır. Mavi Vatan aslında sadece denizleri de içermiyor. Gölleri, nehirleri, barajları, ırmakları, çayları da kapsıyor ve bunların hepsinden faydalanmakta Mavi Vatan'ın bir parçası. Sudan faydalanmakta bir Mavi Vatan'ın parçası."

Konuşmaların ardından görüşler öne sürülen zirveye, PALEZ Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Yer ve yönetim kurulu üyeleri katıldı.

Kaynak: https://ekonomi.haber7.com/guncel/haber/3171821-palandoken-ekonomi-zirvesi-duzenlendi