DOC. DR. CIHAT YAYCI'NIN 'GERILEN TURKIYE-ABD ILISKILERI VE ALGILAR' MAKALESI EL CEZIRE'DE ARAPCA OLARAK YAYIMLANDI

Sosyal Medyada Paylaş!

ASAM-TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı’nın “Gerilen Türkiye-ABD İlişkileri ve Algılar” başlıklı makalesi El Cezire’de Arapça olarak yayımlandı. Yaycı, “ABD’nin bölge üslerine bakıldığında, Rusya’yı kuşatmaya çalışırken hedef şaşırıp Türkiye’yi kuşatmış olduğu görüntüsü ortaya çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.

GERİLEN TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ VE ALGILAR

ABD Başkanı Biden ve Dışişleri Bakanı Blinken’ın son yıllarda ve özellikle son dönemde Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konusunda Türkiye aleyhtarı bazı söylem ve eylemlerini endişe ile izledik ve izliyoruz.

Başkan seçilmeden önce bile Türkiye’ye karşı tutumunu belli eden ABD Başkanı Joe Biden’ın, Rusya-Ukrayna gerilimini bahane ederek, Girit’ten Dedeağaç’a kadar Türkiye’nin batısını örümcek ağı gibi askeri yığınakla örmesi, Türkiye’de “Gizli hedef Türkiye mi?” yorumlarına sebep oluyor.

Ukrayna’nın Donbas bölgesindeki ayrılıkçılar sebebiyle Rusya ile bu ülke arasında artan gerginliği gerekçe göstererek Balkanlar’da ve Güneydoğu Avrupa’da askeri üsler kurup yığınak yapmaya başlayan yeni Başkan Joe Biden yönetimindeki ABD, yığınak yaptığı bölgelere bakıldığında tuhaf bir görüntü sergiliyor.

Sözde hedef Rusya

Başta Yunanistan olmak üzere Bulgaristan, Romanya, Ukrayna gibi ülkelere askeri üsler kurmasını Rusya’ya karşı NATO’nun giriştiği bir hazırlık gibi göstermeye çalışan ABD, nedense Yunanistan’ın Türkiye sınırındaki Dedeağaç’tan başlayıp, Yunanistan anakarası ve Girit başta olmak üzere adalara yaptığı yığınakla Türkiye’nin batısını hilal şeklinde bir kuşatmaya almış görünüyor. Girit’in ardından Güney Kıbrıs’a yüzlerce uçak ve füze sistemleri konuşlandıran ABD; Suriye, Ürdün, Irak’ta çok sayıda üsse sahip. Sadece Suriye’nin kuzeyindeki PKK/YPG’li teröristlerin kontrolündeki bölgelere 100 bine yakın tır dolusu silah mühimmat ve ileri teknoloji ürünü stratejik silahlar yığan ABD’nin Gürcistan’da da üsleri bulunuyor. Karadeniz’e sürekli bir deniz görev gücü yerleştiren ABD’nin tüm bu konuşlanmalarına bakıldığında ise, Rusya’yı kuşatmaya çalışırken hedef şaşırıp güneyindeki Türkiye’yi kuşatmış olduğu görüntüsü ortaya çıkıyor.

Yunanistan'a yığınak

Açık kaynaklardaki bilgilere göre; ABD’nin şu anda Yunanistan’da ‘geçici olarak’ konuşlandırdığı tam 5 üssü var. Bu üsler, İskiri Erken Uyarı Üssü, Salamis Deniz Üssü, Kastelli Hava Üssü, Kalamata Hava Üssü ve Andravida Hava Üssü olarak sıralanıyor. Bu 5 üste, ABD’ye ait yüzlerce silahlı hava aracı, tank, tanksavar, havan silahlı zırhlı araç, ağır silah, radar sistemi ve hava savunma sistemi bulunuyor. Güney Kıbrıs’taki İngiliz üslerini kullanan ABD’nin bu üslere 130’un üzerinde F-35’in yanı sıra füze sistemleri ve çeşitli gelişmiş ağır silahlar yığdığı belirtiliyor.

Şaşı nişancı gibi

“Yıllardır süren askeri stratejileri sekteye uğrayan ve yeni stratejiyi Pasifik ve Doğu Akdeniz’de kurmaya çalışan Amerika’nın yaklaşımında istikrar ve mantık eksikliği fark ediliyor. Şaşı bir nişancı gibi Rusya’yı kuşatma bahanesiyle çok çeşitli üsler kurarak Türkiye’yi kuşatan ABD, Ukrayna’nın Donbas bölgesindeki ayrılıkçılar nedeniyle Rusya ile artan gerginliği gerekçe göstererek Balkanlar’da ve Güneydoğu Avrupa’da askeri üsler kurup yığınaklar yaparken hedefindeki ülkeyi sorgulatıyor.

“BIdenopoulos”

48 yıllık senatörlük ve son Başkanlık Seçimi de dahil seçim kampanyalarını Türk düşmanlığı üzerine kuran Biden’ın lakabının seçim eyaleti olan ve Yunan asıllı ABD vatandaşlarının çokça yaşadığı Delaware’de  ‘Bidenopoulos’ olduğu herkes tarafından bilinen bir gerçek. . Hatta 'Ben fahri bir Yunanım' dediği de bilinmektedir. Senatörlük kariyeri boyunca Türkiye karşıtı Ermeni projelerine eksiksiz destek veren, 1974 sonrası Türkiye’ye uygulanan ambargo kararının arkasındaki isim olan Biden’ın başkanlığında bu kuşatmanın gerçekleşmesi şaşırtıcı sayılmaz. Üstelik Biden’ın ABD Başkan Yardımcısı iken sarfettiği ; 'Ömrüm bağımsız bir Kürt devleti kurulduğunu görmeye yetecektir' sözü de akıllarda iken..

Başta Yunanistan olmak üzere Bulgaristan, Romanya, Ukrayna gibi ülkelere askeri üsler kurmasını Rusya’ya karşı NATO’nun giriştiği bir hazırlık gibi göstermeye çalışan ABD, Türkiye’nin batısını tam anlamıyla kuşatmış durumda.

 Egemenliği Yunanistan’a Devredilmeyen Adaları  ve GKRY’yi füzeler, uçaklar ve askeri sistemlerle donatan Yunanistan, ABD’yi Egemenliği Antlaşmalarla Yunanistan’a Devredilmemiş  Adalara da yerleştirmek için uğraş veriyor.”

ABD bir NATO üyesi gibi davranmıyor”

 “ABD bir NATO üyesi gibi davranmıyor. Müttefiki Türkiye için tehdit olan PKK/PYD/YPG gibi isimler altındaki teröristleri destekleyen ABD’dir. Türkiye’nin deniz alanlarında hak iddia eden NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs’ın tezlerini destekleyen ABD’dir. ABD’nin davranışları NATO’nun kuruluş ve müttefiklik ilkeleri ile temelden ve tümden ters düşmektedir..”

“ABD için sorun S-400 değil, S-400 bir bahane”

NATO üyesi Türkiye’ye yaptırım ve ambargo uygulayarak Türkiye’nin güvenlik ihtiyaçlarına sekte vurmaya çalışan tarafın Amerika olduğunu söylemek mümkündür. Easen Türk kamuyonda yaygın kanaat şöyledir.

“Bu gerçekler karşısında Türkiye'nin güvenliğini yalnızca NATO'ya dayandırması büyük bir hata olacaktır. Şu açıktır artık; ABD için sorun S-400 değil. Zira S-400 bir saldırı silahı değil, savunma sistemi. Yani S-400 bir bahane. Bunun arkasında Doğu Akdeniz var; Türkiye'nin bağımsız politikalar izlemesini ve bölgesel ilişkiler ve ittifaklar kurmasını engelleme çabası var olduğu kanaati hızla yayılmaktadır.

Diğer yandan Türk kamuoyu NATO üyesi olmayan Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Türkiye’nin deniz haklarını gasp etmeye yönelik tezlerinin ABD tarafından desteklenmesine de anlam verememekte ve bu tutumu ABD’nin NATO müttefiklik anlayışı ile bağdaştıramamaktadır.  NATO üyesi olan Türkiye’nin hak ve menfaatlerini, denizlerle birlikte ülkesel bütünlüğünü yok sayan, NATO üyesi olmayan GKRY’nin deniz alanlarını Türkiye’den koparıp almasını destekleyen ABD’nin bu davranışı, NATO’nun kuruluş ve müttefiklik ilkeleri ile temelden ve tümden ters düşmektedir.

ABD Türkiye’nin çok önemli bir NATO üyesi olduğunun, Türkiye olmadan bölgede karşılıklı menfaatlerin korunamayacağını hatırlamalıdır. ABD Türkiye’nin meşru haklarına ve hükümran yetkilerine saygı duymalıdır. Aslında ABD artık “Türkiye’nin küresel oyun bozucu, bölgesel oyun kurucu bir devlet” haline geldiğine kabullenmeli ve ortak çıkarlarda buluşmalıdır. Türkiye’nin her zaman olduğu gibi “yurtta sulh, dünyada sulh ilkesi” çerçevesinde hareket ettiği tüm bölge ülkeleri tarafından da anlaşılmalıdır.

Kaynak: https://1-m6426.azureedge.net/opinions/2021/12/18/%D8%B1%D8%A6%D9%8A%D8%B3-%D8%A3%D8%B1%D9%83%D8%A7%D9%86-%D8%A7%D9%84%D8%A8%D8%AD%D8%B1%D9%8A%D8%A9-%D8%A7%D9%84%D8%AA%D8%B1%D9%83%D9%8A%D8%A9-%D8%A7%D9%84%D8%B3%D8%A7%D8%A8%D9%82-2