DOGU AKDENIZ SATRANCINDA AMIRAL YAYCI'DAN UC HAYATI ONERI

Sosyal Medyada Paylaş!

ASAM TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de milli hak ve menfaatlerinin korunabilmesi noktasında Milli Gazete'den çok önemli uyarılarda bulundu. Türkiye'nin defaatle MEB ilan etmesi gerektiğini hatırlatan Yaycı, buna ek olarak üç önerisi daha olduğunu belirtti. Türkiye - KKTC deniz yetki alanları ortak kullanım anlaşması imzalanması gerektiğini vurgulayan Yaycı, "Türkiye'nin Mavi Vatanı KKTC'nin de Mavi Vatanı olur" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin sahip olduğu sismik araştırma ve sondaj gemisi filosundan bazı unsurların da KKTC'ye kiralanabileceğini ifade eden Yaycı, bu sayede KKTC'nin GKRY'nin sözde 5 ve 10 nolu parsellerinde bayrak gösterebileceğini ve Doğu Akdeniz'deki satranç oyununu değiştirebileceğini belirtti. Yaycı, söz konusu hamlenin KKTC’nin fiilen tanınmasının yolunu açacağını da belirtirken, “Sondaj ve sismik araştırma faaliyetleri Yunan-Rum ikilisinin yanı sıra onların etkisindeki AB nezdinde ve onların iddiaları çerçevesinde de facto meşruiyet kazanacak, onları büyük şaşkınlığa uğratacaktır” dedi.

Doğu Akdeniz’de üç hayati öneri

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı eski Kurmay Başkanı Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelere dair Millî Gazete’ye çok özel açıklamalarda bulundu.

Millî Gazete aracılığıyla hükümete seslenen Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Doğu Akdeniz’de milli haklarımızın korunması konusunda çok önemli üç öneri sundu. Doğu Akdeniz’deki mevcut gelişmelere karşın Türkiye’nin atması gereken adımları açıklayan Yaycı, hükümete önemli tavsiyelerde bulundu. Yaycı, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY)  Katar Oil ve Exon ile yapacağı sözde 5 numaralı parselinde sondaja ve diğer parsellerde yapacağı sismik ve sondaj faaliyetlerine karşın yapılabilecekler konusunda bugüne kadar ısrarla söylediğim Münhasır Ekonomik Bölge ilanına ilave olarak 3 somut önerim var” ifadelerini kullandı.

“KKTC İLE DENİZ YETKİ ALANLARI ORTAK KULLANIM ANLAŞMASI İMZALANMALI”

Emekli Tümamiral Cihat Yaycı, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelere karşın hükümetin KKTC ile Deniz Yetki Alanları Ortak Kullanım Anlaşması imzalaması gerektiğini söyledi. Söz konusu anlaşmanın Türkiye ve KKTC deniz yetki alanlarını kapsayacak şekilde imzalanması gerektiğinin altını çizen Yaycı, “Kısaca izah edecek olursak; Türkiye KKTC ile bir “deniz yetki alanı ortak kullanım anlaşması” imzalayarak kendi deniz alanlarının KKTC ile ortak kullanımda olduğunu ifade eder ve böylece Türkiye’nin kazancı KKTC’nin kazancı olur. Aynı zamanda bugüne kadar sürekli söylediğimiz üzere ‘KKTC’nin Kıbrıs adasının etrafındaki tüm deniz alanlarında hakkı vardır’ söylemi doğrultusunda Türkiye’nin bu ortak kullanım anlaşmasına istinaden GKRY’nin sözde parselleri üzerindeki faaliyetleri uluslararası hukuk bağlamında meşruiyet kazanır” diye konuştu.

“TÜRKİYE’NİN MAVİ VATAN’I KUZEY KIBRIS’IN DA MAVİ VATAN’I OLUR”

KKTC ile Deniz Yetki Alanları Ortak Kullanım Anlaşması imzalanması halinde bu durumdan hem Türkiye’nin hem de KKTC’nin kazançlı çıkacağını dile getiren Cihat Yaycı, bu anlaşmayla birlikte Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki Mavi Vatan’ının Kuzey Kıbrıs’ın da Mavi Vatan’ı olacağını ve böylece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Kıbrıs adasının güneyindeki ve batısındaki deniz alanlarına da sahip olup müthiş büyük bir alandan ve kaynaktan istifade edeceğini kaydetti. Yaycı, imzalanacak bu anlaşmayla birlikte Türkiye’nin sözde GKRY parselleri üzerindeki faaliyetlerinin uluslararası hukuk bağlamında meşruiyet kazanacağını da sözlerine ekledi.

“KKTC’NİN FİİLEN TANINMASININ YOLUNU AÇAR”

Cihat Yaycı’nın hükümete bulunduğu bir diğer öneri de Türkiye’nin sahibi bulunduğu sismik araştırma ve sondaj gemileri filosundan bazı unsurların KKTC’ye kiralanması ve başka bir yöntem ile söz konusu deniz yetki alanlarında KKTC’nin kendi bayrağı ile sondaj imkân ve kabiliyetine sahip kılınması noktasında oldu. Bu hamleyle birlikte KKTC’nin devlet varlığı ve etkisinin güçlendirileceğini dile getiren Yaycı, KKTC bayraklı sismik ve sondaj gemilerinin faaliyetinin uluslararası alanda stratejik bir hamle oluşturacağını vurguladı. Yaycı, söz konusu hamlenin KKTC’nin fiilen tanınmasının yolunu açacağını da belirtirken, “Sondaj ve sismik araştırma faaliyetleri Yunan-Rum ikilisinin yanı sıra onların etkisindeki AB nezdinde ve onların iddiaları çerçevesinde de facto meşruiyet kazanacak, onları büyük şaşkınlığa uğratacaktır” dedi.

“ABD VE KATAR’IN SÖZLÜ BEYANLARI İLE YETİNİLMEMELİ”

Yaycı’nın GKRY’nin Katar Oil ve Exon ile yapacağı sözde 5 numaralı parselinde sondaja ve diğer parsellerde yapacağı sismik ve sondaj faaliyetlerine karşın yapılabilecekler konusunda hükümete yaptığı son öneri de, “ABD ve Katar’ın sözlü beyanları ile yetinilmeyerek 5’inci Parselde derhal arama faaliyetine başlanarak fiilen sahada bayrak gösterilmeli ve Ada’nın tümünde KKTC’nin hakkı olduğu söylemimiz fiiliyata dökülmelidir” şeklinde oldu. Hükümete yapmış olduğu önerilerin hepsinin çok önemli ve çok boyutlu diplomatik ve hukuki stratejik hamle olacağına inandığını dile getiren Yaycı, bu hamlelerin yapılmasının önünde hiçbir makul engel bulunmadığını da sözlerine ekledi.

Kaynak: https://www.milligazete.com.tr/haber/9026146/dogu-akdenizde-uc-hayati-oneri

 

YAZILI BASIN YANSIMALARI

YABANCI BASIN YANSIMALARI

Kaynak: http://en.milligazete.com.tr/three_vital_suggestions_in_the_eastern_mediterranean/12410