HALA DAHA KIBRIS SORUNU DIYIP DE MASAYA OTURALIM DEMENIN NE ALEMI VAR?

Sosyal Medyada Paylaş!

TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı Akademik Araştırma Enstitüsü (AAE) YouTube kanalına konuk olmuş ve Türkiye'nin Mavi Vatan Stratejisini anlatmıştı. Yunan Talepleri, diplomasimiz ve Ermeni meselesi üzerine değerlendirmelerde de bulunan Yaycı, "Talep eden Yunanistan, anlaşmaları ihlal eden Yunanistan, müzakere edelim diyenlerde kim biliyor musunuz? ‘Yunanistan ne ki canım? Vursak gider.’ diyenler, Masaya oturalım' diyenler..." değerlendirmesinde bulundu. Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Yaycı, "İki devletli çözüm diye bir şey var mı? Sen devletini ilan etmişsen bitmiştir. Artık çözüm mözüm yok." ifadelerini kullandı.

MÜZAKARE EDELİM DİYENLER 'YUNANİSTAN NE Kİ CANIM? VURSAK GİDER' DİYENLER...

Yunanistan'ın haksız ve hukuksuz taleplerine karşı ısrarla Yunanistan'la müzakere edilmemesi gerektiğini aktaran ve aktif diplomasiden dem vuran Yaycı, "Talep eden Yunanistan, anlaşmaları ihlal eden Yunanistan, müzakere edelim diyenlerde kim biliyor musunuz? ‘Yunanistan ne ki canım? Vursak gider.’ diyenler, Masaya oturalım' diyenler... Madem öyle hamaset yapıyorsan o zaman masaya da oturma kardeşim! O zaman hiç oturma. Ki bence de oturmaman lazım. Muhatap almaman lazım. Bir kere şundan kurtulalım. Kalede durur pozisyonda diplomasiden kurtulalım. Bu bize gayrimüslimlerin öğrettiği diplomasi... Hep o zihniyetle yetişmişiz. Onların yetiştirdiklerinden aktara aktara buraya gelmişiz. Şimdi kalede duruyoruz. Onlar bize şut çekiyorlar. Biz kurtarırsak başarı sayıyoruz. Kalede durup, kurtarıp, başarı sayanın en fazla başarısı beraberlik olur." dedi.

TÜRKLERE VE MÜSLÜMANLARA YAPILAN SOYKIRIMI ANLATSANA!

Ermeni meselesine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yaycı, sözde Ermeni soykırımı meselesinde Türkiye'nin hep savunma gerçekleştirdiğini, aslında Türk ve müslümanlara yapılan soykırımları gündeme getirmemiz gerektiğini hatırlattı. Yaycı, "Biz bu Ermeni meselesini bir türlü anlatamadık’. Esasen tarih boyunca Türk devlet adamlarını hatta Azerbaycanlı bakanları bile suikast ile öldürenler, köyleri yakıp yıkanlar, soykırım yapanlar bunlar... Ermeni sözde soykırımı var diye ceremesini çeken ve suçlanan biziz. Senelerce Türkiye sözde Ermeni soykırımı yoktur diye mücadele ediyor... Hala! Biz hala kalede duruyoruz. Halbuki kardeşim sen şunu yapsana. Türk ve Müslümanlara yapılan soykırımı anlatsana!" değerlendirmesinde bulundu.

 

BİZE YAPILAN SOYKIRIMLARA NEDEN MEZALİM DİYORUZ?

'Bize yapılan mezalim soykırımdır. Artık bize yapılanları mezalim ile tarif etmeyi bırakıp soykırım ifadesini kullanmalıyız!' diyen Yaycı, asıl soykırımı gerçekleştirenlerin Ermenilerin, Yunanların ve Rumların olduğunu hatırlattı. Yaycı, "Ermeni, Rum, Yunan, Rus mezalim lafları geçer. Değil mi? Mezalim. Adamlar ne diyor? Soykırım. Yunan bile Pontus Soykırımı diyor. Batı Anadolu Küçük Asya Soykırımı diyor. Adamlar bizi işgale gelmiş, orada def etmişiz soykırıma uğramışlar güya… Peki şimdi biz neden mezalim diyoruz? Halbuki Ermeniler Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da Türk’süz bir Doğu ve Güney Doğu Anadolu istemişler. Türksüz! Bütün Türkleri ve Müslümanları yakıp yıkmışlar, kesmişler... Yunanlı Türksüz bir Batı Anadolu, Türksüz bir İstanbul istemiş. Türksüz bir Kıbrıs istemiş. Niye biz soykırım demiyoruz? Neden demiyoruz? Niye biz bunun iddiasını yapmıyoruz? Hala mezalim diyoruz… Bundan bir an evvel kurtulup aktif, çok aktif, Türkiye’ye yaraşır bir şekilde diplomasi yapmamız lazım bizim. Bu bizi küçültmez. Bu bizi büyütür. Hukuken ve diplomatik yönden elimizin güçlü olması lazımdır." dedi.

TOKAT ATACAKSAN BİLE ZEMİNİNİ HAZIRLAYACAKSIN

Bu durumun uluslararası ilişkilerde de böyle olduğunu aktaran Yaycı, 'Tokat atacaksan bile zeminini hazırlayacaksın' dedi. Yaycı, "ABD ile Afganistan’ın gücü kıyaslanabilir mi? ABD Irak’ın gücünü kıyas kabul eder mi? Suriye ile? Etmez. Ama adamlar ne hazırlıyor biliyor musunuz? Zemin hazırlıyor. Yok efendim 'kimyasal silahı vardı', yok efendim 'teröristleri destekliyordu', yok efendim 'bilmem neyi destekliyordu'. Üç sene, beş sene pompalıyor ondan sonrada müdahale ettiği zaman ‘ya bunlarda hak etmişti’ diyor."

BİZİM İÇİN KIBRIS SORUNU MU VAR?

'Bizim için Kıbrıs sorunu mu var?' sorusunu soran Yaycı, "KKTC 1983'de kuruldu. Türkler devletini kurduktan sonra bizim için Kıbrıs sorunu bitmiştir. Devlet kurduktan sonra neden müzakere masasına oturuyoruz? Türkler devletlerini pazarlık konusu etmezler!" dedi.

HALA DAHA KIBRIS SORUNU DİYİP DE MASAYA OTURALIM DEMENİN NE ALEMİ VAR?

1960 yılında Kıbrıs'ta Türklerin bir papazı, Makarios'u cumhurbaşkanı kabul ettiklerini hatırlatan Yaycı, "Fedakarlığın bu kadarı olur mu? Biz bu kadar büyük fedakârlık gösterdik. Bir papazı cumhurbaşkanı kabul ettik biz. Bunu niye anlatmıyoruz? Biz Papazı bile kabul ettik daha bizden ne istiyorsunuz niye demiyoruz? Peki kabul ettikten sonra 1960’daki anayasayı 1963’de yok sayan yine bu Papaz değil mi? Ortadan kaldıran yine bu Papaz değil mi? 1967’de anayasa tekrar kurulduktan sonra yine 74’de bunlar, Yunanlılar Rumlar yıkmadı mı? Peki hala Kıbrıs sorunu diyip, masaya oturalım, masaya oturalım demenin ne alemi var?" değerlendirmesinde bulundu.

İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM DİYE BİR ŞEY Mİ VAR?

Kıbrıs'ta iki devletli çözüm üzerine de açıklamalarda bulunan Yaycı, "İki devletli çözüm diye bir şey var mı? Sen devletini ilan etmişsen bitmiştir. Artık çözüm mözüm yok. Ne çözümü? Devlet ilan ettin. Kimi kandırıyorsun? Eğer sen devlet ilan ettiysen masadan kalk artık. Bitti! Öyle bir şey var mı ya? Devlet ilan ettim, masada görüşelim bunu. Hakikaten komedi işler. Biz bunları kavrayamıyoruz. KKTC Devleti varken niye Rumlarla biz masaya oturuyoruz? Hem de artık iki devletli çözümden başka bir şey kalmamıştır derken? Yahu KKTC tanınsa ne olur? Tanınmasa ne olur? Devlet olabilmesi için tanınma diye bir şart yok ki zaten… Bizim için Kıbrıs sorunu mu var?" ifadelerini kullandı.