İÇİMİZDEKİ YUNANLILAR DERKEN İÇİMİZDEKİ FETÖ’CÜLERİ UNUTMAYALIM!

Sosyal Medyada Paylaş!

 

1995 KARARINA SAHİP ÇIKALIM

 

Türkiye’nin 1995 yılında TBMM’nin oy birliği ile yazdığı ve dünya kamuoyuna duyurduğu bildiriye tekrar sahip çıkılması gerektiğini ifade eden Yaycı, “bu iktidar ya da muhalefet meselesi değildir. Bu milli bir meseledir.” ifadelerini kullandı.

 

Yaycı, “1995’deki kararlılığımızın devam ettiğinin zaman geçirmeksizin duyurulması lazımdır. Maalesef bu memlekette FETÖ’cular ve FETÖ’nün uzantıları 1995 kararını eleştirmişlerdir. FETÖ ve FETÖ’nün uzantıları bu memlekette Suriye’ye müdahale edilmemesini istemişlerdir.”

 

FETÖ VE FETÖ’NÜN UZANTILARI…

 

FETÖ ve FETÖ’nün uzantılarının 1995 kararını eleştirdiğine ve Türkiye’nin Suriye müdahalesinden de rahatsız olduklarını belirten Yaycı, “FETÖ ve FETÖ’nün uzantıları bu memlekette sözde Ermeni Soykırımı’nın tanınmasını istemişlerdir. FETÖ ve FETÖ’nün uzantıları Bursa’da milli maçta Azerbaycan bayraklarının dışarı çıkarılmasını istemişlerdir. FETÖ ve FETÖ’nün uzantıları sözde Ermeni soykırımının tanınmasını isterlerken hepimiz Ermeni’yiz diye ortalarda dolaşmışlardır. FETÖ ve FETÖ’nün uzantıları Yunanlıları desteklemişlerdir. FETÖ’nün başı, Fethullah Gülen denilen vatan haini açıkça şunu söylemiştir. Bundan iki buçuk ay kadar önce. Yunan gazetelerinde de çıkmıştır bu. Verdiği röportajda bunu söylemiştir. Tekrar altını çiziyorum. ‘Yunanlılar bizim kardeşimizdir. Yunanlıların ismini tarihe süslü gümüş ve altın harflerle yazacağız. Yunanlıların aleyhine hiçbir faaliyette bulunmayınız. Yunanlıların hak ve menfaatlerini koruyunuz.’

 

İÇİMİZDEKİ YUNANLILAR DERKEN İÇİMİZDEKİ FETÖ’CÜLERİ UNUTMAYALIM!

 

Yunanistan ve FETÖ işbirliğini tüm detaylarıyla aktaran Yaycı, ne zaman Yunanlı aleyhinde, Yunanistan aleyhinde bir şey söylesem Yunanistan’dan önce FETÖ’cülerin sesi çıkıyor dedi.

 

Yaycı, “Ben ne zaman Yunanlı aleyhinde, Yunanistan aleyhinde bir şey söylersem Yunanistan’dan önce FETÖ’cülerin sesi çıkıyor! Onun için içimizdeki Yunanlılar derken, içimizdeki FETÖ’cüleri unutmayalım!” uyarısında bulundu.

 

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ NE YAPMALIDIR?

 

Türkiye’ye karşı kurulan içeriden ve dışarıdan ortak hareket eden şer ittifakı Yunanistan-FETÖ ikilisine yönelik değerlendirmelerde bulunan Yaycı, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin izlemesi gereken stratejiyi de belirtti.

 

Yaycı, “Bu memleketin içerisinde FETÖ sadece TSK’yı ele geçirmemiştir. TSK’yı ele geçirinceye kadar devletin diğer kurumlarını da ele geçirmiştir. Bir kere devlet septik olmalıdır, şüpheci olmalıdır, bu içerideki hainleri temizlemelidir. Bu hainlerle birlikte arkamızdan vuruluruz. Şu andan itibaren tekrar söylüyorum. 1995’deki kararımız derhâl bildirilmelidir. Lozan’daki statüye dönüş mutlaka 3 mil olması söylenmelidir. Lozan’a saygı duyulması söylenmelidir. Yunanistan’ın nükleer güç kullanması tehdidinin mutlaka uluslararası adalet divanı, uluslararası ceza mahkemesine duyurulması lazımdır.” değerlendirmelerinde bulundu.

 

UNUTMAYALIM…

 

‘Yunanistan bize ne yapar ki, Yunanistan bizi mi işgal edecek?’ laflarının da hamaset olduğunu belirten Yaycı, “1919’da Batı Anadolu’nun tümünü işgal etmiş, Ankara’ya kadar silah seslerinin top seslerinin geldiği günleri unutmayalım. İstanbul’un üç yıl işgal altında kaldığını unutmayalım. Koskoca bir imparatorluktan... 1974’de biz Barış harekâtı yapana kadar Kıbrıs’ı Yunana bağlamak istediklerini unutmayalım. Bundan bir buçuk ay kadar önce Yunan Dışişleri Bakanı ve Rum Dışişleri Bakanı’nın amacımız bizim Kıbrıs’ın Helenleştirilmesidir (Yunanlaştırılmasıdır) lafını unutmayalım. Biz bunları unutursak, biz bunları söylemezsek biz her zaman soykırımcı, her zaman katliamcı, her zaman saldırgan oluruz ve her zaman altta kalırız. Diplomasiyi öğrenelim.” dedi.

 

CİHAT YAYCI: FETÖ’CÜLER BENİ ÖLÜMLE TEHDİT ETTİLER

 

TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı kendisini FETÖ’cülerin sosyal medya üzerinden ölümle tehdit ettiklerini ifade ederken, FETÖMETRE konusunda da bürokrat kesime uygulanmaması yönünde korku salmaya çalıştıklarını belirtti.

 

Yaycı, “Bu gece mesela FETÖ’cular ölümle tehdit ettiler. Sosyal medyadan yazıyorlar. Diyor ki öldürülecek hedef gösteriyor. Ama diyor bu FETÖ’nün üzerine yıkılacak. Kılıfı hazırlıyor. Benim 5000 tane davam var belki de 5000’i de geçti şu anda. Tehdit, hakaret, iftira her şey var bu FETÖ’culardan. Dün gece FETÖ’cular bir kampanya başlattı. FETÖMETRE diye bir şey yok aslında biliyorsunuz. Personel Araştırma İnceleme Uygulama Takipte. Kendileri bu ismi koydular. Neden? Onu güya komik bir şey gibi gösterecekler. Bu kavramı halkta tuttu ama. Ters tepti. Allah işte öyle… 15 Temmuz’da nasıl bir gecede kendi kazdıkları kuyuya düştüler. Dün gece başlattıkları kampanya FETÖMETRE’yi uygulayanlar uygulamasınlar. Hukukçular savcılar harekete geçti. Bunlar yargılanacaklar. Onun için bu FETÖMETRE’yi kaldırın. Bu ne demek? Bürokrata korku salmak demek. Bu işi yapacaklara FETÖ ile mücadele etmeyin demek. Sizin başınız belaya girecek, kanunsuz iş gibi imaj oluşturmak demek.” ifadelerini kullandı.

 

FETÖ İLE MÜCADELEYİ SİZ SADECE ANKESÖR VE BYLOCK’A İNDİRGERSENİZ BU ÖRGÜTÜN ANCAK %1’İNE TEKABÜL EDER

 

FETÖ’cüler devletten temizlendi mi? sorusunu yönelten Yaycı, bu oranın maksimum %5 olduğunu belirtti. Yaycı FETÖ ile mücadelenin yalnızca ankesör ve ByLock kullanımına indirgendiğini ifade ederken, bu oranında yalnızca %1’e tekabül ettiğini açıklayarak durumun ne kadar vahim olduğunu ifade etti.

 

Yaycı, “Peki FETÖ’cüler devletten temizlendi mi? Maksimum %5… Olağanüstü hâl bittikten sonra OHAL kaldırıldıktan sonra siz Sağlık Bakanlığı’ndan, Dışişleri Bakanlığı’ndan, Milli Eğitim Bakanlığı’ndan hiç ihraç duydunuz mu? Peki şimdi de KHK’lı terimi… KHK’lı denildiğinde mağdur imajı oluşturulmaya çalışılıyor. Bu KHK’lılar teröristlerle ilişkisi olan adamlar, iltisaklı olan adamlar. Ben şimdi bunu açıklıkla söylüyorum. Benden başkada açıklıkla söyleyen yok. Benden başka hiç kimse söylemiyor. KHK’lı diye bir terim yoktur. KHK’lıların %99.9’u FETÖ’culardır. FETÖ itisaklılardır.  Onun için bunların hata payı %1 bile değildir. Ben bunun içinde yaşadım. Ama ne oldu? Öyle bir işlediler, öyle bir algı operasyonu yaptılar ki. KHK’lı KHK’lı diyip. Bir daha kanun hükmünde kararname çıkmaz oldu. Bir daha ihraç falan da olmaz oldu. Adam şimdi bütün kadrolarını muhafaza ediyor mu devlet içerisinde? Konsolide etti mi? Etti. Adalette, maliyede… Bakın Türkiye’deki mali durum konusunda FETÖ’cu olup olmadığının iyice sorgulanması lazım Maliye Bakanlığı’nda. Bunun iyice araştırılması lazım. Eğitim sisteminde. Araştırılması lazım. Devletin güvenlik kademelerine bakın. Emniyet Genel Müdürlüğü, Terörle Mücadele Daire Başkanlığı, İstihbarat Daire Başkanlığı, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, Siber Daire Başkanlığı müthiş çalışıyor. MİT, müthiş çalışıyor. Birkaç tane savcı iyi çalışıyor. Onun dışında FETÖ ile mücadele yok. Yani FETÖ ile mücadeleyi siz sadece ankesör ve ByLock’a indirgerseniz bu örgütün ancak %1’ine tekabül eder.”