KERKUK’UN BIR PKKISTAN, BARZANISTAN OLMASINA MUSAADE EDILMEMELIDIR!

Sosyal Medyada Paylaş!

TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı, 21 Kasım 2021 tarihinde BBNTÜRK ekranlarında Kerkük meselesine ilişkin uyarılarını gündeme getirerek şehrin güvenliğinin Peşmerge'ye teslim edileceği yönündeki uyarılarını yineledi. Kerkük’ten 2017’de zar zor atılan Peşmerge’nin şimdi sessiz sedasız, sinsice planlar içerisinde geldiğini, geceleri DAEŞ saldırısı oluyor görünümü altında provakasyonlar yapıldığını da belirten Yaycı, bunların tamamen Peşmerge’nin, Barzani’nin yaptığı provakasyonlar olduğunu belirtti.

 

ŞİMDİ NE OLDU DA BU KOVULAN PEŞMERGE TEKRAR KERKÜK’E GETİRİLİYOR?

 

TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı, “Şimdi ne oldu da 2021 yılının sonunda bu kovulan Peşmerge tekrar Kerkük’e getiriliyor? Kerkük onlara teslim ediliyor…” ifadelerini kullandı. Yaycı, 20 Ekim 2021 tarihinde Irak Başbakanı Kazımi ile Irak’ın Kuzeyi Bölgesel Yönetimi arasında bir protokol imzalanıyor. Bu protokol çerçevesinde Peşmerge’nin 20. Tugayı’nın Irak Merkezi Yönetimi Ordusu emrine giriyormuş şeklinde gösterilerek Kerkük’ün güvenliğinin sağlanması görevi Peşmerge’ye devrediliyor. Bu 2017 yılında biliyorsunuz malum referandum yapmışlardı bağımsızlık referandumu yapmışlardı. Türkiye, İran ve Irak Merkezi Yönetimi’nin baskısıyla bu referandumdaki kararı açıklamaktan vazgeçtiler. Yani referandum hala yürürlükte, kararın açıklanmasını geri çektiler. Bu Irak’ın Kuzeyi ki bazıları Kürdistan diyor. Irak Kürdistan’ı Bölgesel Yönetimi değil, buna çok dikkat etmek lazım. Irak’ın Kuzeyi Bölgesel Yönetimi. Biz bunu kullanıyoruz. Literatürümüz budur. Bu referandum esnasında Kerkük’teki tepkiler nedeniyle Kerkük’ten Peşmerge çekilmek zorunda kalmıştı. Kerkük’ü de içine alacak şekilde bir Kürdistan ilan ediyorlardı. Şimdi ne oldu da 2021 yılının sonunda bu kovulan Peşmerge tekrar Kerkük’e getiriliyor? Kerkük onlara teslim ediliyor… Kerkük bir Türk şehridir. Çok net söylüyorum. Benim kökenimde Kerkük’tendir. Benim sülalemin kökeni de Kerkük’tür. Kerkük bir Türk şehridir. Öyle yok Arap şehri, Kürt şehri falan yok… Hatta biz 1071’den çok daha önce geldik bu bölgeye.” değerlendirmesinde bulundu.

 

BU MEZHEPÇİLİĞİ BIRAKMAK LAZIM. ÖNCE TÜRK OLACAK!

 

Yaycı bölgedeki mezhepsel oyunu ifade ederek “en önemli engel bence Şii – Sünni ayrımı. Bu mezhepçiliği bırakmak lazım. Önce Türk. Çok önemli bir şeydir. Önce Türk olacak.” dedi. Yaycı, “Bölgenin etrafına Peşmerge birçok Kürt getiriyor ve para ödüyorlar. Bu Periferisi ve çevresini etraftaki mahallelere, köylere Kürtler geldi. Demografik yapı, çok ciddi şekilde hızla değiştiriliyor. Türkmenlerin (Türklerin) durumu çok vahim. Neden? Güvenliklerini sağlamak konusunda çok zorluk çekiyorlar Irak’ta. En önemli engel bence de bu zihniyeti değiştirmemiz lazım, Şii – Sünni ayrımı. Bu mezhepçiliği bırakmak lazım. Önce Türk. Çok önemli bir şeydir. Önce Türk olacak. Bazı kesimler Sünnileri öne alıp Şii Türkmenleri (Türkleri) bir kenara attılar. Şimdi zaten 3.5 milyon Türk var orada. 3.5 milyon Türk’ün yarısı Şii. Şii isen Şii kimliğini öne çıkartırsan Türk kimliğini geriye atarsan bunlar İran’ın eline düşer. Ki İran’ın kucağına gittiler. Geriye kalan yarısı Sünni olan, o yarısının da yarısı mecburen ticaret yapacak, güvenlik gerekçeleri ile Barzani’nin kucağına gittiler. Geriye kalanın yarısının yarısı da Arapların kucağına gittiler. Bizim elimize 250 bin Türk kaldı. Bu mudur yani? Şimdi de Peşmerge’ye teslim ediliyor. Dün itibariyle Peşmerge Altunköprü’ye geldi…” ifadelerini kullandı.

 

KERKÜK’ÜN BİR PKKİSTAN, BARZANİSTAN OLMASINA MÜSAADE EDİLMEMELİDİR!

 

Türkiye, Lozan’ın 16. maddesinin son paragrafına göre bu bölgedeki demografik değişim, siyasi değişim, harita değişimi, yeni bir devlet kurulumu, yeni bir yönetim kurulumuna onay verme ya da vermeme hakkına sahip olduğunu ifade eden Yaycı, “Kerkük’ün çevresindeki tepelere Peşmerge geldi. Irak Türkleri, Kerkük Türkleri ve Arapları protesto gösterileri yapıyor. Bütün Türk Dernekleri, Kazak Türkleri Dernekleri dahi iki yüze yakın dernek açıklama yaptı dün. Arap Dernekleri açıklama yapıyorlar. Ben Türkiye’den de bir açıklama bekliyorum. Türkiye, Lozan’ın 16. maddesinin son paragrafına göre bu bölgedeki demografik değişim, siyasi değişim, harita değişimi, yeni bir devlet kurulumu, yeni bir yönetim kurulumuna onay verme ya da vermeme hakkına sahiptir. Kıbrıs’ta biz nasıl Garantör olduysak yanı başımızdaki Irak ve Suriye topraklarında da Lozan’da söz konusu olan Osmanlı Devleti topraklarını kaderlerini tayinde Lozan’dan sonrada Atatürk’ün büyük girişimleriyle, Atatürk’ün sayesinde şu anda da söz sahibiyiz. Kıbrıs bizim için büyük bir örnektir. Kıbrıs’ta nasıl söz sahibi olduysak Lozan’a konu olan Osmanlı topraklarında herhangi bir yönetim değişikliği, siyasi değişiklik daha doğrusu, harita değişikliği, yeni bir devlet kurulumu, devletlerin yıkılması, devletlerin kurulması, devletlerin parçalanması konusunda Türkiye onay makamındadır. O nedenle Kerkük’ün bir PKKİSTAN, Barzanistan olmasına müsaade edilmemelidir.” dedi.

 

PEKİ TÜRKİYE NE YAPMALI?

 

Kerkük’ten 2017’de zar zor atılan Peşmerge’nin şimdi sessiz sedasız, sinsice planlar içerisinde geldiğini, geceleri DAEŞ saldırısı oluyor görünümü altında provakasyonlar yapıldığını belirten Yaycı, bunların tamamen Peşmerge’nin, Barzani’nin yaptığı provakasyonlar olduğunu belirtti. Türkiye’nin de ne yapması gerektiğine değinen Yaycı, “Türkiye’nin Irak Türklerine sahip çıktığını söylemesi lazım. Irak Merkezi Yönetimi’ne buradan duyulan rahatsızlığın çok ciddi şekilde gündeme getirilmesi lazım. BM Güvenlik Konseyi’ne müracaatta bunulması lazım. Ciddi şekilde kamuoyunda da Irak Merkezi Yönetimi ve BM Güvenlik Konseyi’ne bir mektup kampanyası yapılması lazım. Irak Türkmen Cephesi’ni Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurdu, kurdurdu daha doğrusu destek oldu. Bugünde destek olmaya devam ediyor. Elimizin altından kayıp gidiyor bakın Kerkük… Eğer Kerkük giderse referandum kararının açıklanması durumundaki pozisyona tekrar dönüyoruz demektir. Mehter takımı gibi iki ileri bir geri olmaz. Kerkük’ten 2017’de zar zor atılan Peşmerge, şimdi sessiz sedasız, sinsice planlar içerisinde geliyor. Geceleri DAEŞ saldırısı oluyor görünümü altında provakasyonlar yapıldı. Bunlar tamamen Peşmerge’nin, Barzani’nin yaptığı provakasyonlar. Gece yapılıyor her nasılsa… Kimin ne yaptığı belli değil. Şöyle bir imaj oluşturuyorlar. DAEŞ ayakta, IŞİD ayakta ve bizim Kerkük’ü şu andaki mevcut yapıların güvenlik kuvvetleri yani Türkmenlerden Türklerden oluşan Araplardan oluşan güvenlik kuvvetlerinin koruması mümkün değil. Onun içinde Peşmerge burayı korumaya geliyor. Buna bir cevap verilmesi lazım. Türkmenlerin gerçekten nasıl Peşmerge’nin silahlı gücü varsa Irak Merkezi yönetimi ile konuşularak Irak Türklerinin de silahlı gücü oluşturulması lazım. Güvenlik gücünün Irak Türklerinden oluşturulması lazım. Araplarla birlikte oluşturulabilir. Buna destek vermesi lazım Türkiye’nin.” değerlendirmesinde bulundu.