KERKUK’UN GELECEKTEKI KADERINI TAYIN ETMEDE ATATURK’UN KADIM TURK DEVLET AKLI: HUKUKI ARGUMAN ISE LOZAN’IN 16. MADDESI

Sosyal Medyada Paylaş!

TÜRK DEGS Başkanı Doç. Dr. Cihat Yaycı, gazeteci Ardan Zentürk ile gerçekleştirdiği yayında Lozan’ın 16. maddesinin Sevr’in 132. maddesine karşılık geldiğini, Atatürk'ün görüşmelerde özellikle bu maddenin değiştirilmesi için çok ciddi talimatlar vermiş olduğunu belirtti. Yaycı, “Elimde çok önemli bir hukuki malzeme var. Niye kullanmıyorsun arkadaş bunu? Bilmiyorsan cahilsin. Bilip de kullanmıyorsan hainsin.” ifadelerini kullandı. Yaycı, Lozan’ın 16. maddesinin Sevr’in 132. maddesine karşılık olduğunu hatırlatırken Atatürk’ün de özellikle bu maddenin değiştirilmesi için çok ciddi talimatlar vermiş olduğunu ve bugün olmazsa bile gelecekte kaderlerinde söz sahibi olalım diye bir strateji izlediğini ifade etti.

 

PROTOKOLÜN AMACI KERKÜK’Ü PEŞMERGE’YE TESLİM ETMEK

 

Peşmerge’nin Kerkük’ü işgal planını ve Irak’ın Kuzeyi Bölgesel Yönetimi ile Irak Merkezi Yönetimi arasında imzalanan protokolün nihai amacının Kerkük’ü Peşmerge’ye teslim etmek olduğunu ifade eden Yaycı, “20 Ekim 2021’de Irak’ın Kuzeyi Bölgesel Yönetimi ile Irak Merkezi Yönetimi arasında bir protokol imzalanıyor. Peşmerge’nin 20. Tugayı Kerkük’ün güvenliğini sağlamak üzere Irak Merkezi Yönetimi emrine giriyor. Bakın kılıf uyduruluyor. Ve Irak Merkezi Yönetimi sanki güvenliği sağlamaya devam ediyormuş gibi gözüküyor ama Peşmerge’ye teslim ediliyor. Biz bunu duyduk. Duyduk derken şimdi diyecekler ki böyle diyenler var çünkü. Bir amiral şimdi de Kerkük konusunu. Efendim bu konu karacıların konusuymuş, yok efendim bu amirallerin anlayacağı konu değilmiş bilmem ne. Ben amiral kimliğimle konuşmuyorum. Ben akademisyen kimliğimle konuşuyorum. Başkaları ile karıştırmasınlar. Ben bu Mavi Vatan haritasını çizerken de amiral olarak çizmedim bunu. Ben buna 18 sene emek verdim. Ve bu 18 senelik emeği, başkalarına, gençlere aktarmak için de TÜRK DEGS’i kurdum. Öğretmek için. Türkiye’nin büyük eksikliği olduğu için. İkincisi benim 2002’de bitirdiğim doktorada doktora tezim ‘Irak’ta Dönüşüm ve Türkmenler’ idi. Üçüncüsü benim ilk kitaplarımdan bir tanesi ‘Irak’ta Yaşanan Savaşlar, Ortadoğu ve Türkmenler’ idi. Ve benim, ben Yaycı’yım soyadım Yaycı. Benim kökenim Kerkük’ün yanındaki Yaycı köyündendir.” dedi.

 

ATATÜRK’ÜN TÜRK TARİH TEZİNİ HERKES ÇOK İYİ OKUMALI

 

Türklerin Anadolu topraklarına 1071’den çok daha önce girdiğini hatırlatan Yaycı, Atatürk’ün Türk Tarih Tezini herkesin çok iyi okuması gerektiğini belirtti. Yaycı, “Biz istikbal vadeden Türkmen gençlerine bir diplomasi okulu adı altında bir seminer programı hazırladık. Bu programda Türkiye’nin en seçkin isimlerini getirip o çocuklarla tanıştırmayı, o çocukları kamu diplomasisi yönünde de yetiştirmeyi ve bir sertifika vermeyi düşünüyoruz. Şimdi bizim Türkmenlere ilk anlattığımız şey daha doğrusu Türklere, bu Türkmen lafını da bir bırakmak lazım. Türk Türk. Irak Türkleri. Suriye Türkleri. Türkmen değince sanki başka bir şeymiş gibi anlaşılmaya çalışılıyor. Irak Türkleri, Suriye Türkleri. Bunu bir kere şu dilimizden koparmamız lazım. Özüm benim bu. Bizim şeceremiz ceylan derisine yazılmıştır. Elazığ, Maraş, Kilis, Kerkük, Kars ve Manisa bizim Yaycıların dağıldığı yer. Bir kısımda Giresun’da vardır. Ve çeşitli dillerde. Farsça var, Arapça var, Türkçe var, Osmanlıca var. Anadolu’ya biz 1071’den çok önce girmişiz. Onun için Atatürk’ün Türk Tarih Tezini herkesin çok iyi okuması lazım. En az 4000-5000 yıllık bir geçmiş var. Bugün Sümerlerin Türk olduğunu Atatürk söylüyor, kimse üzerinde durmuyor. Şimdi ise yazıtlarda çıkıyor. Çok net şekilde Sümerlerin Türk oldukları konusu. Biz oranın asıl sahipleriyiz.” dedi.

 

PEŞMERGE VE KÜRT BÖLÜCÜLERDEN KERKÜK’TEKİ TÜRK VARLIĞINI YOK ETME KAMPANYASI

 

Peşmerge ve Kürt bölücülerin Kerkük’teki Türk varlığını yok etmek üzerine bir kampanya başlattıklarını ifade eden Yaycı, “Şimdi yeni bir kampanya başlattılar. Bu Peşmerge, Kürt bölücüler bilmem ne. Sanki Türkler oraya daha sonra yerleştirilmişler gibi. Çıldırmak içten bile değil. Benim sülalem orada kardeşim. Bana mı anlatıyorsun sen onu? Bizim ilk girişimiz Kerkük. Kerkük’ten dağılıyoruz biz.” dedi.

 

ERBİL DE BİR TÜRK ŞEHRİDİR

 

Erbil’in de bir Türk şehri olduğunu, bugün Kerkük’e yapılmak istenenin bir zamanlarda Erbil’e uygulandığının altını çizen Yaycı, “Erbil de bir Türk şehridir. Erbil’de bir asimilasyon uyguluyorlar. Ve Nisan ayında Türkçe isimleri değiştirdiler. Erbil’in güvenliği de aynı şekilde Peşmerge tarafından sağlanacak diye bu IŞİD/DAEŞ bahanesi ile verildi. Şu anda Türkler Erbilli Türkler şehir girişinde ikametgah göstermeden giremiyorlar. Erbilli Türkler. Sen mesela Kerkük’ten Erbil’e geleceksin. İzin kâğıdı ile geliyorsun. Bin bir kontrolle. Böyle bir durum var. Bunların hepsi unutuluyor. Erbil’de Türkçe okullar yok. Herkes Kürtçe konuşmak zorunda. Erbil’deki durum şimdi bugün Kerkük’te olacak.” uyarısında bulundu.

 

DİKKAT ETSİNLER

 

Biz elimizde belge olmadan konuşmayız diyen Yaycı, “20 Ekim 2021’de Merkezi Yönetimle KYB arasında imzalanmış bu protokolü biz ortaya koymadan önce yok ‘öyle bir şey yok’ diyorlardı. Biz elimizde belge olmadan konuşmayız. Onun için dikkat etsinler.” dedi.

 

BÖYLE BİR YÖNETİME YANI BAŞIMIZDA MÜSAADE EDİLMEMESİ GEREKİR

 

Kerkük’ün Atatürk’ün emaneti ve misakı millinin gözbebeği olduğunu hatırlatan Yaycı, “Kerkük Atatürk’ün emaneti değil mi? Kerkük misak-ı milli sınırları içerisinde değil mi? Türkiye’den neden ses çıkmıyor. Peki şöyle diyeceklerse ‘ya Irak bir devlet. Ben onun iç işlerine karışamam.’ diyenler olabilir buna kılıf uydurmak için. Arkadaş durum öyle değil. Irak’ta bu adamlar IKBY yani Irak’ın Kuzeyi Bölgesel Yönetimi. Ama Irak Kürdistan’ı diyenler var. Şimdi sözde Irak Kürdistan’ı bu bölgeye hâkim oluyorsa, o zaman Irak’ın Kürdistan’ı varsa başka yerlerin de Kürdistan’ı var anlamı çıkar. Bu Türkiye için çok büyük bir tehlikedir. Böyle bir yönetime yanı başımızda müsaade edilmemesi gerekir. Bu Türkiye’nin güvenliği. ABD müsaade eder miydi? Rusya eder miydi? Sen de etmeyeceksin.

 

LOZAN’IN 16. MADDESİNİN SON FIKRASI TÜRKİYE’YE KERKÜK’ÜN GELECEKTEKİ KADERİNİ BELİRLEMEK ÜZERİNE HAK TANIYOR

 

Lozan’ın 16. maddesinin Sevr’in 132. maddesine karşılık olduğunu, Atatürk görüşmelerde özellikle bu maddenin değiştirilmesi için çok ciddi talimatlar vermiş olduğunu belirten Yaycı, “Elimde çok önemli bir hukuki malzeme var. Niye kullanmıyorsun arkadaş bunu? Bilmiyorsan cahilsin. Bilip de kullanmıyorsan hainsin. Lozan’ın 16. maddesinin son fıkrası. Özü şudur, Lozan Antlaşması’na konu olan Osmanlı topraklarının şimdiki ve gelecekteki kaderleri ilgili devletlerce karar verilecektir diyor. Lozan’ın 16. maddesi Sevr’in 132. maddesine karşılıktır. Sevr’in 132. maddesi toptan feragat içerirdi. Yani ben bütün şimdi gelecekteki haklarımdan feragat ediyorum diyordu Osmanlı Devleti. Fakat Atatürk özellikle bu maddenin değiştirilmesi için çok ciddi talimat vermiştir. Bugün olmazsa gelecekte kaderlerinde söz sahibi olmalıyız diye. Gelecekte de bu çizdiğimiz şeyin dışına çıkılmaması gerekir en azından diye. Yani Lozan’ın. Şimdi Lozan’ın 16. maddesi bize gelecekte de hak tanıyor.”

 

HERKESİN SES ÇIKARTMASI LAZIM

 

Kerkük konusunda herkesin ses çıkartması gerektiğini ifade eden Yaycı, “Kerkük konusunda herkesin ses çıkartması lazım. Ses çıkartılmaya zorlanması lazım. Türk Devletleri Teşkilatı kuruldu. Türk Devletleri Teşkilatı’nın bildiride bulunmasının sağlanmasında büyük fayda var. Çünkü Kerkük’te Türkler yaşıyor. Kerkük Türklerinin korunması açısından. Aynı zamanda bütün Türk Derneklerinin, Irak Türk Derneklerinin ve bütün herkesin çok ciddi tepki vermesi lazım.”