TÜRK DEGS BAŞKANI CİHAT YAYCI, 5 EKİM 2021 TARİHİNDE TVNET EKRANLARINA KONUK OLDU

Sosyal Medyada Paylaş!

 

5 Ekim 2021 tarihinde TV NET ekranlarında Doğu Akdeniz gündemini yorumlayan TÜRK DEGS Başkanı (M) Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı, Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin uyguladığı politikaları ve Yunanistan-Rum ikilisinin yarattığı gerilimi değerlendirdi.

 

 

Diplomasiye Tolerans Tanıyan Türkiye

 

Türkiye’nin pro-aktif politikalarına ara vermesini değerlendiren Cihat Yaycı; “Türkiye uzun süredir diplomasiye tolerans tanımıştır. 22 Aralık 2020 tarihinden beri sismik arama ve sondaj faaliyetlerine ara vermiştir. Türkiye dünyaya Yunanistan ve Rum tarafının agresif olduğunu göstermek için böyle bir politikayı uygulamaya koymuş olabilir fakat Yunan ve Rum tarafı bu tavrımızı uzlaşı için bir fırsat olarak görmemektedir. Aksine taleplerini daha çok arttırarak Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den men etmeye çalışmaktadırlar. Türkiye’nin iyi niyeti Yunan ve Rum tarafından taviz almak olarak yorumlanmaktadır.” dedi.

 

Talepkarlık ve Yayılmacılık Yunanistan’ın Genlerinde var

 

“Talep etmek Yunan ve Rum tarafının genlerinden var.”  İfadesiyle Yunanistan ve Rum Kesimi’nin politik tavrını analiz eden Cihat Yaycı sözlerine; “Sahada kazanamayan Yunanistan her zaman masada kazanmak için odaklanmıştır.” Diyerek Doğu Akdeniz’de kurulan Yunan-Rum ittifakını çözümlemiştir.

 

15 Haziran-15 Eylül tarihlerini kapsayan ve Türkiye’nin aleyhine Yunanistan’ın lehine işleyen moratoryum anlaşmasına da değinen Cihat Yaycı; “Türkiye bir iyi niyet göstergesi olarak moratoryum ilan etmiştir fakat bu uygulama Türkiye’nin lehine değildir aksine Türkiye’nin turizminin etkileneceği bir durumda söz konusu değildir. Türkiye’nin tüm turizm tesisleri anakarasındadır. Türkiye iyi komşuluk ilkesine riayet etmesine rağmen Yunan tarafından herhangi bir olumlu tavır gelmemektedir.” İfadeleriyle moratoryum hakkaniyetsizliğini de açıklamıştır. Cihat Yaycı; “Turizm sezonu biter bitmez saldırganlığa başlayan Yunanistan’ın bu talepkarlığı yavuz hırsız ev sahibi bastırır.” ifadeleriyle değerlendirmiştir.

 

Nautical Gemisi Üzerinden Yayılmacılık

 

Nautical Geo gemisi üzerinden gelişen Yunan ve Rum yayılmacılığına da değinen Cihat Yaycı; “Nautical Gemisinin hem Yunan hem de Rumlar tarafından kullanıldığını” belirterek, Nautical Gemisini ise sadece TÜRK DEGS’in gündeme getirdiğini vurgulamıştır.

 

Milli Savunma Bakanlığımızın Dirayeti Takdire Şayan

 

Milli Savunma Bakanlığımızın dirayetine ve dik duruşuna da dikkat çeken Cihat Yaycı; “Milli Savunma Bakanlığının gerekli duruş ve dirayeti sergilediğini vurgulamıştır.”Deniz yetki alanlarından geçen araştırma gemilerinin ilgili devletten izin almasını gerektiğini ve eğer Dışişleri Bakanlığımızın izin verdiyse hangi maksat ve niyetle izin verdiğini” belirten Cihat Yaycı; “Kendimizi sorgulamamız gerek! İçimizde oyunlara zemin hazırlayan örgütlerin elemanları mı var acaba?” sorusunu ilgililere yöneltti.

 

Diğer yandan; ilgililere seslenmeye devam eden Cihat Yaycı; “Yunan ve Rum gemisine Deniz Yetki Alanlarımızı kullanma izni veren kişiyi bulun!” diyerek Türkiye’nin denizlerdeki egemenlik haklarına saldırıda bulunan geminin Kıbrıs’a gidişine izin veren şahısların tespit edilmesi yönündeki vurgusunu yeniledi.

 

 

“Türkiye’nin tıpkı GKRY gibi bir an önce MEB ilan etmesi gerekmektedir” diye MEB’nin önemini vurgulayan Cihat YAYCI; Türkiye’nin GKRY’den daha zayıf bir devlet olmadığının altını çizdi.

 

Bu bakımdan “GKRY kendi kıta sahanlığında MEB ilan ettiğinden bizim yaptığımız her faaliyeti MEB’ine tecavüz olarak addediyor ancak Türkiye’nin MEB ilanı olmadığı için Türkiye kıta sahanlığına girildiğini ifade ediyor.” diye ekleyerek Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki yetersizliğini bir kez daha belirtti.

 

 

Politik diplomasi başarısızlığa uğramıştır, savunma diplomasisi devreye girmek zorunda kalmıştır.

 

“Milli Savunma Bakanlığı’mızın faaliyetlerini bir kez daha memnuniyet ve takdirle izliyoruz, kendileri deniz hak ve menfaatlerimizi korumaya çok ciddi bir şekilde gayret gösteriyor, gemilerimizle yaşananları engelliyor.” diye ifade ederek Milli Savunma Bakanlığı’nın politik boşluğu savunma diplomasisiyle doldurduğunu belirtti.

 

“Politik diplomasiyle uğraşanlar savunma diplomasisinin başarısıyla övünmesinler, kendi başarısızlıklarını sorgulasınlar!” ifadeleriyle Doğu Akdeniz’de pro-aktif diplomasisinin önemini vurguladı. 

 

 

Türkiye Savaşmadan Yunanistan’a Diz Çöktürür!

 

Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi üstünlüğü sebebiyle “Yunanistan’ın sıcak çatışmayı göze almasının mümkün olmadığını” ifade eden Cihat Yaycı Yunanistan ve Türkiye arasında olası bir savaşın söz konusu bile olmadığının altını çizdi.

 

 

İki NATO Ülkesinin Savaşması NATO’nun Çöküşü Olur.

 

Fransa ve Yunanistan’ın iş birliğinin zaten beklenen bir gelişme olduğunu belirten Yaycı “Fransız ordusunun Türkiye’ye karşı Yunanistan’ın yanında durması ve savaşa girmesi mümkün değildir.” diye ifade ederek Yunanistan’ın yine kullanılacağını ve tıpkı 9 Eylül’deki gibi yeniden denize döküleceğini belirtti.

 

Buna ek olarak, Cihat Yaycı Fransa’nın bu tutumunun NATO’nun genel varoluş nedenine aykırı olduğunu ve bunun Türkiye tarafından çok ciddi bir şekilde ortaya konması gerektiğini vurguladı.

Yunanistan’ın bu tavırlarını Uluslararası Adalet Divanı’na taşımamız gerekmektedir!

 

“Daha dün FETÖ’nün mesajları Yunanistan kanallarında yayınlandı, Fetullah Gülen denilen hain çıktı Yunan kanallarından açıklama yaptı” diyen Cihat Yaycı Yunanistan’ın tavırlarını eleştirdi.

 

 

Göçmen Kabul Anlaşması’nın İptal Edilmesi Gerekmektedir

 

AB ve Türkiye arasında yapılan Göçmen Kabul Anlaşması’na göre Yunanistan’a giden Suriyeli, Afgan ve Iraklı göçmenler Türkiye’ye iade edileceğini ifade eden Yaycı “Bütün FETÖ’cülerin Yunanistan’da olmasına rağmen bir tane FETÖ’cünün iade edilmediğini” belirterek anlaşmanın iptal edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

 

Türkiye Ne Yapmalı?

 

Cihat Yaycı’nın ifadelerine göre, Türkiye’nin;

 

“Bütün araştırma ve sismik gemilerinin sahaya çıkarması gerekmektedir.”

 

“Doğu Akdeniz’de kıyısı olmayan Yunanistan ile Doğu Akdeniz meselesi için asla masaya oturmaması gerekmektedir!”

 

“Yunanistan ile masaya oturulması halinde parmaklarını değil kolunu kontrol etmesi gerekmektedir”