Cihat Yaycı, ABD’nin Venezuela’ya müdahalesinin ABD, Rusya ve Çin ilişkileri bağlamında değerlendiriyor;
ABD için Venezuela;
Latin Amerika’da kaybedilmiş jeopolitik hâkimiyetin geri alınmasıdır.
Enerji arzının kontrol altına alınmasıdır.
Çin’in ve Rusya’nın Batı Yarımküre’deki nüfuzunun kırılmasıdır.
Çin için Venezuela;
enerji güvenliğidir.
Uzun vadeli kredi–petrol anlaşmalarıyla kurulan stratejik bağdır.
ABD’nin küresel kuşatma politikasına karşı ileri bir mevzidir.
Rusya için Venezuela;
ABD’ye doğrudan cephe açmadan denge kurma alanıdır.
Askerî, teknik ve güvenlik iş birlikleriyle Washington’u çevresel alanlarda yıpratma imkânıdır.
Dolayısıyla Venezuela, üç büyük gücün kesiştiği bir enerji–jeopolitik fay hattıdır.
Bugün ABD’nin Venezuela’ya yönelik her hamlesi, sadece Karakas’ta değil;
Pekin’de,
Moskova’da,
hatta dünya enerji piyasalarında karşılık bulmaktadır.
Bu yüzden Venezuela’da yaşananlar, yeni bir “Soğuk Savaş”ın bölgesel yansımasıdır.
Ancak bu kez tanklar kadar;
yaptırımlar,
finansal baskılar,
vekâlet unsurları
ve bilgi savaşı sahadadır.
ABD’nin “demokrasi ihracı” söylemiyle yaptığı şey;
Ortadoğu’da “terörle mücadele” adı altında uyguladığı yöntemlerin
Latin Amerika versiyonundan ibarettir.
Yöntem aynıdır.
Sadece coğrafya değişmektedir.
Bu tabloda dikkat edilmesi gereken asıl husus şudur:
ABD’nin baskısı, Çin ve Rusya’yı birbirine daha fazla yaklaştırmaktadır.
Her yaptırım, çok kutuplu dünya arayışını güçlendirmektedir.
Her müdahale, küresel sistemde yeni çatlaklar oluşturmaktadır.

