ÇİN-TAYVAN SORUNUNUN TARİHİ KÖKENİ 1: ÇİN’İN SÖMÜRGELEŞTİRİLME SÜRECİ

Turk DEGS
Yazan: Turk DEGS
4 Dk. Okuma
4 Dk. Okuma

Çin’in sömürgeleştirilme süreci, 17. yüzyılın ortalarından itibaren dış dünyaya kapalı bir politika izleyen ve kendi kendine yeten ekonomik yapısıyla bilinen Mançu (Ching) hanedanı yönetimindeki Çin’in, Sanayi Devrimi sonrası pazar arayışındaki Batılı güçlerin hedefi haline gelmesiyle başlamıştır. Başta İngiltere olmak üzere yabancı devletler, Çin’den aldıkları çay, ipek ve porselen karşılığında satacak ürün bulamamışlar, ticaret dengesini sağlamak amacıyla Hindistan’dan getirdikleri afyonu kaçak yollarla Çin’e sokmuşlardır. Çin yönetimi, dış ticareti sadece Kanton limanıyla sınırlandırmış ve bu ticareti “Co-hong” adı verilen bir lonca üzerinden kontrol ederek yabancıların ülke içine girmesini engellemiştir. Afyon kullanımının halk üzerinde yarattığı yıkıcı etkiler ve gümüşün ülke dışına akarak ekonomiyi bozması üzerine Çin İmparatoru, bu ticareti engellemek için bir özel komiseri Kanton’a göndermiştir. Görevlendirilen bu özel komiser, İngiliz tüccarlara ait binlerce sandık afyona el koymuş ve bunları imha etmiştir. İngilizler tarafından hoş karşılanmayan bu durum üzerine, silahlı çatışmalar başlamıştır.

Bu gerginlik neticesinde patlak veren Birinci Afyon Savaşı (1839-1842), İngiliz donanmasının üstün ateş gücü karşısında Çin’in mağlubiyetiyle sonuçlanmıştır. Savaşın sonunda imzalanan 1842 tarihli Nankin Antlaşması ile Çin, Hong Kong adasını İngiltere’ye bırakmış, beş limanını yabancı ticaretine açmış ve ağır bir savaş tazminatı ödemeyi kabul etmiştir. Ayrıca bu antlaşma ile Çin’in gümrük egemenliği zedelenmiş ve Batılılara kendi kanunlarına tabi olma hakkı gibi kapitülasyonlar verilmiştir. Nankin Antlaşması, Çin’in yarı sömürge statüsüne düşmesine neden olan “eşitsiz anlaşmalar” serisinin başlangıcını teşkil etmiştir. Birinci savaşın getirdiği ekonomik yük ve otorite boşluğu, Çin içinde büyük bir huzursuzluğa yol açarak Hung Hsiu-ch’uan önderliğindeki Taiping Ayaklanması (1851-1864) gibi milyonlarca insanın öldüğü söylenen kanlı iç isyanların çıkmasına zemin hazırlamıştır.

Batılı güçler, elde ettikleri ayrıcalıkları yeterli bulmamışlar, Çin’in iç bölgelerine serbestçe girmek, Pekin’de elçilik açmak ve afyon ticaretini yasallaştırmak gibi yeni taleplerde bulunmuşlardır. Batılılar, Çinli yetkililerin “Arrow” adlı İngiliz bandıralı bir gemiye el koyması ve bir Fransız misyonerin öldürülmesi olaylarını bahane ederek İkinci Afyon Savaşı’nı (1856-1860) başlatılmışlardır. İngiltere ve Fransa’nın ortak harekâtıyla yürütülen bu savaşta müttefik güçler Kanton’u işgal etmiş ve kuzeye doğru ilerleyerek Pekin’i tehdit etmişlerdir. 1858 yılında imzalanan Tientsin Antlaşması’nın Çin sarayı tarafından onaylanmaması üzerine müttefik orduları 1860 yılında Pekin’e girmiş ve İmparatorun Yazlık Sarayı’nı yağmamışlardır.

Savaşın sonunda imzalanan Pekin Antlaşması (1860) ile Çin, Tientsin Antlaşması’nın şartlarını kabul etmiş, afyon ticaretini resmen yasallaştırmış ve Hristiyan misyonerlere ülke içinde mülk edinme hakkı tanımıştır. Bu süreçte Çin’in gümrük idaresi yabancıların kontrolüne geçmiş ve ülke, Avrupalı devletlerin “nüfuz bölgelerine” ayrıldığı bir pazar haline gelmiştir. İngiltere ve Fransa’nın ardından Rusya, Almanya ve Japonya gibi diğer emperyalist güçler de Çin’den toprak ve imtiyaz koparma yarışına girmişlerdir. Özellikle 1894-1895 Çin-Japon Savaşı’ndaki yenilgi ve ardından gelen Shimonoseki Antlaşması, Çin’in zayıflığını tüm dünyaya ilan etmiştir. Yabancı düşmanlığı ve sömürgeciliğe tepki olarak 1900 yılında patlak veren Boxer Ayaklanması, İngiltere, Fransa, Rusya, Amerika, Almanya, Japonya, İtalya ve Avusturya-Macaristan devletlerinin oluşturduğu bir koalisyon ordusu tarafından bastırılmış ve Çin çok ağır tazminatlar ödemeye mahkûm edilmiştir. Bu sömürgeleşme süreci, Çin’deki hanedanının meşruiyetini ve gücünü tüketmiş, nihayetinde 1911 devrimi ile imparatorluk rejimi yıkılmıştır.

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir