Turiste Yapılan Haksızlık, Türkiye’nin Ekonomisine ve Uluslararası İtibarına Yapılan Saldırıdır.
A) GİRİŞ
- Türkiye Cumhuriyeti, ekonomik açıdan gelişmiş ve önemli turizm potansiyeline sahip ülkeler arasında yer almaktadır. Ülkemizin eşsiz doğal güzellikleri, tarihi ve kültürel zenginlikleri, turizm sektörünü stratejik ekonominin önemli unsurlarından biri hâline getirmiştir.
- Ancak son yıllarda turizm sektöründe hizmet kalitesini olumsuz etkileyen bazı ciddi sorunlar dikkat çekmektedir. Özellikle fahiş fiyat, yanıltma, dolandırıcılık ve turistlerin mağdur edilmesi gibi uygulamalar, Türkiye’nin turizm imajına zarar vermektedir.
- Bu tür olayların münferit esnaf hataları olarak değerlendirilmesinin ötesinde, organize ve sistematik hâle gelmesi durumunda ortaya çıkabilecek ekonomik ve stratejik tehdidin ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu nedenle söz konusu olguyu, çalışma kapsamında “TURİZM TERÖRÜ ” kavramı üzerinden ele almak mümkündür.
B) “TURİZM TERÖRÜ”
- Türkiye’ye gelen turistler, maalesef bazı olumsuz uygulamalarla daha havaalanından itibaren karşılaşabilmektedir. Taksi hizmetlerinden restoranlara, araç kiralama sektöründen otellere, çarşı ve pazarlardan diğer turistik hizmet alanlarına kadar çeşitli bölgelerde turistlerin mağdur edildiğine ilişkin şikâyetler bulunmaktadır.
- Piyasada genel olarak iki farklı esnaf anlayışı açık şekilde görülmektedir:
- Ülkesini ve milletini düşünen, kaliteli hizmet sunarak Türkiye’ye daha fazla döviz kazandırmayı ve turizmin gelişmesine katkıda bulunmayı amaçlayan dürüst esnaf.
- Turisti yalnızca kısa vadeli kazanç kaynağı olarak gören, fahiş fiyat, yanıltma ve çeşitli dolandırıcılık yöntemleriyle hareket eden ve adeta “esnaf kılığında ekonomik saldırı” gerçekleştiren kişiler veya yapılar.
Birinci grupta yer alan esnaf açısından herhangi bir sorun bulunmamaktadır. Asıl dikkat edilmesi gereken ve giderek daha TEHLİKELİ hâle gelebilecek olan ikinci gruptur.

C) “ESNAF KILIĞINDA” TURİZME YÖNELİK EKONOMİK SALDIRILAR
Bu tür yapıların veya kişilerin faaliyetleri sistematik hâle geldiğinde ortaya çıkabilecek başlıca stratejik sonuçlar şunlardır:
- Turizm sektöründe güven ve fiyat dengesinin bozulması,
- Türkiye’nin turizm sektörünün uluslararası itibarının zedelenmesi,
- Yabancı turistlerin Türkiye’ye yönelik güveninin azalması,
- Yerli turistlerin de yurt dışına yönelmesine neden olunması,
- Türkiye’nin döviz gelirlerinin olumsuz etkilenmesi,
- Sosyal medyada Türkiye aleyhinde olumsuz algının yayılması.
Turistlerden alınan çeşitli bilgiler ve sahadan yansıyan örnekler incelendiğinde şu uygulamalar dikkat çekmektedir:
- Taksi hizmetlerinde: Havaalanından alınan turistin gideceği yere en uygun güzergâh yerine daha uzun bir rota üzerinden götürülmesi, gerçek dışı veya haksız ek ücretler talep edilmesi gibi uygulamalarla karşılaşılabilmektedir.
- Restoranlarda: Müşteriye önceden bir menü gösterilmesine rağmen hesap aşamasında farklı ve çok daha yüksek fiyatların talep edilmesi, turistin itiraz etmesi durumunda ise olayın tartışmaya veya kavgaya dönüşmesi gibi olaylar yaşanabilmektedir.
- Araç Kiralama Sektöründe: Özellikle merdiven altı firmalar veya kurumsal şirketleri taklit eden sahte internet siteleri üzerinden araç kiralayan bazı müşterilerin, sözleşme açıklarından veya araç takip sistemlerinden yararlanılarak mağdur edildiğine ilişkin iddialar bulunmaktadır.
- Bunların arasında, aracın GPS veya immobilizer sistemlerinin kötüye kullanılması, aracın uzaktan kilitlenmesi ve ardından kullanıcıdan fahiş çekici, tamir veya ceza bedelleri talep edilmesi gibi yöntemler de yer alabilmektedir.
- Benzer şikâyetlerin bazı otellerde, çarşı ve pazarlarda, restoranlarda, dönercilerde ve diğer turistik işletmelerde de ortaya çıkması, konunun yalnızca münferit olaylar şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir.
- Daha da üzücü olan husus ise bazı kişilerin hukuki yaptırımlardan çekinmemesi ve kamu otoritesine karşı açık bir meydan okuma sergilemesidir.
- Örneğin, mağdur bir kişinin “Sizinle ilgili emniyete başvuracağım.” şeklindeki uyarısına karşı “Nereye isterseniz gidin.” şeklinde cevap verilmesi, bu kişilerin kendilerini hukukun üzerinde gördükleri izlenimini oluşturabilmektedir.
- Eğer bu tür uygulamaların önüne zamanında geçilmez ve olaylar kitlesel bir hâle gelirse, bunun yalnızca bireysel mağduriyetlere değil, Türkiye’nin turizm sektörüne ve dolayısıyla ülke ekonomisine de ciddi zarar verme ihtimali bulunmaktadır.
D) STRATEJİK DEĞERLENDİRME
- Turizm yalnızca bir hizmet sektörü değildir. Türkiye açısından turizm; döviz girdisi, istihdam, ülke imajı, uluslararası tanıtım ve ekonomik güvenlik bakımından stratejik öneme sahiptir.
- Bu nedenle turistlerin sistematik şekilde mağdur edilmesi, ülkenin turizm imajına zarar verilmesi ve yabancı ziyaretçilerin Türkiye’den uzaklaştırılması, uzun vadede ekonomik güvenliği etkileyebilecek bir mesele olarak değerlendirilmelidir.
- Buradaki temel mesele, dürüst esnafı veya ticari faaliyeti kriminalize etmek değil; dolandırıcılık, organize haksız kazanç, turistleri hedef alan sistematik mağduriyet ve Türkiye’nin turizm itibarını zedeleyen faaliyetlerle etkin şekilde mücadele etmektir.
E) TEKLİFLERİM
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgili kurumları tarafından;
- Turistleri hedef alan organize dolandırıcılık ve sistematik ekonomik mağduriyetlere yönelik daha caydırıcı hukuki düzenlemeler yapılmasını,
- Turizm sektörünü ve ülkenin ekonomik itibarını hedef alan organize faaliyetlerin ekonomik güvenlik açısından ayrıca değerlendirilmesini,
- Emniyet ve ilgili denetim birimlerinin yalnızca şikâyet geldikten sonra değil, risk analizi ve istihbarat çalışmaları kapsamında önleyici denetimler gerçekleştirmesini,
- Havaalanları, turistik bölgeler, taksi durakları, araç kiralama şirketleri, restoranlar, oteller, çarşı ve pazarlar gibi alanlarda etkin denetim mekanizmalarının güçlendirilmesini,
- Sahte internet siteleri ve kurumsal firmaları taklit eden dolandırıcılık faaliyetlerine karşı daha etkin mücadele edilmesini,
- Turistlerin kolaylıkla başvurabileceği çok dilli şikâyet ve destek mekanizmalarının geliştirilmesini,
- Bu tür olayların sosyal medya üzerinden Türkiye’nin tamamına mal edilmesini önlemek amacıyla doğru bilgilendirme ve kriz iletişimi mekanizmalarının oluşturulmasını,
Önemle TEKLİF EDİYORUM.
F) SONUÇ
- Türkiye’nin turizm sektörüne zarar veren birkaç kişinin kısa vadeli ve haksız kazancı uğruna, milyonlarca insanın emeğinin ve ülkemizin uluslararası itibarının zedelenmesine izin verilmemelidir.
- Turiste yapılan haksızlık, yalnızca bir müşteriye yapılan haksızlık değildir. Türkiye’nin itibarına, ekonomisine ve geleceğine verilen zarardır.
Kur. Alb. Akif GASIMOV TÜRKDEGS Kafkasya Güvenlik Uzmanı

