Büyük Zafer’e ve Kurtuluşa Doğru

Turk DEGS
Yazan: Turk DEGS
5 Dk. Okuma
5 Dk. Okuma

Tugay ULUÇEVİK, Büyükelçi (E)  yazdı,

Bugün 26 Ağustos (2026), Türk Milleti’nin şanla, şerefle ve zaferlerle dolu tarihinin hayırlı ve uğurlu günü.

Bundan 955 yıl önce bugün 26 Ağustos 1071 (Cuma) günü Büyük Selçuklu Devleti’nin ikinci Sultanı Alparslan komutasındaki Selçuklu Türk ordusu, İmparator Romanos Diogenes’in komuta ettiği Bizans ordusunu Malazgirt ovasında cereyan eden meydan savaşında hezimete uğrattı. Zafer kazandı.  

Malazgirt Zaferi’nin 955’inci yıl dönümü Milletimize kutlu olsun! Bu Zaferi getiren kahramanlarımızın, şehitlerimizin ruhları şad olsun!

Malazgirt ovasında kazanılan zafer Türk Milleti’ne Anadolu’nun kapısını açtı. Yüzyıllar içinde Türkler Anadolu’nun tamamına Vatan olarak yerleşti. 

Osmanlı Devleti zamanında İstanbul fethedildi. Bizans Devleti ortadan kaldırıldı. Osmanlı Devleti İmparatorluk haline geldi. Sınırları, Avrupa’da Viyana önlerinden başlıyor; bugünkü Macaristan ve Balkan ülkelerini içine alıyor; Karadeniz’in kuzeyinden geçerek İran’a ulaşıyor; güneye Basra Körfezi’ne uzanıp Arap yarımadasını ve Kuzey Afrika’yı kapsıyordu. Akdeniz’in çevresinin yaklaşık dörtte üçü Osmanlı İmparatorluğu’nun topraklarıyla çevriliydi. Doğu Akdeniz bir Türk gölü mahiyeti kazanmıştı. Ege’deki, Orta ve Doğu Akdeniz’deki adaların, ada gruplarının, tamamı Osmanlı egemenliği altına alınmıştı. Osmanlı Devleti bir dünya gücü haline gelmiş; kuvvetler dengesinin belirleyici unsuru olmuştu.

Osmanlı Devleti dünyada eriştiği gücü koruyamadı. Topraklarını Avrupa içlerine kadar genişletmiş, Batı Avrupa devletleriyle komşu haline gelmiş olmasına rağmen Osmanlı Devleti, maalesef ülkeye hâkim koyu dinî taassubun da olumsuz etkisiyle, Avrupa’daki teknik ve ekonomik gelişmelere ayak uyduramayıp, Avrupa’dan yaklaşık üç asır geri kalmıştı. Gerileme ve yıkılma devrinde geniş topraklarını hızla kaybetmeye başladı. Başta İstanbul ve İzmir olmak üzere Anadolu’nun büyük bölümü Yunanistan, İngiltere, Fransa ve İtalya tarafından işgal edildi. Sonunda, emperyalist güçler ve onların maşaları ve tetikçileri Osmanlı devletini Paris’in Sevr (Sèvres) banliyösünde 20 Ağustos 1920 günü “Sevr” Antlaşması’nı imza etmeye zorladı. 

Bu Antlaşma Anadolu’nun büyük bölümünün işgalci devletlere terkini öngörüyordu. Türk Milleti’ne Anadolu’nun kapısının açıldığı Malazgirt de Vatanımızdan koparılmaktaydı.

Elbette Türk Milleti bu zillete katlanmayacaktı!

Bunun işaretini ATATÜRK (Mustafa Kemal Paşa) 19 Mayıs 1919 günü Samsun’a ayak basarak verdi.

Nihayet, 26 Ağustos 1922 günü Afyonkarahisar’da Kocatepe’de tanyeri bir başka ağarmaya başladı. Şafağın sökmesine, güneşin doğmasına 40-45 dakika kalmıştı. Başkumandan Mareşal Gazi Mustafa Kemâl Paşa Büyük Taarruzu bizzat sevk ve idare etmek üzere Kocatepe’deki karargâh mevziinde yerini almıştı. Beraberinde Genelkurmay Başkanı Fevzi (Çakmak) Paşa ve Garp (Batı) Orduları Komutanı İsmet (İnönü) Paşa vardı.

Saat 05:30’da Başkumandan Büyük Taarruz’un emrini verdi. Türk topçusu önce tanzim atışlarını yapıp, sonra yoğun biçimde hedef atışlarını sürdürürken, güneş, Türk Milleti’nin, kahraman Silâhlı Kuvvetlerimizin Vatan’ımızın kurtuluşu ve millî istiklâl için başlattığı savaşta yolunu aydınlatmak istercesine Afyon ovasında ve mücavir tepelerde yükseliyordu.

ATATÜRK, Büyük Taarruzu Nutuk’ta anlatırken şu ifadeleri kullanmıştır: “… 26 Ağustos sabahı Kocatepe’de hazır bulunuyorduk. Sabah saat 5.30 da topçu ateşimizle taarruz başladı… Mağlup olan düşman ordusunun bütün kuvvetlerini, 30 Ağustos’ta icra ettiğimiz muharebe neticesinde imha ve esir ettik…”

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 26 Ağustos 2023 tarihinde Malazgirt Zaferi’nin 952. yıl dönümü münasebetiyle Malazgirt’te yaptığı konuşmada “Bazı başlangıçlar vardır ki tarihin akışını değiştirir” ifadesini kullanmıştı. 

Gerçekten de, ATATÜRK’ün Kocatepe’de 26 Ağustos 1922 seherinde verdiği kesin emirle başlayan Büyük Taarruz ve sonunda 30 Ağustos’ta gelen Büyük Zafer gerçekleşmemiş, 9 Eylül’de düşman İzmir’de denize dökülmemiş olsaydı ve 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Zaferi sağlanmasıydı, Türkiye Cumhuriyeti’ninkurulmasıyla yeni bir başlangıç yapılmasaydı,  bugün tarihimizin parlak sayfasını oluşturan Malazgirt Zaferi’nin yıldönümlerinin, Türkiye tarafından, hem de Zafer’in mahallinde Malazgirt’te, haklı iftihar duygularıyla kutlaması mümkün olamayacaktı.  

Çünkü, Sultan Alparslan’ın Malazgirt’te Bizans Ordularına karşı kazandığı Zaferle ilk sayfasını yazdığı Türk Milleti’nin şanla, şerefle dolu Anadolu Tarihi, düşman tarafından sonlandırılmış olacaktı.Anadolu’da tarih başka yöne doğru akmaya başlayacaktı.

Biz Türk vatandaşları, İstanbul’a, İzmir’e, Edirne’ye, Van’a, Kars’a, Ardahan’a, Kahramanmaraş’a, Hakkâri’ye, Gaziantep’e, Hatay’a Antakya ve İskenderun’a, Adana’ya, Antalya’ya, Konya’ya, Muğla’ya, Balıkesir’e, Aydın’a ve diğerlerine ancak pasaport ile seyahat edebilecektik.

Büyük Taarruz’un başlamasının mutlu ve şerefli 104’üncü yıldönümünde, başta Ulu Önderimiz ve Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin ebedi Başkomutanı Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK olmak üzere, Büyük Taarruz boyunca harekâtta görev yapan her seviyedeki komutanları, erlerimizi, bütün şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle saygı ve sevgiyle anıyorum. Aziz ruhları şad olsun! 

Milletimizin ve Türk Silâhlı Kuvvetleri’nin Zafer Haftası Kutlu ve Mutlu Olsun!

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir