
Asya Pasifik
İran Bağlantılı Olduğu İddia Edilen Pakistanlı Sanık: “Trump’a Suikast Planına Zorlandım”
Kim / Nerede / Ne Zaman
İran bağlantıları olduğu öne sürülen Pakistan vatandaşı Asif Merchant, ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik suikast planı iddiaları kapsamında görülen davada mahkemede ifade verdi. Dava New York’ta devam ederken, sanığın 4 Mart 2026 tarihinde jüri karşısında verdiği ifadeler Amerikan basınında yer aldı.
Ne Oldu?
ABD Adalet Bakanlığı, Merchant’ı Trump ve bazı Amerikan siyasetçilerine yönelik bir suikast planı kapsamında ABD içinde kişiler bulmaya çalışmakla suçluyor. Savcılara göre bu girişimin, ABD’nin İranlı üst düzey komutan Kasım Süleymani’yi öldürmesine misilleme amacı taşıdığı iddia ediliyor.
Mahkemede konuşan Merchant ise İran’ın elit askeri yapılarından biri olan İslam Devrim Muhafızları Ordusu ile isteyerek çalışmadığını söyledi. Sanık, planın içinde yer almasının temel nedeninin Tahran’da yaşayan ailesinin güvenliği olduğunu ileri sürdü.
Ancak savcılık bu savunmayı kabul etmiyor. Yetkililer, sanığın baskı altında hareket ettiğine dair yeterli kanıt bulunmadığını belirtiyor.
İddia Edilen Hedefler
Mahkeme belgelerine göre Merchant’ın İran’daki temaslarının görüşmeler sırasında bazı siyasi isimleri gündeme getirdiği öne sürülüyor. Bu isimler arasında:
Donald Trump,
Dönemin ABD Başkanı Joe Biden,
2024 seçimlerinde Cumhuriyetçi aday adaylarından Nikki Haley bulunuyor.
Sanık ise kendisine belirli bir kişiyi öldürme emrinin verilmediğini iddia etti.
Arka Plan
ABD yönetimi, İran’ın bazı Amerikan yetkililerine yönelik suikast planları hazırladığı yönünde geçmişte de iddialarda bulunmuştu. Bu suçlamalar, özellikle ABD’nin 2020 yılında İranlı komutan Kasım Süleymani’yi öldürdüğü operasyon sonrasında gündeme gelmişti.
İran ise bu tür iddiaları reddederek ABD yetkililerini hedef alan herhangi bir plan yürütmediğini savunuyor.
Güncel Gelişmeler
Merchant’ın davası devam ederken ABD ile İran arasındaki gerilim yeniden tırmandı. Geçtiğimiz günlerde ABD ve İsrail tarafından düzenlenen saldırılarda İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve bazı üst düzey yetkililerin öldüğü bildirildi.
Trump, bir televizyon röportajında bu operasyonlara değinerek İran’ın kendisine yönelik suikast planı bulunduğunu öne sürdü ve “Beni öldürmeden önce ben onu öldürdüm” ifadelerini kullandı.
Önemi
ABD–İran gerilimi: Suikast iddiaları iki ülke arasındaki siyasi ve askeri gerilimi daha da artırabilir.
Uluslararası güvenlik: ABD liderlerine yönelik olası saldırı planları küresel güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Yargı süreci: Davanın sonucu, İran’ın uluslararası operasyonlar yürüttüğü iddialarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıyabilir.
Kaynak: Reuters
Tayvan Çevresindeki Çin Askerî Uçuşları Azaldı: Trump–Xi Görüşmesi Etkili Olabilir
Kim / Nerede / Ne Zaman
Çin’e ait savaş uçaklarının Tayvan çevresindeki faaliyetlerinde son haftalarda dikkat çekici bir düşüş yaşandığı bildirildi. Tayvanlı yetkililere göre son bir haftadır Çin hava kuvvetlerine ait herhangi bir uçuş tespit edilmedi. Bu durum, bölgede uzun süredir devam eden günlük askerî hareketliliğe kıyasla alışılmadık bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Ne Oldu?
Tayvan hükümetinin paylaştığı verilere göre Çin’e ait savaş uçakları ve insansız hava araçları bu yıl şimdiye kadar Tayvan’ın hava savunma tanımlama sahasına toplam 460 kez giriş yaptı. Bu sayı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık %46’lık bir azalmaya işaret ediyor.
Şubat ayında ise Tayvan tarafından tespit edilen Çin askerî uçaklarının sayısı 190 olarak kaydedildi. Bu rakam, Tayvan Savunma Bakanlığı’nın 2022’den itibaren yayımlamaya başladığı detaylı günlük raporlardaki en düşük aylık seviyelerden biri olarak görülüyor.
Uzmanlara göre bu düşüş, Xi Jinping ile Donald Trump arasında ay sonunda gerçekleşmesi beklenen görüşme öncesinde Pekin yönetiminin bölgedeki gerilimi geçici olarak azaltma çabasına işaret edebilir.
Olası Nedenler
Tayvanlı güvenlik yetkilileri, Çin’in askerî uçuşları azaltarak uluslararası kamuoyuna daha yumuşak bir görüntü vermek isteyebileceğini düşünüyor. Bu yaklaşımın özellikle ABD’nin Tayvan’a silah satışını sınırlaması için diplomatik bir mesaj niteliği taşıyabileceği değerlendiriliyor.
Ancak bazı uzmanlar bu düşüşün farklı nedenleri olabileceğini de belirtiyor. Tayvan’daki Ulusal Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü araştırmacılarından Su Tzu-yun, Çin ordusunda devam eden kapsamlı yolsuzluk soruşturmalarının komuta yapısında değişikliklere yol açtığını ve bunun operasyonel faaliyetleri geçici olarak etkileyebileceğini ifade etti.
Bölgedeki Durum
Tayvanlı yetkililere göre Çin’in hava faaliyetlerinde düşüş yaşansa da deniz kuvvetleri ve sahil güvenlik birimleri bölgedeki devriyelerini sürdürmeye devam ediyor. Bu durum Pekin’in yalnızca siyasi açıdan daha hassas kabul edilen hava operasyonlarını geçici olarak azaltmış olabileceğini gösteriyor.
Önemi
Diplomatik mesaj: Çin’in askerî uçuşları azaltması, ABD ile yapılması beklenen üst düzey görüşmeler öncesinde tansiyonu düşürme çabası olarak yorumlanıyor.
Askerî hazırlık: Uzmanlar, faaliyetlerdeki geçici düşüşün Çin’in Tayvan’a yönelik askerî planlarından vazgeçtiği anlamına gelmediğini vurguluyor.
Bölgesel güvenlik: Tayvan Boğazı’ndaki gelişmeler Asya-Pasifik’teki güvenlik dengeleri açısından yakından takip ediliyor.
Kaynak: Reuters
Çin Savunma Bütçesini %7 Artırıyor: Hedef 2035’e Kadar Modern Ordu
Kim / Nerede / Ne Zaman
Çin hükümeti 2026 yılı için savunma harcamalarını %7 oranında artıracağını açıkladı. Karar, Pekin’de düzenlenen yıllık parlamento toplantısının açılışında Başbakan Li Qiang tarafından duyuruldu. Savunma bütçesindeki bu artış, son beş yılın en düşük artış oranı olsa da bölgedeki birçok ülkenin savunma harcaması artışını geride bırakıyor.
Ne Oldu?
Pekin yönetimi, yeni bütçeyle birlikte ordunun savaş kabiliyetini geliştirmeyi ve modernizasyon sürecini hızlandırmayı hedeflediğini belirtti. Li Qiang yaptığı konuşmada, Çin’in egemenliğini ve güvenliğini korumak için “gelişmiş savaş yeteneklerinin” geliştirilmesine öncelik verileceğini söyledi.
Savunma harcamalarındaki artışın, Çin’in 2035 yılına kadar ordusunu kapsamlı şekilde modernize etme planının bir parçası olduğu ifade ediliyor. Bu süreçte yeni nesil füzeler, savaş gemileri, denizaltılar ve gözetleme sistemleri gibi askeri teknolojilere yatırım yapılması bekleniyor.
Ekonomik Hedeflerle Dengelenen Harcamalar
Li Qiang aynı konuşmada Çin ekonomisinin 2026 yılı için %4,5 ile %5 arasında büyümesinin hedeflendiğini açıkladı. Analistlere göre Pekin yönetimi, ekonomik büyüme ile savunma harcamaları arasında dengeli bir politika izlemeye çalışıyor.
S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu’ndan güvenlik uzmanı James Char, Çin ordusunun bütçesinin genellikle ekonomik büyüme oranına paralel şekilde arttığını ve uzun süredir istikrarlı bir yükseliş eğiliminde olduğunu belirtiyor.
Orduda Yolsuzluk Soruşturmaları
Savunma bütçesindeki artış, Çin ordusunda üst düzey isimleri kapsayan geniş çaplı yolsuzluk soruşturmalarının sürdüğü bir dönemde geldi. Bu kapsamda bazı üst düzey komutanlar hakkında disiplin soruşturması yürütülüyor.
Uzmanlara göre söz konusu soruşturmalar kısa vadede komuta yapısında bazı boşluklara yol açsa da uzun vadede ordunun kurumsal yapısını güçlendirmeyi amaçlıyor.
Tayvan Mesajı
Başbakan Li Qiang konuşmasında ayrıca Çin’in Tayvan konusundaki tutumunu da yineledi. Pekin yönetiminin Tayvan’ın bağımsızlığına yönelik girişimlere karşı mücadele etmeye devam edeceğini ve ülkenin yeniden birleşmesi hedefinden vazgeçmeyeceğini vurguladı.
Tayvan hükümeti ise adanın geleceğine yalnızca Tayvan halkının karar verebileceğini savunuyor.
Bölgesel Tepkiler
Japonya hükümeti, Çin’in savunma harcamalarındaki artışın yeterince şeffaf olmadığını ve bölgesel güvenlik açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini belirtti.
Önemi
Askerî modernizasyon: Çin, 2035 yılına kadar daha gelişmiş ve teknoloji odaklı bir ordu kurmayı hedefliyor.
Bölgesel gerilim: Tayvan meselesi ve Doğu Asya’daki güç dengesi savunma harcamalarını artıran önemli faktörler arasında yer alıyor.
Küresel rekabet: Çin’in 1,91 trilyon yuan (yaklaşık 277 milyar dolar) seviyesine ulaşan savunma bütçesi, ABD’nin yaklaşık 1 trilyon dolarlık askeri harcamalarının ardından dünyanın en büyüklerinden biri olmaya devam ediyor.
Kaynak: Reuters
Çin, ABD ile Teknoloji Rekabetini Hızlandırıyor
Kim / Nerede / Ne Zaman
Çin yönetimi, Pekin’de düzenlenen yıllık parlamento toplantısında yüksek teknoloji yatırımlarını artırma ve bilimsel yenilikleri hızlandırma planlarını açıkladı. Başbakan Li Qiang tarafından yapılan açıklamalarda, teknolojik gelişmenin ülkenin ekonomik büyümesi ve ulusal güvenliği açısından kritik önemde olduğu vurgulandı.
Ne Oldu?
Çin hükümeti, yüksek teknoloji sektörlerine yapılacak yatırımların artırılacağını ve araştırma-geliştirme faaliyetlerinin genişletileceğini duyurdu. Bu adım, özellikle Amerika Birleşik Devletleri ile artan teknoloji rekabeti bağlamında stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.
Li Qiang konuşmasında, ABD Başkanı Donald Trump tarafından uygulanan gümrük tarifelerine rağmen Çin ekonomisinin direnç gösterdiğini ifade etti. Bununla birlikte küresel ticaret düzeninin baskı altında olduğunu ve çok taraflı ticaret sisteminin ciddi zorluklarla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.
Ekonomik Hedefler ve Sorunlar
Pekin yönetimi 2026 yılı için ekonomik büyüme hedefini %4,5 ile %5 arasında belirledi. Bu hedef, geçen yılki %5 seviyesine kıyasla biraz daha düşük bir büyüme beklentisine işaret ediyor.
Çin hükümeti ayrıca ekonomide bazı yapısal sorunların bulunduğunu kabul etti. Özellikle üretimin güçlü olmasına rağmen iç talebin zayıf kalması, emlak sektöründeki sorunlar ve yerel yönetim borçlarının artması dikkat çeken başlıca riskler arasında gösteriliyor.
Teknolojiye Dayalı Yeni Ekonomi
Çin’in yeni kalkınma stratejisi, ileri teknoloji üretimi ve bilimsel yenilikleri ekonomik büyümenin ana motoru haline getirmeyi hedefliyor. Bu kapsamda yapay zekâ, yarı iletkenler, biyoteknoloji ve veri teknolojileri gibi alanlara daha fazla yatırım yapılması planlanıyor.
Xi Jinping yönetimi bu yaklaşımı “yeni üretici güçler” stratejisi olarak tanımlıyor. Amaç, ülkenin orta gelir tuzağından çıkması, demografik gerilemenin etkilerinin azaltılması ve kritik teknolojilerde dışa bağımlılığın düşürülmesi.
Küresel Rekabet ve Ekonomik Denge
Ekonomistler, Çin’in teknoloji yatırımlarını artırmasının aynı zamanda ABD ile yaşanan stratejik rekabetin bir sonucu olduğunu belirtiyor. Analistlere göre Pekin yönetimi ekonomik büyümeyi sürdürürken teknolojik üstünlük elde etmeyi hedefliyor.
Bununla birlikte bazı uzmanlar Çin ekonomisinde yatırım ve üretime dayalı modelin devam etmesinin küresel ticarette gerilim yaratabileceğini ve iç piyasada dengesizliklere yol açabileceğini ifade ediyor.
Önemi
Teknoloji rekabeti: Çin ve ABD arasındaki teknoloji yarışı küresel ekonomik dengeleri şekillendiren önemli faktörlerden biri haline geliyor.
Ekonomik dönüşüm: Çin, büyümeyi emlak ve altyapı yatırımlarından ziyade teknoloji ve yenilik üzerine kurmayı hedefliyor.
Küresel etkiler: Yapay zekâ, yarı iletkenler ve dijital ekonomi alanındaki yatırımlar dünya teknoloji piyasasını doğrudan etkileyebilir.
Kaynak: Reuters
İran Krizi Çip Üretimini Etkileyebilir: Güney Kore’den Uyarı
Kim / Nerede / Ne Zaman
Güney Koreli yetkililer, Orta Doğu’daki gerilimin yarı iletken sektöründe kullanılan bazı kritik hammaddelerin tedarikini aksatabileceği konusunda uyarıda bulundu. Açıklama, ABD ve İsrail ile İran arasındaki çatışmanın altıncı gününde geldi.
Ne Oldu?
İktidar partisi milletvekili Kim Young-bae, çip üreticileri ve sektör temsilcileriyle yaptığı görüşmenin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Kim, Orta Doğu’daki çatışmanın uzaması halinde yarı iletken üretiminde kullanılan bazı temel malzemelerin tedarikinde sorun yaşanabileceğini belirtti.
Bu malzemelerden biri olan helyum, yarı iletken üretiminde soğutma süreçleri için kritik öneme sahip. Şu anda bu gazın yerine kullanılabilecek alternatif bir teknoloji bulunmadığı ifade ediliyor. Dünyadaki önemli üreticilerden biri ise Katar.
Çip Sektörünün Endişeleri
Güney Kore, küresel bellek çipi üretiminin yaklaşık üçte ikisini sağlayan önemli bir üretici konumunda. Sektör temsilcileri, çatışmanın enerji maliyetlerini yükseltmesi durumunda çip üretim maliyetlerinin de artabileceğini düşünüyor.
Çip üreticilerinden SK Hynix, helyum için farklı tedarik kanalları oluşturduklarını ve yeterli stoklarının bulunduğunu açıkladı. Samsung Electronics ise konuya ilişkin yorum yapmadı.
Dünyanın en büyük yarı iletken üreticilerinden TSMC, mevcut durumda ciddi bir etki beklemediklerini ancak gelişmeleri yakından takip ettiklerini bildirdi. ABD merkezli üretici GlobalFoundries de tedarik zincirindeki ortaklarıyla iletişim halinde olduklarını duyurdu.
Veri Merkezleri de Etkilenebilir
Uzmanlar, Orta Doğu’daki krizinin yalnızca tedarik zincirini değil aynı zamanda teknoloji yatırımlarını da etkileyebileceğini söylüyor. Büyük teknoloji şirketlerinin bölgede kurmayı planladığı yapay zekâ veri merkezlerinin gecikme riski taşıdığı ifade ediliyor.
Örneğin Amazon, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de bulunan bazı veri merkezlerinin insansız hava aracı saldırılarından zarar gördüğünü açıkladı.
Bunun yanı sıra Microsoft ve Nvidia gibi şirketler de bölgeyi yapay zekâ altyapısı için önemli bir merkez haline getirmeyi planlıyor.
Önemi
Tedarik zinciri riski: Yarı iletken üretiminde kullanılan bazı kritik hammaddelerin Orta Doğu’dan temin edilmesi küresel teknoloji sektörünü kırılgan hale getiriyor.
Enerji maliyetleri: Çatışmanın enerji fiyatlarını yükseltmesi, çip üretim maliyetlerinde artışa yol açabilir.
Teknoloji yatırımları: Yapay zekâ veri merkezlerinin Orta Doğu’daki genişleme planları güvenlik riskleri nedeniyle yavaşlayabilir.
Kaynak: Reuters
Pakistan–Afganistan Sınırında Çatışmalar Şiddetlendi: Binlerce Kişi Evlerini Terk Ediyor
Kim / Nerede / Ne Zaman
Pakistan ile Afganistan arasındaki sınır hattında çatışmaların şiddetlenmesi bölge halkında büyük endişe yarattı. Özellikle Nangarhar vilayetindeki Lal Pur bölgesinde yaşayan siviller, yoğun top atışları ve patlamalar nedeniyle evlerini terk etmeyi düşünüyor.
Ne Oldu?
Sınır birlikleri arasında yaklaşık bir haftadır devam eden çatışmalar, son yılların en ciddi askeri gerilimlerinden biri olarak görülüyor. Yerel kaynaklara göre özellikle akşam saatlerinde karşılıklı top atışları yoğunlaşıyor.
Torkham Sınır Kapısı yakınındaki yerleşimlerde yaşayan siviller, çatışmaların çoğu zaman iftar saatlerinde başladığını ve günlük hayatı ciddi şekilde etkilediğini söylüyor. Bölge sakinleri, bombardıman ve patlama sesleri nedeniyle güvenli alanlara kaçmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor.
Yerinden Edilen Siviller
Afgan yetkililere göre çatışmalar nedeniyle yaklaşık 1.500 Afgan ailesi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Birçok kişi geçici çadırlarda ya da açık alanlarda yaşam mücadelesi veriyor.
Sınırın Pakistan tarafında yaşayan siviller de benzer şekilde güvenlik kaygıları nedeniyle bölgeden ayrılmayı değerlendiriyor.
Çatışmaların Nedeni
İslamabad yönetimi, Afganistan’daki bazı silahlı grupların Pakistan’a yönelik saldırılar düzenlediğini ve bu nedenle askeri operasyonlar gerçekleştirildiğini savunuyor. Ancak Afganistan’daki Taliban yönetimi bu iddiaları reddediyor.
Her iki taraf da çatışmalarda karşı tarafa ağır kayıplar verdirdiklerini ileri sürse de bu iddialar bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
Arabuluculuk Girişimi
Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı görüşmede Türkiye’nin taraflar arasında ateşkes sağlanması için arabuluculuk yapmaya hazır olduğunu açıkladı.
Kayıplar ve Açıklamalar
Afganistan Savunma Bakanlığı çatışmaların başlamasından bu yana 110 sivilin hayatını kaybettiğini ve 123 kişinin yaralandığını açıkladı. Ancak Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu daha düşük bir sayı vererek en az 42 sivilin öldüğünü bildirdi.
Pakistanlı yetkililer ise sivillerin hedef alınmadığını ve operasyonların yalnızca militan gruplara yönelik olduğunu savunuyor.
Önemi
Bölgesel istikrarsızlık: Pakistan ve Afganistan arasındaki gerilim Güney Asya’da yeni bir güvenlik krizine dönüşebilir.
İnsani kriz riski: Artan çatışmalar nedeniyle sivillerin yerinden edilmesi bölgede yeni bir mülteci dalgası oluşturabilir.
Diplomatik çözüm ihtiyacı: Türkiye dahil bazı ülkelerin arabuluculuk girişimleri, çatışmaların daha fazla büyümesini önlemek açısından önem taşıyor.
Kaynak: Reuters
Filipinler’de Çin Adına Casusluk Şüphesi: Bazı Filipinli Vatandaşlar Gözaltında
Kim / Nerede / Ne Zaman
Filipinler hükümeti, Çin adına casusluk yaptıkları şüphesiyle bazı Filipinli vatandaşların gözaltına alındığını açıkladı. Yetkililer bu olayı “ciddi bir ulusal güvenlik meselesi” olarak nitelendirirken, ülkede casusluk ve yabancı müdahalesine karşı daha güçlü yasal düzenlemeler yapılması gerektiğini vurguladı.
Soruşturmanın Detayları
Manila yönetimi, gözaltına alınan kişilerin sayısı veya haklarında resmi suçlama yapılıp yapılmadığı konusunda ayrıntılı bilgi paylaşmadı. Ancak Filipinler Ulusal Güvenlik Konseyi yaptığı açıklamada, söz konusu kişilerin Çin istihbaratı adına faaliyet yürüttüklerini kabul ettiklerini ve soruşturmada yetkililerle iş birliği yaptıklarını belirtti.
Casusluk İddiaları Nasıl Ortaya Çıktı?
Güvenlik kaynaklarına göre en az üç Filipinli vatandaşın bu faaliyetlerde rol aldığı düşünülüyor. İddialara göre, şüphelilerden biri daha önce Filipinler Savunma Bakanlığı’nda çalışırken bir tanıdığı aracılığıyla ücret karşılığında analiz yazıları hazırlama teklifini kabul etti.
Zamanla bu faaliyetler, özellikle Güney Çin Denizi ile ilgili bilgiler ve Filipinler’in müttefikleriyle yürüttüğü savunma iş birlikleri hakkında veri paylaşımına kadar genişledi. Şüpheli, başlangıçta Çin çıkarlarına hizmet ettiğini fark etmediğini, ancak maddi ihtiyaçları nedeniyle bu faaliyetleri sürdürdüğünü ifade etti.
Çin–Filipinler Gerilimi
Filipinler ile Çin arasındaki ilişkiler son yıllarda özellikle Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik anlaşmazlıkları nedeniyle giderek gerginleşti. İki ülke zaman zaman bölgede askeri ve diplomatik gerilimler yaşıyor.
2016 yılında uluslararası bir tahkim mahkemesi Çin’in Güney Çin Denizi’ndeki geniş kapsamlı egemenlik iddialarının uluslararası hukuka dayanmadığına karar vermişti. Ancak Pekin yönetimi bu kararı tanımıyor.
Yeni Yasal Düzenleme Gündemde
Filipinli milletvekilleri, ülkedeki casusluk yasalarının güncellenmesi için çalışma başlattı. Mevcut düzenlemeler büyük ölçüde savaş dönemine odaklanırken, yeni tasarıların siber saldırılar, veri sızıntıları ve yabancı etkisi gibi modern tehditleri kapsaması planlanıyor.
Yetkililer, bu düzenlemelerin kabul edilmesi halinde hükümetin düşmanca faaliyet gösteren ağları daha kolay tespit edip engelleyebileceğini belirtiyor.
Önemi
Ulusal güvenlik: Olay Filipinler’de yabancı istihbarat faaliyetlerine karşı hassasiyeti artırdı.
Bölgesel gerilim: Çin ile yaşanan deniz yetki alanı anlaşmazlığı, güvenlik meselelerini daha da karmaşık hale getiriyor.
Yasal reform: Casusluk ve yabancı müdahaleye karşı yeni yasalar hazırlanması gündeme geldi.
Kaynak: Reuters
ABD Denizaltısı İran Savaş Gemisini Batırdı: Hint Okyanusu’nda Gerilim Tırmanıyor
Kim / Nerede / Ne Zaman
Amerika Birleşik Devletleri’ne ait bir denizaltı, Hint Okyanusu’nda Sri Lanka açıklarında bir İran savaş gemisini torpidoyla vurdu. Saldırı sonucunda geminin battığı ve çok sayıda mürettebatın hayatını kaybettiği bildirildi. Olay, bölgede devam eden ABD-İran geriliminin yeni bir cepheye yayılması olarak değerlendiriliyor.
Batırılan Gemi
Sri Lanka yetkilileri, batırılan geminin İran donanmasına ait IRIS Dena adlı fırkateyn olduğunu açıkladı. Geminin, Hindistan’daki bir limandan ayrıldıktan sonra İran’a geri dönmek üzere seyir halinde olduğu belirtildi.
Kayıplar ve Kurtarma Çalışmaları
Galle kentindeki hastane yetkililerine göre olayda en az 87 denizci hayatını kaybetti. Sri Lanka kurtarma ekipleri tarafından 32 kişi sağ olarak kurtarılırken, yaklaşık 60 kişinin kayıp olduğu ifade edildi. Gemide toplamda yaklaşık 180 kişinin bulunduğu tahmin ediliyor.
Sri Lanka donanmasına ait ekipler olay yerine ulaştığında denizde petrol sızıntısı ve su üzerinde sürüklenen kişileri gördüklerini bildirdi.
ABD’nin Açıklaması
Pete Hegseth, saldırının ABD denizaltısı tarafından gerçekleştirildiğini doğrulayarak operasyonu “sessiz ölüm” olarak nitelendirdi. Pentagon tarafından yayımlanan bir videoda geminin arka kısmında büyük bir patlama meydana geldiği ve kısa süre sonra suya gömülmeye başladığı görülüyor. Ancak görüntülerin çekildiği tarih bağımsız kaynaklar tarafından doğrulanmış değil.
Bölgesel Arka Plan
Saldırı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonları ile İran’ın buna karşılık verdiği füze ve insansız hava aracı saldırılarının sürdüğü bir dönemde gerçekleşti. Bu nedenle olayın, Orta Doğu’daki çatışmanın Hint Okyanusu’na kadar genişlediğinin bir işareti olabileceği değerlendiriliyor.
Tatbikat Detayı
Batırılan geminin kısa süre önce Hindistan tarafından düzenlenen çok uluslu bir deniz tatbikatına katıldığı ortaya çıktı. Milan Naval Exercise adı verilen tatbikatın Bengal Körfezi’nde gerçekleştirildiği ve birçok ülkenin donanmasının yer aldığı bildirildi.
Önemi
Savaşın genişleme riski: ABD-İran gerilimi Orta Doğu dışındaki bölgeleri de etkileyebilir.
Uluslararası deniz güvenliği: Hint Okyanusu’ndaki askeri hareketlilik artabilir.
Bölgesel diplomasi: Sri Lanka ve Hindistan gibi ülkeler olayın ortasında kalabilir.
Kaynak: Reuters
Çin Parlamentosu Ekonomi ve Politika Yol Haritasını Açıkladı
Kim / Nerede / Ne Zaman
Çin’in siyasi liderleri Xi Jinping önderliğinde 5 Mart 2026’da Pekin’de toplandı. Bu toplantıda, Ulusal Halk Kongresi (NPC), ülkenin önümüzdeki beş yılına dair ekonomik ve siyasi yol haritasını açıkladı.
Ne Oldu?
NPC, Çin’in beş yıllık kalkınma planını yayınlayarak büyüme hedeflerini, bütçe önceliklerini, sanayi politikasını ve savunma stratejilerini duyurdu. Toplantı, ABD ile teknoloji rekabetinin keskinleştiği ve jeopolitik gerilimin arttığı bir dönemde gerçekleşti.
Başlıca Noktalar
GDP ve Bütçe Öncelikleri: Çin ekonomisi için %4,5–5 büyüme hedefleniyor; geçen yılın %5’lik oranının altında bir hedef, ekonomik büyüme kaynaklarının yeniden dengelenmesine fırsat tanıyor. Bütçe açığı, GSYH’nin %4’ü seviyesinde tutulacak.
Yüksek Teknoloji Hamlesi: Yapay zekâ ve kuantum hesaplama gibi stratejik alanlarda teknoloji üstünlüğü hedefleniyor. Çin, nadir toprak elementleri üretiminde dünyanın lideri olarak bu kaynakları elektrikli araçlardan savunma teknolojilerine kadar kritik sektörlerde kullanmayı planlıyor.
Savunma Kapasitesi: Premier Li Qiang, 2026’da savunma harcamalarının %7 artırılacağını ve “ileri seviye savaş kabiliyetlerinin” geliştirileceğini duyurdu. Gözlemciler, Çin’in 2035 yılına kadar silahlı kuvvetlerini modernize etme ve bölgesel güç projeksiyonu planlarını yakından izliyor.
Finansal Sistem: Devlet bankalarına yaklaşık 44 milyar dolar enjeksiyon yapılacak ve teknoloji şirketlerine finansman desteği artırılacak.
Nüfus Politikası: Önümüzdeki beş yıl içinde “çocuk doğumuna dost” bir toplum yaratmayı hedefleyen Çin, işsizlik, eğitim ve sağlık hizmetleri konularında reformlar planlıyor.
Gıda Güvenliği: 2026–2030 döneminde tahıl üretim kapasitesi yaklaşık 725 milyon ton olarak belirlenerek uzun vadeli gıda güvenliği hedefleniyor. Çin, soya gibi kritik ürünlerde hâlen ABD’den yoğun şekilde ithalat yapıyor.
Emisyon Hedefleri: Enerji yoğunluğu yerine karbon yoğunluğu doğrudan hedef alınarak önümüzdeki beş yılda karbon azaltımı hızlandırılacak.
Önemi
Ekonomik ve teknolojik strateji: Çin, ABD ile yükselen teknoloji rekabetinde üstünlüğü hedefliyor.
Savunma ve bölgesel güç: Modernizasyon planları, Tayvan ve çevredeki jeopolitik gerilimleri yakından etkiliyor.
Sürdürülebilir büyüme: Nüfus, gıda ve enerji politikaları, uzun vadeli ekonomik istikrar ve güvenliği güçlendirmeyi amaçlıyor.
Kaynak: Reuters
Çin “Çocuk Dostu Toplum” Kuracak ve Sosyal Güvenlik Sistemini İyileştirecek
Kim / Nerede / Ne Zaman
Çin hükümeti, 5 Mart 2026’da Beijing’de yayımladığı resmi raporda, önümüzdeki beş yıl içinde “çocuk doğumuna dost bir toplum” inşa edeceğini duyurdu.
Ne Oldu?
Yetkililer, nüfus planlamasını ekonomik stratejinin merkezi bir parçası hâline getirerek, doğum oranlarını artırmayı ve yaşlanan nüfusun etkilerini hafifletmeyi hedefliyor. Bu kapsamda istihdam, eğitim, sağlık ve gelir dağılımı konularında iyileştirmeler yapılacak. Sosyal güvenlik sistemi ve yaşlı bakım hizmetleri de kapsamlı şekilde revize edilecek.
Başlıca Noktalar
Nüfus ve Doğum Desteği:
Hamilelik süresince kadınların “ceplerinden ödeme yapmadan” sağlık hizmetlerinden faydalanması sağlanacak; tüp bebek (IVF) dahil tüm tedaviler ulusal sigorta fonu tarafından karşılanacak.
Çocuklu aileler için konut destekleri artırılacak, çocuk bakım sübvansiyonları genişletilecek ve pilot projeler uygulanacak.
Hedef, doğum ve eğitim maliyetlerini düşürerek yeni doğan sayısını stabilize etmek.
Eğitim:
Ücretsiz okul öncesi eğitim ve normal ortaöğretim kontenjanları artırılacak.
Eğitim harcamalarının GSYH’nin %4’ünden fazla olması planlanıyor.
Gümüş Ekonomi ve Yaşlılar:
60 yaş üstü nüfus için hizmetler artırılacak, özellikle kırsal alanlarda yaşlı bakımı geliştirilecek.
Emeklilik, sağlık ve refah destekleri için yeni önlemler getirilecek.
2035’te Çin’de 60 yaş üstü nüfusun 400 milyona ulaşması bekleniyor; bu, ABD ve İtalya’nın toplam nüfusu kadar bir kesime denk geliyor.
Çalışma Yaşının Uzatılması:
Erkekler 63, kadınlar 58 yaşına kadar çalışacak şekilde emeklilik yaşı artırıldı.
Politika Amaçları:
“Çocuk doğumuna dost toplum” vizyonu ile aileler için mali ve sosyal yükler hafifletilecek.
Nüfusun yaşlanmasıyla bağlantılı riskler, yüksek kaliteli sosyal ve ekonomik politikalarla yönetilecek.
Önemi
Demografik denge: Düşen doğum oranları ve hızla yaşlanan nüfus, ekonomik büyüme ve sosyal güvenlik sistemine doğrudan etki ediyor.
Ekonomik planlama: Çocuk ve yaşlı politikaları, Çin’in iç tüketimi artırma ve uzun vadeli ekonomik istikrar hedefleriyle bağlantılı.
Ulusal strateji: Sosyal güvenlik ve yaşlı bakımı alanındaki iyileştirmeler, Çin’in nüfus sorunlarını kontrol altına alma ve iş gücü piyasasını stabilize etme amacını taşıyor.
Kaynak: Reuters
Çin Orta Doğu’ya Arabulucu Gönderecek
Kim / Nerede / Ne Zaman
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 4 Mart 2026’da Beijing’den yaptığı açıklamada, Orta Doğu’daki artan çatışmaları yatıştırmak için özel bir Çin temsilcisi göndereceklerini duyurdu.
Ne Oldu?
Wang, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanlarıyla yaptığı görüşmelerde Çin’in bölgedeki gerilimi azaltmayı amaçladığını belirtti. Suudi Arabistan’ın ihtilafları barışçıl yollarla çözme çabalarını takdir eden Wang, ayrıca sivil halkın korunması ve enerji altyapısı dahil askeri olmayan hedeflerin saldırılardan korunması gerektiğini vurguladı.
Başlıca Noktalar
Çin, Orta Doğu’da arabuluculuk rolü üstlenecek ve bölge ülkeleriyle doğrudan temas kuracak.
Bakan Wang, denizcilik yollarının güvenliğinin sağlanmasının önemine dikkat çekti.
Diplomatik adımlar, çatışmalarda sivillerin zarar görmesini önlemeyi ve bölgedeki enerji güvenliğini artırmayı hedefliyor.
Önemi
Uluslararası diplomasi: Çin’in ara buluculuk çabaları, bölgedeki gerilimin daha da tırmanmasını önleme potansiyeline sahip.
Enerji ve güvenlik: Orta Doğu enerji koridorları dünya ticareti için kritik; Çin’in rolü bu açıdan stratejik önem taşıyor.
Küresel imaj: Bu girişim, Çin’in uluslararası krizlerde aktif diplomatik aktör olduğunu gösterecek bir adım olarak değerlendiriliyor.
Kaynak: Reuters
Avrupa
Beyaz Saray: İspanya ABD ile İş Birliği Yaptı mı? Madrid Yalanladı
Kim / Nerede / Ne Zaman
ABD Başkanı Donald Trump, İspanya’nın ABD ile iş birliği yapmayı kabul ettiğini iddia etti; ancak İspanya hükümeti bu açıklamayı reddetti. Olay 4 Mart 2026’da Washington ve Madrid’de yaşandı.
Ne Oldu?
Trump, İspanya’nın İran’a yönelik ABD-İsrail saldırıları sırasında üslerini kullanmayı reddetmesi üzerine Madrid ile ticareti kesme tehdidinde bulundu. Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İspanya’nın birkaç saat içinde ABD ordusu ile iş birliği yapmayı kabul ettiğini söyledi.
Ancak İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares, böyle bir anlaşmayı “kesinlikle reddediyorum” diyerek yalanladı. Başbakan Pedro Sanchez ve Başbakan Yardımcısı Maria Jesus Montero de İspanya’nın tutumunun değişmediğini ve savaş karşıtı duruşunu sürdürdüğünü vurguladı.
Başlıca Noktalar
Trump, ABD-İsrail saldırılarına destek için İspanya üslerini kullanmayı talep etmiş, ret cevabı üzerine ticaret kesme tehdidinde bulunmuştu.
Beyaz Saray, İspanya’nın iş birliği yaptığını iddia etse de Madrid bunu reddetti.
İspanya hükümeti, Orta Doğu’daki çatışmalara müdahil olmayacaklarını ve bağımsız politikalarını koruyacaklarını açıkladı.
Önemi
Uluslararası gerilim: ABD ile İspanya arasında diplomatik sürtüşme, Batı ittifakındaki güven dengelerini test ediyor.
Küresel güvenlik: ABD-İsrail-İran çatışmaları bağlamında Avrupa’nın üs kullanım politikası, savaşın yayılmasını etkileyebilir.
Diplomasi ve imaj: İspanya’nın sert ret açıklamaları, bağımsız dış politika vurgusunu güçlendiriyor.
Kaynak: Reuters
İspanya, Trump’ın Tehditlerine Karşı Durdu: “Biz Vassal Değiliz”
Kim / Nerede / Ne Zaman
İspanya Başbakan Yardımcısı Maria Jesus Montero, ABD Başkanı Donald Trump’ın tehditlerine karşı çıktığını açıkladı. Olay 4 Mart 2026’da Madrid’de yaşandı.
Ne Oldu?
Trump, İspanya’nın İran’a yönelik ABD-İsrail saldırıları sırasında üslerini kullanmayı reddetmesi üzerine ticareti kesme tehdidinde bulunmuştu. İspanya ise bu tehdidi reddederek bağımsız dış politika duruşunu korudu. Montero, “Biz hiçbir ülkenin vassalı olmayacağız, tehditlere boyun eğmeyeceğiz” dedi. Başbakan Pedro Sanchez da televizyon konuşmasında savaş karşıtı duruşunu tekrarlayarak, çatışmanın küresel felaket riski taşıdığını vurguladı.
Başlıca Noktalar
İspanya, ABD’nin taleplerine rağmen üslerini kullanıma açmadı.
Avrupa Komisyonu, ABD’nin AB ile ticaret anlaşmasına uymasını beklediğini ve üye ülkelerle dayanışma içinde olduğunu açıkladı.
İspanya, çatışmalara doğrudan katılmayacağını belirterek bağımsız bir duruş sergiledi; İngiltere, Fransa ve Yunanistan ise bazı operasyonel desteklerde bulundu.
İsrail, Sánchez’i “despotların yanında durmakla” eleştirdi.
Ekonomi ve Ticaret
Trump, ticaret ambargosu uygulayabileceğini öne sürdü. İspanya’nın ABD’ye ihracatı bazı sektörlerde (ilaç, zeytinyağı gibi) ABD’den aldığıdan daha fazla, bu da olası yaptırımların belirli sektörleri etkileme riskini artırıyor.
Önemi
Uluslararası gerilim: ABD-İspanya ilişkilerinde diplomatik sürtüşme, Avrupa’daki ittifak dengelerini etkiliyor.
Küresel güvenlik: İspanya’nın savaş karşıtı duruşu, çatışmanın yayılmasını önlemeye yönelik önemli bir mesaj olarak görülüyor.
Ekonomi: Olası ambargolar, belirli ihracat sektörlerini ve küresel ticaret akışını etkileyebilir.
Kaynak: Reuters
ABD-İspanya Gerilimi: Trump Tehdit Etti, Madrid Direndi
Kim / Nerede / Ne Zaman
ABD Başkanı Donald Trump, İspanya’nın İspanya’daki askeri üslerini İran’a yönelik saldırılar için kullanmayı reddetmesi üzerine ticaret ambargosu tehdidinde bulundu. İspanyol hükümeti ise bu tehditleri reddederek bağımsız duruşunu korudu. Olaylar 3-4 Mart 2026 tarihlerinde Washington ve Madrid’de yaşandı.
Ne Oldu?
Trump, İspanya’nın üsleri ABD saldırıları için açmaması ve NATO savunma harcamalarını artırmaması nedeniyle “tüm ticareti kesme” tehdidinde bulundu. Beyaz Saray’a göre, İspanya kısa süre içinde iş birliği yapmayı kabul etti, ancak Madrid bu iddiayı kategorik şekilde yalanladı. Başbakan Pedro Sanchez ve Başbakan Yardımcısı Maria Jesus Montero, ülkenin bağımsızlığını ve değerlerini savunacağını belirtti: “Biz vassal değiliz, tehditlere boyun eğmeyeceğiz.”
Başlıca Noktalar
ABD, İspanya’ya ticaret ambargosu uygulayabileceğini öne sürdü ve üslerden 15 uçağı geri çekti.
İspanya, AB ve uluslararası ticaret anlaşmalarına atıfla tehdidi reddetti, olası ambargoların etkilerini yönetebileceklerini açıkladı.
İspanya, savaş karşıtı duruşunu sürdürürken diğer Avrupa ülkeleri daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor; İngiltere, Fransa ve Yunanistan ise bazı savunma operasyonlarına destek verdi.
İsrail, Sánchez’i “despotların yanında durmakla” eleştirdi.
Ekonomi ve Ticaret
İspanya, ABD’ye zeytinyağı, otomobil parçaları, çelik ve kimyasal ürünler ihraç ediyor. ABD-İspanya ticaretinde ABD’nin 2025’te 4,8 milyar dolarlık fazla verdiği belirtiliyor. Ambargo tehdidi bazı sektörleri etkileyebilir, ancak İspanya, ihracat çeşitliliği ve AB desteği sayesinde riskleri sınırlı tutabiliyor.
Önemi
Diplomatik gerilim: ABD-İspanya ilişkilerinde ciddi sürtüşme yaşanıyor.
Küresel güvenlik: Madrid’in savaş karşıtı duruşu, Ortadoğu’daki çatışmaların yayılmasını önlemeye yönelik bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Ekonomi: Ambargo ihtimali, belirli ihracat sektörlerini ve Avrupa-ABD ticaret dengelerini etkileyebilir.
Kaynak: Reuters
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi: Şüpheli Cisim Alarmı İptal Edildi
Kim / Nerede / Ne Zaman
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Lübnan hava sahasına yakın bir bölgede şüpheli bir cismin tespit edilmesi üzerine alarma geçti. Olay 4 Mart 2026 tarihinde yaşandı.
Ne Oldu?
Rum yönetimi, söz konusu cisim için iki Yunan F-16 savaş uçağı görevlendirdi. Alarm, bir saatten kısa sürede iptal edildi ve yetkililer olayın kapandığını duyurdu. Hâlen durum, ilgili makamlar tarafından sürekli izleniyor.
Olayın Bağlamı
Bu gelişme, Pazartesi günü Kıbrıs’taki RAF Akrotiri üssüne İran yapımı bir dronun saldırmasından sonra geldi. O saldırı sınırlı hasara yol açmıştı.
Aynı gün Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, iki başka dronu daha etkisiz hale getirmişti.
Yetkililer, Pazartesi günü düzenlenen saldırıların Lübnan’daki İran destekli Hezbollah tarafından gerçekleştirildiğine inanıyor.
Yetkili Açıklaması
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi sözcüsü Konstantinos Letymbiotis, olayla ilgili olarak “İlgili bilgiler ışığında gerekli araştırmalar yapılmış ve olay kapatılmıştır. Yetkili makamlar durumu sürekli izlemekte ve mevcut prosedürler çerçevesinde uygun önlemler alınmaktadır” dedi.
Kaynak: Reuters
İran-İsrail Savaşı Tırmanıyor: Füze Dalgası ve ABD Kongresi Engeli
Kim / Nerede / Ne Zaman
İran, 5 Mart 2026’da İsrail’e yönelik geniş çaplı füze saldırıları başlattı. Olaylar, Orta Doğu’nun ötesine yayılarak Asya ve küresel piyasaları da etkiledi.
Ne Oldu?
İsrail, İran yetkilerine ait altyapıları hedef alan büyük hava saldırıları düzenledi; sirenler milyonlarca İsrailliyi sığınaklara yönlendirdi.
İran, ABD tankerini ateşe vererek Basra Körfezi’nin kontrolünün kendi ellerinde olduğunu ilan etti. Devrim Muhafızları, Amerikan güçleri nerede olursa olsun mücadele edeceklerini açıkladı.
NATO’ya üye Türkiye, İran’dan gelen bir balistik füze tehdidini havada imha etti, ancak Tahran bunun Türkiye’ye yönelik olmadığını açıkladı.
ABD ve Kongre Tepkisi
ABD’de Cumhuriyetçi senatörler, Başkan Donald Trump’ın İran’a yönelik hava operasyonunu durdurmayı amaçlayan teklifi engelledi. Bu, Trump’ın savaşı yönlendirme yetkisini geniş tuttu.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth İsrailli mevkidaşı ile yaptığı görüşmede saldırıların sürdürülmesini desteklediklerini söyledi.
Siyasi ve Ekonomik Etkiler
İran’ın lideri Ayetullah Ali Hamaney’in cenazesi, İsrail saldırıları nedeniyle ertelendi; oğlu Mojtaba Khamenei, olası halef olarak öne çıktı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) savaşın küresel ekonomik dayanıklılığı test ettiğini, enerji fiyatları ve piyasa güveninin olumsuz etkilendiğini bildirdi.
Basra Körfezi’nden geçen deniz taşımacılığı durdu, 200’den fazla gemi kıyıda bekliyor; petrol fiyatları yükseldi.
Büyük Gulf havalimanları, Dubai dahil, uçuş iptalleri nedeniyle ciddi aksamalara uğradı; ülkeler vatandaşlarını tahliye etmek için seferler düzenledi.
Önemi
Orta Doğu’daki çatışma, bölgesel gerilimi Asya ve küresel piyasalara taşırken, ABD-İran-İsrail eksenindeki kriz, enerji güvenliği ve uluslararası seyahatleri de olumsuz etkiliyor.
Kaynak: Reuters
İsrail, Lübnan’ın Güneyinde Acil Tahliye Emri Verdi
Kim / Nerede / Ne Zaman
İsrail ordusu, 4 Mart 2026 tarihinde Lübnan’ın güneyindeki Litani Nehri’ne kadar olan bölgedeki vatandaşlara “derhal kuzeye taşının” çağrısı yaptı. Bu, ABD-İsrail-İran savaşının üçüncü gününde gerçekleşti.
Ne Oldu?
Lübnan’ın güneyinde yaşayan yaklaşık 60.000 kişi, çatışmalar nedeniyle tahliye edildi. Bu sayı, 2024 yılında Hizbullah ve İsrail arasındaki savaşta yerinden olanlarla birlikte artıyor.
İsrail, sınırdan Litani Nehri’ne kadar olan bölgenin tahliyesini isterken, Lübnan’da en az dokuz kasabaya İsrail askerleri girdi.
İsrail, iki askerinin anti-tank saldırısında yaralandığını duyurdu; Lübnan ordusu bazı sınır noktalarını yeniden konuşlandırdı ve 26 silahsız Lübnan vatandaşını gözaltına aldı.
İsrail’in hava saldırıları ve Hizbullah’ın füzeleri nedeniyle Lübnan’da 72 kişi hayatını kaybetti, 437 kişi yaralandı.
Hizbullah Tepkisi
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Qassem, İsrail’in saldırılarını “önceden hazırlanmış bir saldırı” olarak nitelendirdi ve güney Lübnan’dan çekilmesini talep etti.
Hizbullah, İsrail’in saldırılarına karşılık, kuzey İsrail’deki askeri tesislere hassas güdümlü füzeler ve insansız hava araçları ile yanıt verdi.
Önemi
Lübnan, Orta Doğu’daki savaşın yeni bir cephesi hâline geldi. İsrail’in güney Lübnan’daki tahliye emri ve hava saldırıları, bölgedeki sivil kayıpları ve insani kriz riskini artırıyor.
Tarihsel olarak İsrail, 1978’den bu yana Lübnan’a birçok kez müdahale etmiş ve 2000 yılına kadar güneyde işgal hattı kurmuştu.
Kaynak: Reuters
İran-İsrail Savaşı 6. Gününde: Füze Dalgaları ve Küresel Etkiler
Tarih / Yer / Olay
5 Mart 2026: İsrail, Tahran’daki İran altyapısını hedef alan geniş çaplı hava saldırıları başlattı. Bu, İran’ın füzeleriyle milyonlarca İsrailli’nin sığınaklara koşmasının ardından geldi.
ABD ve İsrail’in saldırıları, Orta Doğu’dan Asya’ya kadar yayılırken küresel finans piyasalarını da sarsıyor.
İran’ın Tepkisi
İran Dışişleri Bakanı, Sri Lanka açıklarında bir İran savaş gemisinin batırılmasını “denizde bir vahşet” olarak nitelendirdi; en az 80 mürettebat öldü.
İran Devrim Muhafızları, Basra Körfezi’nde bir ABD tankerini vurduğunu ve geçici olarak Hürmüz Boğazı’nda kontrolün İran’a geçtiğini açıkladı.
İran Genelkurmay Başkanlığı, Türkiye’ye füze atmadığını duyurdu.
ABD ve İsrail’in Tutumu
ABD Senatosu’nda Cumhuriyetçiler, Kongre onayı gerektiren savaş durdurma önergesini engelledi; Başkan Donald Trump, hava saldırılarını büyük ölçüde kendi yetkisiyle sürdürmeye devam edebilecek.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, İsrail’e “sonuna kadar devam edin, yanınızdayız” mesajı verdi.
Tahran’daki Durum ve Yeni Liderlik
Tahran’daki saldırılar nedeniyle merhum Ayetullah Ali Khamenei’nin cenazesi ertelendi.
Mojtaba Khamenei, yeni liderlik için öne çıkan isim olarak görülüyor, İran’ın baskılara boyun eğmeyeceğini gösteriyor.
Küresel Ekonomi ve Taşımacılık
IMF Başkanı Kristalina Georgieva, savaşın küresel enerji fiyatları, ekonomik büyüme ve enflasyon üzerinde ciddi etkileri olabileceğini belirtti.
Hürmüz Boğazı’ndan geçişler felç olmuş, 200’den fazla gemi kıyıda bekliyor.
Uluslararası uçuşlar büyük ölçüde durdu; Dubai Havalimanı gibi ana hub’lar ciddi iptallerle karşı karşıya.
İnsani Durum
Hükümetler, Orta Doğu’daki sıkışan binlerce vatandaşını tahliye etmek için uçuşlar düzenliyor; bazı uçuşlar ertelendi veya yeniden planlandı.
Önem
Savaş Orta Doğu’dan Asya’ya uzanırken küresel enerji güvenliği ve uluslararası ticaret ciddi şekilde tehdit altında.
Hem siviller hem de uluslararası ticaret ve ulaşım altyapısı krizden etkileniyor.
Kaynak: Reuters
ABD-İran Savaşı: ABD Saldırılarını Derinleştiriyor
Tarih / Yer / Olay
4 Mart 2026, Washington / Pentagon: ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine, İran’ın başlattığı füze saldırılarının azaldığını belirtti.
ABD, İran içlerine doğru ilerleyen saldırılarını genişleteceğini açıkladı ve böylece sahadaki manevra alanını artırmayı hedefliyor.
ABD’nin Askeri Değerlendirmesi
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, altı ABD askerinin hayatını kaybetmesine rağmen savaşta ABD’nin üstün olduğunu belirtti.
ABD, İran açıklarında Sri Lanka kıyılarında bir İran savaş gemisini torpido ile batırdı; bu, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bir düşman gemisinin torpido ile batırılmasının ilk örneği.
İran’ın Durumu
ABD Genelkurmay Başkanı, İran’ın askeri kapasitesinin ciddi şekilde zayıfladığını ve füze saldırılarının başlangıca göre azaldığını söyledi.
ABD saldırılarının iç bölgelere doğru genişlemesi, İran’ın savunma imkanlarını daha da sınırlandırmayı amaçlıyor.
Önem
ABD’nin hedefi, İran üzerinde sürekli baskı kurarak operasyonel üstünlük sağlamak ve savaş alanındaki manevra kabiliyetini artırmak.
İran açık denizlerdeki gemiler dahil, stratejik altyapısının önemli bölümleri risk altında.
Kaynak: Reuters
Portekiz, ABD’nin İran Saldırılarında Üs Kullanmasına Onay Verdi
Tarih / Yer / Olay
4 Mart 2026, Lizbon: Portekiz Başbakanı Luis Montenegro, ABD’nin Azor Adaları’ndaki Lajes Hava Üssü’nü kullanmasına izin verme kararını savundu.
Bu tutum, komşu İspanya’nın ABD taleplerini reddetmesiyle büyük bir tezat oluşturuyor.
Karar ve Hukuki Dayanak
ABD ile uzun süredir yürürlükte olan bir anlaşma, barış zamanında ABD’nin üssü önceden izin almadan kullanmasına izin veriyor.
Çatışmalar sırasında üssün kullanımına onay verme yetkisi Portekiz hükümetine aitti ve Başbakan Montenegro, kararın hem Portekiz yasalarına hem de uluslararası hukuka uygun olduğunu belirtti.
Montenegro’nun Açıklamaları
Üssün kullanımının savunma amaçlı, ihtiyaca dayalı ve askeri hedeflere karşı olduğunu vurguladı.
İran’ı “uluslararası terörizmin devlet sponsoru” olarak nitelendirerek nükleer hırsları ve uzun menzilli füze kapasitesiyle uluslararası normları ihlal etmekle suçladı.
Portekiz’in NATO üyeliğinin 1949’dan beri olduğunu hatırlatarak, İspanya’nın 1982’de katıldığını belirtti ve müttefiklik bağlarını vurguladı.
Ek Önlemler
Çatışmanın enerji fiyatları üzerindeki etkisini azaltmak için petrol ve enerji ürünlerine “olağanüstü ve geçici” vergi indirimi uygulanacak.
Küresel Bağlam
Portekiz’in bu kararı, ABD-İran çatışmasında Avrupa ülkeleri arasında farklı yaklaşım çizgilerini ortaya koyuyor: İspanya üssünü kullanmayı reddederken, Portekiz aktif destek veriyor.
Kaynak: Reuters
İran, İsrail’e Füzelerle Saldırdı; ABD’de Kongre, Hava Operasyonunu Durdurma Girişimini Engelledi
Kim / Nerede / Ne Zaman
İran, Perşembe sabahı İsrail’e yoğun bir füze saldırısı başlatarak milyonlarca İsrailliyi sığınaklara koşmaya zorladı. Bu, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü hava ve kara operasyonlarının altıncı gününe denk geldi ve Washington’da ABD hava saldırılarını durdurma girişimi reddedilmesinin hemen ardından gerçekleşti.
ABD Kongresi Kararı
Washington’daki Cumhuriyetçi senatörler, askeri operasyonların yalnızca Kongre onayıyla yürütülmesini öngören tasarıyı engelledi. 53’e 47 oyla alınan karar, çoğunlukla parti çizgisi doğrultusunda gerçekleşti; tüm Cumhuriyetçilerden biri ve tüm Demokratlardan biri karşıt oy kullandı. Bu sonuç, Başkan Donald Trump’a savaşın yönetiminde geniş yetkiler sağladı.
Orta Doğu’da Gerginlik Tırmanıyor
Çatışmalar, ABD denizaltısının Sri Lanka açıklarında bir İran savaş gemisini batırması ve NATO hava savunmalarının İran’ın Türkiye’ye yönelik balistik füzelerini imha etmesiyle yeni bir boyut kazandı. Savaş, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığını felç etti; en az 200 gemi kıyıda demirli bekliyor. Başkan Trump, maliyetleri düşürmek için gemilere sigorta ve eskort sağlama sözü verdi.
Bölgesel ve Uluslararası Yansımalar
Türkiye, bu çatışmaya doğrudan dahil edilen ilk NATO üyesi olurken, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, bunun ittifakın kolektif savunma maddesini tetikleyeceğine dair bir belirti olmadığını söyledi. Ticaret ve enerji akışındaki aksamalar küresel piyasaları da etkiliyor; Asya borsaları toparlanırken, ABD piyasaları da yükseldi.
Hamaney’in Cenaze Töreni Ertelendi
İsrail’in hava saldırısında öldürülen İran’ın 86 yaşındaki lideri Ayetullah Ali Khamenei’nin cenaze töreni belirsiz bir tarihe ertelendi. İran medyasına göre, yeni lideri seçecek Uzmanlar Meclisi kararını yakında açıklayacak ve bu süreç, İran tarihinde yalnızca ikinci kez gerçekleşiyor.
Yeni Lider Adayları ve Tepkiler
Mojtaba Khamenei, babasının ölümünün ardından güçlü bir aday olarak öne çıkarken, diğer adaylar arasında reformist çizgideki Hassan Khomeini de bulunuyor. İsrail, yeni lider seçildiğinde onu hedef alacağını açıkladı.
Önemli Noktalar
Milyonlarca İsrailli, füze saldırıları nedeniyle sığınaklara yöneldi.
ABD hava operasyonlarını durdurma girişimi Kongre’de başarısız oldu.
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı büyük ölçüde kesintiye uğradı.
İran’da lider değişimi süreci ve Uluslararası piyasalar çatışmadan etkileniyor.
Kaynak: Reuters
İran, Hameney’in Cenaze Törenini Erteledi; Saldırılar ve ABD-İsrail Operasyonları Sürüyor
Kim / Nerede / Ne Zaman
Tahran, İran – 4 Mart 2026 – ABD ve İsrail’in hava harekâtları sırasında Tahran’da düzenlenen saldırıda öldürülen İran’ın Yüksek Lideri Ayetullah Ali Hamenei’nin üç günlük cenaze töreni, güvenlik ve lojistik gerekçelerle ertelendi.
Cenaze Töreni Erteleme Sebebi
İran yetkilileri, başkentteki Grand Mosalla ibadet kompleksinde düzenlenecek törene katılmak isteyenlerin sayısının fazla olması ve altyapının yetersizliği nedeniyle törenin daha uygun bir zamana ertelendiğini açıkladı. Başlangıçta törenin Çarşamba akşamı saat 22:00’de başlaması planlanmıştı.
Saldırılar ve Misillemeler
Hamenei’nin öldürülmesinin ardından İran, ABD ve İsrail hedeflerine füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenledi. Kuveyt Sağlık Bakanlığı, İran saldırısı sırasında bir yerleşim bölgesine düşen şarapnel parçalarının bir kız çocuğunun ölümüne yol açtığını bildirdi.
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Sri Lanka açıklarında Hint Okyanusu’nda bir İran donanma fırkateyninin ABD denizaltısı tarafından torpido ile batırıldığını açıkladı. Saldırıda 80 kişinin cesedine ulaşıldığı, 32 kişinin kurtarıldığı ve onlarca kişinin kayıp olduğu belirtildi. Hegseth, ABD ve İsrail güçlerinin birkaç gün içinde İran üzerinde tam hava üstünlüğü sağlayacağını ve ülkeyi kontrol altına alacağını ifade etti.
İran’ın Tepkisi
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Sekreteri Ali Larijani, ABD Başkanı Donald Trump’ı “Amerikan halkını haksız bir savaşa sürüklemekle” suçladı. Devlet medyası, Tahran’da ve diğer şehirlerde ABD ve İsrail saldırılarını protesto eden kalabalıkları gösterdi; sosyal medyada ise bazı muhaliflerin sokaklarda kutlama yaptığı görüldü.
Arka Plan
Hameney, 1989’da İslam Cumhuriyeti’nin en yüksek lideri olmuş ve İran siyaseti ile silahlı kuvvetleri üzerinde sıkı kontrol sağlamıştı. Son yıllardaki protestolar ve kitlesel gösteriler sırasında birçok kişi onun devrilmesini istemiş, güvenlik güçleri ise şiddetle bastırmıştı. İnsan hakları örgütlerine göre Aralık–Ocak döneminde en az 6.480 kişi hayatını kaybetti.
Kaynak: BBC
Amerika
ABD Senatosu, Trump’ın İran Saldırılarını Destekledi, Savaş Yetkilerini Sınırlama Girişimini Engelledi
Kim / Nerede / Ne Zaman
Washington, 4 Mart 2026 – ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü askeri operasyonları destekleyerek, hava saldırılarını durdurmayı ve İran’a yönelik herhangi bir düşmanlık için Kongre onayı gerektiren iki partili tasarıyı engelledi.
Senato Kararı
Senato, tasarının ilerlemesini 53’e 47 oyla engelledi; çoğunlukla parti çizgisi doğrultusunda gerçekleşen oylamada yalnızca bir Cumhuriyetçi destek verirken, bir Demokrat muhalefette bulundu. Karar, Başkan Trump’a savaş operasyonlarını yönetmede geniş yetkiler sağladı.
Tartışmalar ve Görüşler
Demokratlar ve bazı Cumhuriyetçiler, Trump’ın tekrarlayan dış operasyonlarını sınırlandırmak için bu tasarıyı sundu. Destekçileri, Kongre’nin Anayasa’da belirtilen savaş ilan etme yetkisini geri almayı amaçladığını savundu. Ancak muhalifler, Trump’ın sınırlı saldırılar düzenlemesinin yasal ve başkomutan olarak hakkı dahilinde olduğunu belirtti. Idaho Senatörü ve Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Jim Risch, “Bu sonsuz bir savaş değil, çok kısa sürecek” diyerek tasarıya karşı çıktı.
Prosedür ve Beklentiler
Tasarı, Senato’daki Cumhuriyetçilerin azınlık oy üstünlüğü nedeniyle başarı beklenmeden sunulmuştu. Destekçileri geri adım atmayacaklarını söylerken, tasarıyı engelleyen bazı Cumhuriyetçiler bile Trump yönetiminin İran stratejisini halka açıklaması için çaba göstereceklerini belirtti.
Savaşın Etkileri ve Halkın Görüşü
Orta Doğu’daki Amerikan ve İsrail operasyonları, İran’da, İsrail’de ve bölgedeki diğer ülkelerde hasara ve Amerikan asker kayıplarına yol açtı. Demokrat Senatör Tim Kaine, “Bu bir savaş” diyerek tasarının desteklenmesini istedi. Reuters/Ipsos’un son anketine göre, Amerikalıların yalnızca dörtte biri İran’a yönelik saldırıları onaylıyor ve yarısı Trump’ın askeri gücü kullanma konusunda fazla istekli olduğunu düşünüyor.
Kongre’nin Sonraki Adımı
Temsilciler Meclisi’nin Perşembe günü benzer bir İran savaş yetkisi tasarısını oylaması bekleniyor. Meclis Başkanı Mike Johnson, tasarının muhtemelen başarısız olacağını belirterek, böyle bir kararın ABD askerlerini tehlikeye atabileceğini ve İran güçlerini provoke edebileceğini söyledi.
Önemli Not
Senato tasarısı engellendi; Trump savaş yetkilerini elinde tutuyor.
Meclis’te de benzer bir tasarı oylanacak.
Kamuoyu, ABD’nin İran operasyonları konusunda büyük ölçüde endişeli.
Kaynak: Reuters
Trump, İran Sonrası ABD Rolünü Değerlendiriyor, Beyaz Saray Açıklama Yaptı
Kim / Nerede / Ne Zaman
Washington, 4 Mart 2026 – Başkan Donald Trump, İran’a yönelik askeri operasyonun ardından ABD’nin bölgede ne tür bir rol üstlenebileceğini danışmanlarıyla değerlendiriyor. Beyaz Saray, istihbarat birimlerinin, İran’ın merhum lideri Ayetullah Ali Khamenei’nin oğlu Mojtaba Khamenei’nin yeni liderlik için öne çıktığı yönündeki raporları yakından izlediğini açıkladı.
Beyaz Saray Açıklaması
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, “Bu raporları görüyoruz ve istihbarat teşkilatlarımız konuyu inceliyor. Gerçek şu ki, sonucu beklemek zorundayız” dedi.
Mojtaba Khamenei’nin Yükselişi
Mojtaba Khamenei, Devrim Muhafızları ile yakın bağlar kurarak ve dini yapı içinde etkisini artırarak babasının yerine İran’ın yeni dini lideri olma yolunda öne çıktı.
Trump’ın Değerlendirmesi
Leavitt, Trump’ın ulusal güvenlik ekibiyle birlikte operasyon sonrası ABD’nin İran’daki olası rolünü tartıştığını belirtti. Ancak önceliğin hâlen askeri operasyonun başarısı olduğunu vurguladı.
ABD’nin Hedefleri ve Tepkiler
Leavitt, ABD-İsrail ortak hava operasyonunun amacını savunarak, Washington’ın İran’ın Amerika’ya yönelik doğrudan tehdidine dair kanıt sunamaması eleştirilerine yanıt verdi. Leavitt, “Bu operasyon, İran’ın ABD’ye yönelik çeşitli doğrudan tehditlerinin birikimli etkisiyle başlatıldı. Bu rejim 47 yıldır Amerika’yı, müttefiklerimizi ve halkımızı tehdit ediyor” dedi.
Kamuoyu ve Eleştiriler
Trump, ABD’nin çatışmaya İsrail tarafından çekildiği iddialarını reddetti. Ancak Reuters/Ipsos’un anketine göre Amerikalıların yalnızca dörtte biri İran’a yönelik saldırıları onaylıyor; yaklaşık yarısı ise Trump’ın askeri gücü kullanma konusunda aşırı istekli olduğunu düşünüyor.
Önemli Noktalar
Trump, İran sonrası ABD rolünü değerlendiriyor.
Mojtaba Khamenei, İran’ın yeni lideri olma yolunda öne çıktı.
Kamuoyu, ABD’nin İran operasyonlarına temkinli yaklaşıyor.
Kaynak: Reuters
Balkanlar
BM Kıbrıs Barış Gücü 62. Yılını Kutladı
Kim / Nerede / Ne Zaman:
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs’taki Özel Temsilcisi ve Barış Gücü Misyon Şefi Khassim Diagne, Lefkoşa, 4 Mart 2026.
Ne Oldu?
Diagne, Barış Gücü’nün 62 yıldır adada şiddeti önlediğini ve ara bölgenin büyük ölçüde güvenli olduğunu açıkladı. Barış Gücü siyasi sürece doğrudan müdahale etmiyor, sadece uygun ortam sağlıyor.
Arka Plan:
Barış Gücü 1964’ten beri Kıbrıs’ta Türk ve Rum toplumları arasında çatışmayı önlemek için görev yapıyor. Ara bölgede fiziki sınır olmaması ve yetkisiz girişler operasyonel zorluk yaratıyor.
Önemi:
Adadaki barışın korunması, bölgesel istikrar için kritik. BM misyonu çatışmaların önlenmesinde merkezi rol oynuyor.
Kaynak: TAK
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde Güvenlik Önlemleri Artırıldı
Kim / Nerede / Ne Zaman:
Rum polisi, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 4 Mart 2026.
Ne Oldu?
Ağrotur İngiliz Üssü’ne düzenlenen İHA saldırısı sonrası kara kapıları, havalimanları, limanlar ve okullarda güvenlik artırıldı. Bölgede boşaltma emri cuma gününe kadar uzatıldı.
Arka Plan:
İran’a ait İHA’ların üsse saldırısı, bölgedeki güvenlik endişelerini artırdı. İsrailliler ve Fransızlar başta olmak üzere yabancılar hedef alınabilecek bölgelerde ekstra koruma altında.
Önemi:
Güney Kıbrıs’ın güvenliği için önlemler artırıldı, olası saldırılar önlenmeye çalışılıyor.
Kaynak: TAK, Fileleftheros, Politis
Güney Kıbrıs’a Çok Uluslu Askeri Destek
Kim / Nerede / Ne Zaman:
Yunanistan, Fransa, Almanya, İngiltere ve İtalya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 4 Mart 2026.
Ne Oldu?
Yunanistan iki firkateyn ve iki çift F-16, Fransa nükleer uçak gemisi ve ek firkateyn, İngiltere “HMS Dragon” savaş gemisi gönderiyor. Almanya ve İtalya da destek sağlayacak.
Arka Plan:
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sonrası bölgedeki güvenlik kaygıları arttı, Güney Kıbrıs çok uluslu savunma şemsiyesi kurdu.
Önemi:
Uluslararası destek, Güney Kıbrıs’ın olası saldırılara karşı korunmasını sağlayacak ve bölgesel dengeyi güçlendirecek.
Kaynak: TAK, Fileleftheros, Haravgi

