Batuhan Koçak: PKK/KCK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN YAPILANMASI VE İRAN KOLU PJAK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN BAŞARISIZLIĞI

Turk DEGS
Yazan: Turk DEGS
32 Dk. Okuma
32 Dk. Okuma

PKK/KCK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN YAPILANMASI VE İRAN KOLU PJAK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN BAŞARISIZLIĞI

Batuhan KOÇAK

Araştırmaya ilk olarak terör kelimesinin kökeninden başlayacak olursakterör köken olarak “terrere” kelimesinden gelmektedir. Kelime kökeni bakımından yıldırma, korkutma anlamlarını taşımaktadır. İlk terör eylemleri milattan sonra 1.yy.’a dayanmaktadır. Buna göre yaygın bir görüş olarak terörizmin tarihi bugünkü Filistin topraklarında ilk terörist topluluk olarak kabul edilen Sicariiler tarafından gerçekleştirilmiştir. İlk terörist topluluk olarak kabul edilen Sicariilerdir. Sicariiler adını “Sica” adı verilen kısa kılıçlardan almıştır ve “Sicariiler” hançer taşıyanlar anlamına gelmektedir. Bu saldırıların dönemin egemen güçleri olan Romalılara ve Yahudilere karşı gerçekleştirildiği düşünülmektedir. Yapılan araştırmalara göre Sicariiler düşmanlarına gündüz vakti kalabalık ortamlarda, vur-kaç taktiğiyle saldırarak söz konusu eylemleri gerçekleştirmiştir. Bu ilk terör örgütü olarak kabul edilen eylemler ile hedeflerini vahşice öldürerek, toplumun da bu saldırıları izlemesini sağlayarak, halkın geri kalanına korku salmak suretiyle siyasi hedeflerine de bu sayede ulaşma gayesini gütmüşlerdir.

Kavramsal olarak incelecek olursa yaygın kanaatin aksine terör ve terörizm kelimeleri sıklıkla birbirleri yerine kullanılıyor olsa da içerik bakımından birbirinden farklı anlamla içermektedir. Terör, her türlü şiddet ve davranışları ifade etmekte olup, bir eylem durumunu gösteren, örgütlü ve belli kurallara bağlı olmayan şiddet hareketleri olarak tanımlanmaktadır.

Terörizm ise, siyasal unsuru içerisinde barındıran, bir ideolojiye sahip olan ve mevcut siyasal sistem ya da rejimi şiddet yoluyla bozmaya veya değiştirmeye, bir ideoloji çerçevesinde örgütlenen birden çok kişinin şiddet fiilleri aracılığıyla, mevcut siyasal iktidarı veya rejimi hedefine koyan sürekliliğe dayalı terörist eylemlerini kullanmayı yöntem olarak kabul etme durumudur.

Kısaca tarihi ve kavramsal çerçevesini açıkladıktan sonra Türkiye’nin en büyük sorunlarından olan etnik-bölücü terör yapılanması incelenecek olursa; Buna göre KCK (Kürdistan Topluluklar Birliği) ise bu terörizm hedefinin en üst çatı yapılanması haline getirilmiş ideolojik ve emperyalizmin maşası olmuş bir üst örgütlenmedir. İran, Irak, Suriye, Avrupa ve Türkiye’de bir çatı örgüt yapılanması oluşturularak tüm silahlı, sivil, siyasi ve sosyal örgütlenmeler tek çatı altında toplanmıştır. Bu çatı yapılanma ile tüm Kürtlerin bir anayasası olduğunu ve Kürt nüfusu olan bölgelerde komünal yapılar oluşturulması gerektiği belirlenmiştir. Bu komünal yapılar KCK içerisinde bölge-il-ilçe-mahalle-kasaba-köy-sokak-ev komünlerini oluşturmuş ve her komüne bir temsilci seçilmiş, bu temsilcilerde halk meclislerinde komünlerini temsil etmiştir. Avrupa, Türkiye, Suriye, Irak ve İran’daki temsilcilerin bir araya gelmesiyle de KCK’nın Konfederal sistemi oluşmaktadır. Konfederal sistemin meclisi ise KONGRA-GEL (Kürdistan Halk Kongresi)’dir. Tüm bu oluşumların çatı yapılanması ise KCK’dır. Kürtçülük ideolojisine sıkı sıkıya bağlı, dört ülkeyi kapsayan örgüt şemasıyla şehirlerden sokaklara kadar yapılanmaya gitmiş, bazı komünler içerisinde üniversite, siyasi parti, yerel yönetim, orman, turizm ve kadın sorumluları bulunan bir yapılanmadır. Demokratik Özerklik adını verdiği girişimler ise şehir merkezlerine şiddeti yaymak için kullanılan, Kürt halkını harekete geçirmek için teşvik edici bir eylem planıdır.

“KCK’nın öz savunma boyutu vardır. Buna güvenlik boyutu da diyebiliriz. Toplum burada kendi öz savunmasını kurmaktadır. Bu halkın kendi güvenliğini sağlaması için gerekli alt yapıya sahip olmasıdır. Her alanda örgütlenmesi, kurumsallaşması ve kendi güvenlik sistemini sağlaması önemli boyuttadır. PKK/KCK askeriyede yer alacak mı, köy koruculuğu nasıl lağvedilecek bunlar savunma boyutu için çok önemlidir. Kürt halkını, devlet değil kendisi korumalıdır.” Bebek Katili Öcalan Demokratik Özerk Kürdistan’ın kurulmasına giden sürecin ancak böyle başarılı olacağını belirtmektedir. Kürt Siyasal hareketleri de her ne kadar etnik/milliyetçi Kürtçü söylemleri bir kenara bırakarak söylemlerde bulunsa da kendi içerisinde hem kitlesel hem de siyaseten ‘Kürt Özgürlük Mücadelesi’ vermektedir. ‘Türkiyelileşme’ safsatasını çıkararak birleştirici bir imaj vermeye kalksa da Kobani olayları sırasında 6-8 Ekim 2014’te kitlesel eylem ve şehir çatışmalarını tetikleyerek tüm Kürtlerin mücadeleye katılması söylemlerinde bulunularak ayrılıkçı ve bölücü isteklerini tekraren göstermişlerdir.

KCK’nın adı ‘Kürdistan Topluluklar Birliği’ olarak bilinirken konfederalizm örgütlenmesi tamamlandıktan sonra ‘Kürdistan Demokratik Toplum Konfederalizmi’ olarak güncellenmiştir. KCK bir çatı devlet yapılanması olarak hizmet vermektedir. Parça örgütlenmesinin ülke meclisleri Türkiye’de KCK-TM, Suriye’de KCK-Rojava, İran’da KCK Rojhilat, Irak’ta KCK-Başur olarak adlandırılmıştır. KCK artık bu coğrafyalarda siyasi ve askeri mücadeleye girmiştir. Bulunduğu yerlerde ideolojik propaganda aygıtlarını çok iyi kullanmaktadır.

KCK’nın konfederal bir devlet kurmak için geliştirdiği örgüt şeması:    

KCK en üst çatı örgütlenmedir.

İran-KCK Rojhilat (Doğu) Örgütlenmesi KCK’ya bağlıdır. Askeri örgütlenmesi

PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi)’tır.

Türkiye-KCK Bakur (Kuzey) Örgütlenmesi KCK’ya bağlıdır. KCK-TM, Türkiye

Meclisidir. Siyasi örgütlenmesini HDP-YSP ve askeri örgütlenmesini PKK/HPG (Kürdistan İşçi Partisi/ Halk Savunma Güçleri) yürütmektedir. 

Suriye-KCK Rojava (Batı) Örgütlenmesi KCK’ya bağlıdır. Siyasi örgütlenmesini

PYD (Demokratik Birlik Partisi) ve askeri örgütlenmesini YPG (Halk Koruma Birlikleri) yürütmektedir. 

Irak-KCK Başur (Güney Örgütlenmesi) KCK’ya bağlıdır. Siyasi örgütlenmesini

PÇDK (Kürdistan Demokratik Çözüm Partisi) ve askeri örgütlenmesini PKK/HPG (Kürdistan İşçi Partisi/ Halk Savunma Güçleri) yürütmektedir.

Avrupa-BDT Yurtdışı Örgütlenmesi KCK’ya bağlıdır. Siyasi ve sosyal örgütlenmesini CDK yürütmektedir.

KCK’NIN İRAN’DA KURDUĞU SALDIRI VE SAVUNMA YAPILANMASI

• PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) – İRAN

a) YRK (Doğu Kürdistan Savunma Birlikleri)

b) HPJ (Doğu Kürdistan Savunma Birlikleri-Kadın Kolu)

Bebek Katili Öcalan, KCK Sözleşmesi’nde, KCK’nın bir devlet yapısı olmadığını, “demokratik, toplumcu-konfederal bir sistem” olduğunu öne sürse de öngörülen organlar ve işlevleri “devlet organları” biçiminde kurulmuş ve tanımlanmıştır. Sözleşme bir anaysa niteliğindedir. 1. madde devletin adı KCK’dır. 2. madde devletin nitelikleri anlatılır. 3. madde bayrağı, 4. madde ilkeleri, 5. madde yurttaşlık tanımı, 6. madde yurttaşlıktan çıkarılma, 7. madde bireysel ve siyasal hak ve özgürlükler, 8. madde sosyal, ekonomik ve kültürel hak ve özgürlükler, 9. madde topluluk ve dayanışma, 10. madde temel görevler, 11. maddeden itibaren de devlet organları sıralanıp “KCK’nın kurucusu ve lideri Abdullah Öcalan’dır” hükmüyle devlet başkanı ilan edilerek demokrasiyle bağdaşmayan şekilde tek karar merciidir” ifadesi bulunmaktadır. Tam anlamıyla görüldüğü üzere Anayasa niteliğine sahip olan bir sözleşmedir.

PKK/KCK’nın İran Yapılanması PJAK’ın resmi internet sitesi tarafından paylaşılan dört parçalı (sözde) Kürdistan haritası.

KCK/PJAK TERÖR ÖRGÜTÜ’NÜN İRAN’DAKİ HEDEF VE ÖRGÜTLENMELERİ

DEMOKRATİK KONFEDERASYONUN PJAK SİSTEMİ

Kürtler için bir özerk yönetim biçimi olarak görülür; bu yöntem köy liderliğinde bir tabana sahiptir ve demokratik, organik toplumun örgütlerine yayılmaktadır. Kürdistan Halk Kongresi şu adımlarla başlayacak:

  1. Köy yönetimi ve bir köy meclisinin demokratik seçimleri.
  2. Belirli bir bölgedeki tüm köy liderlerinin katıldığı bir konsey oluşturulması ve demokratik temsilci seçimleri.
  3. Bir Belediye Meclisi, Özgür Vatandaşlık Konseyi ile ayrıca Şehir Özgür Belediye Başkanı, Özgür Demokratik Şöbükler, Özgür Gençlik Şubesi, Özgür Kültür Şubesi gibi konseylerin oluşturulması.
  4. Ülkedeki farklı eyaletler için bir il meclisi ve demokratik temelde komiteler.
  5. Son olarak, Doğu Kürdistan Halk Kongresi’nin kurulması, bir komite ve seçim ve demokrasi temelli demokratik bir toplumun kurulması.
  6.  

PJAK’ın hedefleri ve değişim görevleri:

  1. İran’ın teokratik sisteminde değişimin uygulanması ve dünyaya ekolojik bakış açısı ile kendi deyimleriyle cinsiyet üzerine “cinsiyet sevgili” bir bakış açısından oluşan bir demokrasiyi beslemek için bunlar gereklidir:
    1. Güç biçimini sınırlamak ve değiştirmek için mücadele yapılmakta, iktidar yapısını halkın özgürlüğü ve İran toplumunun gelişimi için çalışan bir organa dönüştürmek için yürütülmektedir.
    1. İran’da sınıf sisteminde değişim için dört reform temelinde mücadele; devlet, ulus, toplum ve vatandaşların reformları.
    1. Tüm geleneksel görüşlere ve fanatik dindarlığa ve dar milliyetçiliğe ve şovenist fikirlere karşı mücadele devam eden projelerdir.
    1. Etnik ve dini gruplar üzerindeki her türlü baskıya karşı direniş ve yasa ile düzene aykırı çalışan ve kendini tüm yasaların üstünde gören tüm sembollere ve kurumlara karşı mücadele.
    1. Dinin siyasallaşmasına ve dini işlevlerden uzak bir amaçla kullanılmasına karşı mücadele.
    1. Merkezi liderlik biçiminden uzaklaşıp halkın öz-yönetiminin pekişmesi ve bağımsızlığı için mücadele etmek.
    1. Rejimin demokratik bir sisteme geçmesi; İranlılar, Kürtler, Azeriler, Beluclar, Türkmenler, Araplar ve demokratik sistem çerçevesindeki diğer tüm etnik gruplar kendilerini yönetmesini esas almıştır.
    1. İnsan hakları için uluslararası şablonlar temelinde bir anayasanın oluşturulması.
    1. Kâr yapmaya ve kitle imha silahlarının yayılmasına karşı mücadele etmek, ayrıca İran sınırları içinde ve dışındaki terör eylemlerine karşı çalışmak.
    1. Askeri gücün azaltılması ve hükümet tarafından belirlenen askeri bütçenin azalması ile ordunun saldırı zihniyetinin azalması ve bunu bir öz savunma politikasına dönüştürmesi için çalışmak.
    1. İran’da ve dünyada halkın güvenliğini tehlikeye atan herhangi bir örgüte karşı barış ve mücadele için çalışmak.
    1. Sivil toplumun artırılması ve demokratik bir toplumun örgütlenmesi ile birlikte gençlerin ve işçilerin demokratik hareketleriyle birlikte kadın demokratik hareketinin güçlendirilmesi.
    1. Toplumun tüm farklı grupları ve sınıfları ile demokrasiyi takip eden toplum gruplarında örgütlenmek.
    1. İfade özgürlüğünü, sansürden muaf gazete, TV ve radyoda makale yayınlama özgürlüğünü, ayrıca protesto ve örgüt kurma özgürlüğünü garanti altına alabilmek.
    1. Tüm çevresel yıkımlara karşı çalışmaya devam edin ve insanlar arasında farkındalık yaratmak için mücadele edin.
    1. Bağımsızlığın yanı sıra özgür ve bağımsız insanları da eğiten bir eğitim sistemi kuruldu ve böylece toplum da eğitildi. Ayrıca çeşitli spor, kültürel ve diğer türde etkinlikler gerçekleştirmek için de bulunuyor.
  • İran Kürdistanı’nda demokratik bir konfederasyonun kurulması. Aşağıda ayrıntılı niyetler yer almaktadır.
    • Halk içinde kendi yetiştirilmiş bir güç ve ortak görüşler temelinde demokratik bir konfederasyon sistemi gerçekleşiyor.
    • Demokratik, ekolojik ve cinsiyet sevgi dolu bir toplum paradigması organizasyonun ve liderliğin tüm kesimlerinde mevcuttur.
    • Burada bir piramit olarak tasvir edilen örgütsel model, seçimlerin hem alt hem yukarıdan hem de gücün gerçekleştiği, burada var.
    • Köylerde köy konseylerinin kurulması, şehirlerde özgür vatandaşlık konseyleri, il meclisleri. Bu konseylerin hedefleri, Kürdistan Halk Kongresi’nin nihai örgütsel yapısıdır.
    • Demokratik bir konfederasyon sistemi, devletin gücünü sınırlamak ve reformlar yaparak toplumun gelişimi ve halkın demokratik iradesi için yasalarla çalışan bir organ haline gelmeye çalışıyor.
    • Kürt halkının temel yaklaşımları demokratik bir örgüt kurmak, demokratik faaliyet ve sivil itaat yürütmek ve halkın ayaklanmasıdır.
    • Meşru meşru müdafaa uluslararası hukuklar tarafından doğal bir hak olarak kabul edilir. Kürt halkının silah taşıma hakkı hayati önemde ve askeri savunmanın tüm yönlerinde silah kullanımı ihtiyaç dolu zamanlarda kabul edilmektedir.
    • Kadınlar ve gençler için demokrasi örgütleri önde gelen konulardır.
    • İran’ın coğrafi ve siyasi sınırları bu süreçte herhangi bir değişiklik geçirmeyecek ve engel olarak değil, tüm bölgelerdeki Kürtler arasında iletişim için bir köprü olarak görülecektir.
    • Resmi bir Kürtçe dilinin oluşturulması ve eğitimin tüm aşamalarında Kürtçe üzerine bir eğitim sistemi oluşturulması için mücadele.
    • Geleneksel yapıların ve gerici toplum ile kabile sisteminin demokratik bir değişimi için mücadele; dini mezhepler, ağalar, şeyhler vb.
    • Aşırı harcama değil, eşit kullanım temelinde ekonomik bir politika için mücadele. Toplumun tüm alanlarında üretimi organize etmek ve hükümetin işsizlik, açlık, enflasyon ve yoksulluğa yol açtığı adaletsiz bir ekonomiye karşı mücadele etmek ve bu sorunları çözmek için projeler hazırlamak.
  • Kadınlar için:
    • Erkek odaklı topluma, erkek değerlerine, erkek zihniyetine ve erkek nüfusun despotik liderliğine karşı mücadele.
    • Kadınların Kadın Özgürlüğü ideolojisi üzerine siyasallaşmasını genişletmek için faaliyetlerin yürütülmesi.
    • Pozitif ayrımcılığın tanıtılması.
    • Toplumun her alanında kadın faaliyetlerini ve örgütlerini teşvik etmek ve kadınlar için her yaşam alanındaki özgür ve eşit katılım için zemin açmak.
  • Birlik demokrasisi ve İran halklarının demokratik ilişkileri stratejisini uygulamak:
    • Kürdistan’ın her kesimindeki demokratik direniş hareketlerini aktif olarak desteklemek ve diasporadaki Kürtlerin haklarını savunmak.
    • Kürt sınırları içinde yaşayan azınlıkların haklarını garanti altına almak.
    • Kürt “parçalarının” birliğini ve ilişkilerini teşvik etmek, Kürt sorununun her kesimde demokratik çözümünü desteklemek ve dünyadaki diğer uluslarla dostluğun teşvik edilmesini sağlamak.
    • İran’daki demokratik takipçilerle karşılıklı anlaşmalar.
    • İran halkları arasında karşılıklı kültürel ve tarihsel açılar temelinde demokratik ilişkilerin geliştirilmesi.
    • İran ve Orta Doğu’daki demokratik gruplar, çevre hareketleri, kadın hareketleri ve hümanist hareketlerle ilişkiler ve birlik kurmak. Ayrıca dünyada uluslararası platformların ve demokratik kongrelerin oluşturulması.

İran’da KCK çatı yapılanması altında partileşen örgütler

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi – PJAK

Kürdistan Özgürlük Partisi – PAK

İran Kürdistan Demokratik Partisi

İran Kürdistanı Komala Partisi

İran Kürdistanı Khabat Örgütü

Kürdistan Komala Partisi

İran Komünist Partisi’nin Kürdistan Örgütü

TERÖR ÖRGÜTÜ PJAK’IN İRAN’DAKİ BÖLÜCÜ FAALİYETLERİ

Türkiye; komşu ülkelerin bölünmesinden değil, toprak bütünlüklerinin korunmasından yanadır. Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir. Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürüttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri, devletimizin reflekslerini ve teröre karşı duruşunu İran özelinde de görmekteyiz.

Kürdistan Özgür Yaşam Partisi olarak adlandırılan PJAK terör örgütü İran ve ABD/İsrail arasında yaşanan savaşta emperyalist fırsatçılığını değerlendirme yolunda adımlar atmış ve bu adımlar doğrultusunda İran’ın toprak bütünlüğünü de tehdit etmiştir. Bu kapsamda yapılan analizin PJAK’ın başarısızlığı üzerinden okunması isabetli olmaktadır. İsrail’in PJAK’ı aparat olarak kullanması, İran’ın bölgedeki gücünü hafife alması açısından başlamadan biten bir yenilginin stratejisi olduğunu göstermektedir.

PJAK kurulduğu günden bugüne terör eylemleri, insan ve uyuşturucu kaçakçılığı gibi birçok uluslararası suç teşkil eden faaliyetlerde bulunan bir yapılanmadır. PJAK’ı, KCK/PKK’dan ayrı görmek imkânsız olmaklar birlikte içerisinde birçok terör örgütü elemanının Suriye’de savaştığı, Türkiye içeresinde eylemlerde bulunduğu istihbarat ve emniyet hizmetleri tarafından tespit edilmiştir.

Türkiye sözde barış süreci özde ihanet süreci olarak adlandırılan süreç öncesi KCK/PKK ile kahraman Mehmetçiğin üstün fedakarlığı sayesinde büyük bir yol katederek terör örgütünü bitme noktasına getirmişti. Eş zamanlı olarak Türkiye, İran ile PJAK üyelerine karşı ortak hareket etme niyetlerini dile getirerek ortak çalışma zemini bulmuştu. Anadolu Ajansı tarafından o dönem aktarılan bilgilere göre Tahran ve Ankara yönetiminin PKK/PJAK üslerine karşı eş zamanlı istihbarat alışverişlerinde bulundukları yönetici kadronun imha edilmesi için ortak harekette bulundukları ifade edilmiştir. Haziran’da, Türk askerlerinin Kürdistan İşçi Partisi (PKK) üyelerini takip etmek için kuzey Irak’a geçtiği haberlerinden bir gün sonra, İran uçakları Kürdistan Özgür Yaşam Partisi’nin (PJAK) kamplarını bombaladı. Kuzey Irak’ın dağlarında ve İran’ın komşu bölgelerinde faaliyet gösteren PJAK’ın yaklaşık 3.000 üyesi bulunmaktadır. Analistler, grubu PKK’nın İran kolu olarak tanımlıyor; PKK, onlarca yıldır Türk askeri ve sivil hedeflerine saldırılar düzenliyor ve Dışişleri Bakanlığı’nın yabancı terör örgütleri listesinde yer alıyor.

PJAK, PKK’dan farklı olduğunu iddia etse de liderleri ve üyeleriyle yapılan röportajlar ile tarihine yapılan bakışlar, iki grubun benzer ideolojilere ve metodolojilere sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca liderlik ve üyelik paylaşıyorlar, üstelik örtüşen alanlarda faaliyet göstermektedirler. Hem Türkiye hem de İran’ın PJAK’ı bir tehdit olarak görmesi nedeniyle, grup ABD-Türkiye ilişkilerine benzersiz zorluklar getiriyor. Daha sonrasında istihbarat alışverişi devam etse de kamplara yönelik ortak askerî harekât İran Devrim Muhafızları tarafından rafa kaldırılmıştır. Türk Ordusu ise tehlikenin geldiği İran ve Irak yönünde operasyon ve bombalarına aralıksız devam etmiştir. PJAK’a ortak operasyon düzenlenmesinin rafa kaldırılmasındaki en önemli nedenin Türkiye’nin Suriyeli Muhalifleri desteklemesi olarak yorumlanabilir. İran, Esad yönetiminin tarafında yer alarak Suriye’deki Şii varlığını kalıcı hale getirmek amacıyla bu yönde politika izlemiştir.

Özellikle PKK/KCK’nın İran kolu PJAK, 2011 yılında İran, Suriye Rejimi ve PKK’nın yaptığı bir anlaşma neticesinde İran’da yürüttüğü askeri operasyonları bir kenara bırakıp, güçlerini Suriye’ye yönlendirmiştir. 200’den fazla PKK/KCK terör örgütü üyesinin YPG saflarında savaştıkları bildirilmektedir. “ABD Hazine Bakanlığı PJAK’ın 2004 yılında aleni bir şekilde KONGRA-GEL tarafından, grubu İranlı Kürtlere daha cazip göstermek amacıyla kurulduğunu belirtmiştir. Raporda ayrıca Nisan 2008 itibarı ile KONGRA-GEL’in hala PJAK’ın üst düzey liderlerini ve 40 kişilik merkez komitesini seçtiği ve atadığı ifade edilmiştir. PYD/YPG varlığında olduğu gibi, PJAK içerisinde görev alan kişilerin profilleri yakından incelendiğinde de PJAK’ın bir PKK/KCK uzantısı olduğu açıkça görülmektedir. Abdül Rahman Hacı Ahmedi PJAK’ın başına geçmeden önce PKK adına eylemlerde bulunduğu bilinmektedir. PJAK’ın koordinasyon komitesi başkanı İhsan Var daha önce PKK’nın Türkiye bölge sorumlularındandı. Mayıs 2006 yılında ölene kadar PJAK’ın başındaki isim olan Akif Zagros da önemli bir PKK militanıydı. PJAK’ın kadın kolu olan Doğu Kürdistan Kadın Birliği’nin (YJRK) başındaki isim olan Gülistan Doğan da eski bir PKK terör örgütü üyesiydi. PJAK lideri Ahmedi, PKK ve PJAK bağlantısı kendisine sorulduğunda bu yakınlığı gizlememektedir. 2006 yılı haziran ayında Yunan Eleftherotypia gazetesine konuşan Ahmedi “aynı çekirdeğe sahip kardeş partileriz. Birbirimizi destekliyoruz” şeklinde beyanda bulunmuştur. PJAK’ın PKK/KCK tarafından kurulduğunu örgüt liderlerinden Cemil Bayık da açıkça söylemiştir.

PJAK’ın tekrar tehlike olarak İran’ın gündemine gelmesi ise ABD ve İsrail’in terör örgütü üyelerini İran’a karşı kullanma girişimi aşamasında olmuştur. Washington yönetiminin İran’daki Kürt gruplara desteği mart ayının başlarında değerlendirilmeye başlandı. Bunu takip eden süreçte Trump’ın Kürt liderlerle görüştüğü Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Claire Leavitt tarafından doğrulandı. Bu görüşmede İran’ın batısındaki illere kara harekâtı yapılması gibi kararlar görüşülüp Kürt liderlerle görüş alışverişinde bulunulduğu aktarıldı. Bunu takip eden süreçte İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonundan bir yetkili, Irak’ta bulunan PJAK güçlerinin İran rejim güçlerine karşı saldırıya geçtiğini doğrular şekilde açıklamalarda bulundu. 2 Mart gününden itibaren resmi olarak İran rejim güçlerine karşı muhabere pozisyonu alan terör örgütü üyeleri, istihbarat ve lojistik yönünden ABD ve İsrail tarafından desteklenmeye başladı. İran’ın Marivan Dağı çevresinde konuşlanan terör örgütü üyelerine karşı İran Devrim Muhafızları Marivan şehrini boşaltarak savunma pozisyonuna geçtiğini duyurmuştur. PJAK terör örgütü üyeleri ise Zagros Dağları boyunca rejime karşı direneceklerini, saldırılarını buradan yöneteceklerini duyurdular. PJAK’ın silahlı kolları, YRK (Doğu Kürdistan Koruma Birimleri) ve HPJ (Kadın Koruma Güçleri) ile topyekûn saldırı başlattıklarını, İran’ın batısını kendi öz birlikleri ile savunacaklarını bildirdiler. CIA ve MOSSAD’ın bu aşamada sahaya sürdüğü elemanları örgüt üyelerine her türlü desteği sağladığı bilinmektedir.

Bunlarla beraber Amerikan’ın önde gelen medya şirketlerinden Axios, Wall Street Journal gibi ünlü medya ağları da Trump’ın bu silahlı grupları desteklemekte çok istekli olduğunu belirten haberler yapmışlardır. CPFIK olarak anılan Silahlı Doğu Kürdistan partilerinin çoğu ilk başta İsrail ve ABD ile birlik içerisinde hareket edeceklerine mutabık olarak karar verdiler. Bu karar onların emperyalizmin tasmasını giymek için bir neden aramadıklarını göstermektedir. Kürtler İran savaşında Beluclar, Azeri Türkleri, Türkmenler ve Arapların özerklik kazanacağı ortamın oluştuğunu söyleyerek emperyalizmin kucağına atlamış ve kendi özerkliklerini dile getirmişlerdir. Fakat diğer etnik kökenler İran rejimi ile bir hareket ederek ABD ve İsrail’e karşı, rejimler birlik ve beraberliklerini, sadakatlerini dile getirmişlerdir.

5 Mart tarihinden itibaren İran istihbaratının elde ettiği bilgilere göre IKBY yönetimi altında bulunan Süleymaniye’den saldırı geldiğini tespit ederek ilk 3 füze ve daha sonra 30 İHA ile silahlı Kürt gruplarına karşı saldırıda bulunmuştur. Mesut Barzani ve Bafel Talabani’nin de Trump’ın çağrılarını doğrulamasıyla birlikte İran Rejiminin bu yönetim bölgelerini de hedef aldığı bilinmektedir. İran Rejimi tehlike kendine yaklaşmadan yerinde ve zamanında yok etmeye çalışmıştır. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Ali Laricani bu ayaklanma ve saldırılara ilişkin “Ayrılıkçı gruplar bir rüzgâr esti sanıp harekete geçmeye kalkışmamalı. Onlara karşı hiçbir şekilde müsamaha göstermeyeceğiz” diyerek gözdağı vermiştir. Aslında İran’ın bu kendinden emin yaklaşımının PJAK’ın başarısız olacağının bir önsözü olarak andığımızda yanılmayız.

Bu hareketliliğinin Türkiye tarafından da yakından takip edildiği Irak’taki silahlı terör örgütü gruplarının İran’daki etnik bölünmeye destek vermek için hareketlendiği, İran’ı iç savaşa sürüklemek için silahlı Kürt gruplarının İran’ın batısına kaydırıldığı Türkiye tarafından dikkatle incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde Millî Savunma Bakanlığı “Türkiye, komşu ülkelerin bölünmesinden değil; toprak bütünlüklerinin korunmasından yanadır. Bu çerçevede, terör örgütü PJAK gibi etnik bölücülüğü körükleyen yapıların faaliyetleri sadece İran’ın güvenliğini değil, aynı zamanda bölgenin genel huzur ve istikrarını da olumsuz etkilemektedir. Terör örgütü PJAK’ın İran’da yürüttüğü faaliyetleri ve bölgedeki gelişmeleri devletimizin ilgili kurumları ile koordineli olarak yakından takip etmekteyiz” şeklindeki açıklaması ile aslında sınırlar arasında oluşacak tehlike anında müdahale edeceğinin sinyalini vermiştir. PJAK’ın böyle bir hareketlilikte İran karşısında başarı elde etmesi riski düşünüldüğünde Türkiye’nin doğu sınırında oluşacak yeni bir tehlikenin zemin bulması risk teorisi kapsamında ulusal güvenlik tehdidi oluşturacağı muhakkaktır. İsrail ve ABD’nin kara gücü ihtiyacını Kürt Silahlı Grupları üzerinden gidermeye çalışması, İran’ın tüm bu saldırılara direnç göstermesi, İran jeopolitiğinin Kürt gruplar olmadan kara harekâtına elverişsiz olması gibi tüm durumlar ABD ve İsrail tarafından değerlendirildiği gözükmektedir. MOSSAD ve CIA ajanlarının Kürt gruplar arasında yaygın olması, Tahran ve İsfahan dahil kritik yerlerde fazlalaşan ajan faaliyetleri İran’ın ulusal güvenliğini büyük riskler altında bırakmıştır. Bu nedenle İran ilk önce terör örgütü PJAK tehlikesini caydırıcı ve sert önlemlerle ekarte edebileceğini göstermesi ve ajan faaliyetlerini engellemesi öncelik olarak belirlenmiştir.

PJAK yöneticilerinin Kürt ve Yahudileri doğal ittifak olarak gördüğünü dile getirmesi, stratejileri için bundan mantıklı başka bir yol olmadığını söylemeleri bu yaklaşmalarının ne durumda olduğunu gözler önüne sermektedir. Adını İsrail’in eski Genelkurmay Başkanı Moshe Dayan’dan alan Tel Aviv Merkezli Moshe Dayan Merkezi, İranlı silahlı kürt örgütlerinin PJAK, PAK ve PDK’nın temsilcilerinin katıldığı online bir panel düzenlemiştir. Bu panelde PJAK yöneticilerinden Ahwan Chiako “Hedeflerimize ulaşmak için kiminle çalışacağımız konusunda hiçbir sınır koymadık” diyerek açık niyetlerini belirlemişlerdir. Bu toplantının özelinde İsrail’in en büyük düşünce merkezlerinden birinde böyle bir toplantı yapılması, PJAK terör örgütünün İran’ın yıkılması için kullanıldığı, bölme ve parçalama planlarının yapıldığı görülmektedir.

Tüm bu adımları komşularının ve bölgenin güvenliği adına takip eden Türkiye, PJAK ve Irak’taki Kürt gruplarının hareketlerini yakından takip ettiğini amaç ve hedeflerinin ne olduğunu bildiklerini dile getirmiştir. Türkiye’nin istihbaratı ve stratejik zekâsı sayesinde çok yönlü diplomasi kullanılarak İsrail’in PJAK ve Kürt gruplarını İran’a topyekûn kullanma hedefleri boşa çıkarılmıştır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Trump ile yaptığı görüşme ve MİT ve Dışişleri heyetlerinin Kuzey Irak’a yaptığı çıkarma sayesinde “Suriye gibi müdahale ederiz” mesajı verilmiştir. MOSSAD ajanlarının Irak’taki Kürt grupları arasındaki faaliyetleri, CIA’nın yönlendirmesi ile hareketlenen Irak’taki terör gruplarının yer değiştirmesi sahada titizlikle takip edilerek İran ile İstihbarat alışverişinde bulunulmasıyla Türkiye tehlikeyi yerinde ve zamanında kontrol etmiştir. Kuzey Irak yönetimine ve Merkezi Irak yönetimine verilen mesajda, her hareketlerinin titizlikle takip edildiği, İran’ın bölünmesine yönelik hareketler ve bölgeyi terör unsurlarının hareket serbestisine bırakacak herhangi bir durumda Türkiye’nin de buna müdahale edeceği mesajı net bir dille ifade edilmiştir. Dışişleri Bakanlığı ve MİT, durumun ciddiyetinin anlaşılması için Irak Merkezi Yönetimi ve Kuzey Irak Yönetimine heyetler göndererek bu girişimlerin engellenmesi gerektiğini aksi halde durumun kritik seviyelere ulaşacağı ve bölgede güvenliğin kalmayacağını dile getirmişlerdir. Açıkça tüm Kürt gruplara ayrılıkçı hareketlerde bulunursanız, İran’a müdahale ederseniz ben de size müdahale ederim uyarısında ikazında bulunulmuştur.

Türkiye’nin bu güçlü tutumu neticesinde İran Devrim Muhafızlarının da operasyonlara başladığı görülmektedir. PJAK’ın silahlı kanadının üst düzey üyeleri, İran güçleri tarafından etkisiz hale getirilmeye başlanmıştır. İlk olarak Kürdistan Eyaletinin Marivan şehrinde PJAK’ın üst düzey yöneticisi, kimliği belirlenemeyecek şekilde yok edildi. Mousak semtinde ise bir Peugeot marka araçta 2 üst düzey yöneticinin daha suikast ile etkisiz hale getirilmiştir. Etkisiz hale getirilenlerden birinin YRK’nin Irak Kürdistan’ı sorumlusu Çamçamal üyesi Muhammed Hüseyin Raşid olduğu açıklandı. Türk istihbaratının yerini belirleyip, İran güçleriyle paylaştığı gibi bilgiler yer almakta olup sahada MİT ve Devrim Muhafız Güçlerinin istihbarat alışverişinde bulunduğu bilinmektedir.

Devam eden süreçte İran güçleri MOSSAD ile bağlantısı olan Kürt gruplara evlerinde operasyonlar düzenlemeye başladı. İbrahim Rahmani adında Kürt Çevre aktivisti olarak bilinen aslında PJAK üyesi olan MOSSAD Ajanı Piranşehr’de gözaltına alındı ve tutuklandı. Rahmani’nin devrim muhafızları tarafından infaz edildiğine dair bilgiler mevcut durumdadır Ayrıca İran’da MOSSAD hapishanesine atılan karı-kocanın MOSSAD adına bilgi sızdırdığı kendilerini Kürt iş adamları olarak tanıttıkları da gelen bilgiler arasındadır. İran içte sağladığı istihbarat operasyonları neticesinde de kritik bilgilere ulaştığı bilinmektedir.

İran İslam Devrim Muhafızları, Irak Kürdistan Bölgesel yönetimi sınırları içerisinde alan Komala Partisi kampına düzenlediği drone saldırıları neticesinde de terör örgütü üyelerinin üst düzey yöneticilerini hedef almıştır. Ghazal Mawlan adındaki Mahabad’tan Kampa giden terör örgütünün ve partinin üst düzey yöneticisi yok edilmiştir. Devam eden süreçte tehlike olarak gördüğü KCK kamplarına drona saldırılarına devam ederek, ABD ile ateşkes sürecinde dahi kampları bombalamıştır. İran şiddeti arttırarak PJAK terör örgütü üyelerine nefes aldırmamıştır. ABD ve İsrail örgüt üyelerinden kara harekâtı beklerken, PJAK mevcut bulunduğu alanlardan dahi çekilmek zorunda kalmıştır. ABD ve İsrail’in devlet vaadine kana Kürt gruplar yine hüsrana uğramıştır.

Bu sürede İran Devrim Muhafızlarının yaptığı operasyonlar neticesinde;

  • İran Kürdistanı Demokratik Partisi (PDKI) 93 kez hedef alındı.
  • Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) 25 kez hedef alındı (toplamda 59 füze ve insansız hava aracı).
  • İran Kürdistanı Komala Partisi 21 kez hedef alındı.
    Kürdistan Emekçileri Komala Partisi 20 kez hedef alındı.
  • İran Kürdistanı Khabat Örgütü 5 kez hedef alındı.
    Komala – İran Komünist Partisi Kürdistan Örgütü 3 kez hedef alındı.

İran Devrim Muhafızları tarafından MOSSAD’a ajanlık yaptığı belirlenen PJAK ve PAK destekçisi idam edilen kişilerin listesi:

  • Kourosh Keyvani – 17 Mart 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Saleh Mohammadi – 18 Mart 2026’da Kum Merkez Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Mehdi Ghasemi – 18 Mart 2026’da Kum Merkez Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Saeed Davoudi – 18 Mart 2026’da Kum Merkez Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Akbar Daneshvarkar – 30 Mart 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Saeed Mohammad Taghavi Sangdehi – 30 Mart 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Pouya Ghobadi Bistouni – 31 Mart 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Babak Alipour – 31 Mart 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Amir Hüseyin Hatami – 2 Nisan 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Abolhassan Montazer – 4 Nisan 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Vahid Baniamerian – 4 Nisan 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Mohammadamin Biglari – 5 Nisan 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Shahin Vahedparast Kalvar – 5 Nisan 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.
  • Ali Fahim – 6 Nisan 2026’da Karaj’daki Ghezel Hesar Hapishanesi’nde idam edildi.

İran’ın topografik haritasında da görüldüğü gibi İran’ın batısı dağların hâkim olduğu bir bölgedir. PJAK terör örgütü üyelerinin silahlı kanadı YRK üyeleri ise Zagros Dağları boyunca kümelenerek terör faaliyetlerine devam ediyorlar. ABD ve İsrail’in KCK/PJAK üyelerinin bölgeyi bilmesi açısından kara harekâtını onlar ile yapma planı üç aşamada yok edilmiştir:

  1. İran Devrim Muhafızları’nın ve Ulusal Güvenlik unsurlarının ayrılıkçı hareketlere ilk baştan beri müsamaha göstermemesi,
  2. Türkiye Cumhuriyeti’nin bölgenin güvenliğini korumak amacıyla çoklu diplomasi aygıtlarını, istihbarat elemanlarını ve lider diplomasisini kullanarak caydırıcılığını göstermesi,
  3. İran Devrim Muhafızlarının terör örgütleriyle ve ajanlarla, içte ve dışta sıkı bir mücadeleye girişmesi ve operasyonları PJAK’ın başarısızlığını sağlamıştır.

KAYNAKÇA

Bilâ, F. (2004). Hangi PKK, (2.Baskı). Ankara: Ümit Yayıncılık

Bilâ, F. (2016). İdeolojik Kodlarıyla Kâğıt Üstündeki PKK. (1.Baskı). İstanbul: Doğan Kitap

Bookchin, M. (2013). Toplumsal Ekoloji ve Komünalizm. (Çev. F. Dara). İstanbul: Sümer Yayıncılık

Güler, D. PKK Terör Örgütünün 2010 Sonrası Dönemdeki İdeolojik ve Taktiksel Dönüşümü. Yüksek Lisans Tezi, Bursa Teknik Üniversitesi, 2022.

Öcalan, A. (2005). PKK Yeniden İnşa Kongresi: Politik Rapor. (1.Baskı). Kongreler Dizisi Yayım

Semiz, B. (2013). PKK ve KCK’nın Din Stratejisi; İdeoloji, Algı, Çatışma. (1.Baskı). İstanbul: Kara Kutu Yayıncılık

Sertaç, H. B. (2000). Teori, Örgütler, Olaylar. Ankara: ASAM Yayınları Serxwebun, (1982-a), 1. Sayı.

Sökmen, A.İ. (2012). İdeolojik Boyutu ile PKK Terör Örgütü. Doktora Tezi, Savunma Bilimleri Enstitüsü, Ankara: Kara Harp Okulu

Steven, M. (2001). Strategic Asymmetry. Military Rewiev, Cilt81. No:4

Şen, H. (2021). PKK, Terör ve İdeoloji. (1.Baskı). İstanbul: Yeditepe Yayınevi

Şen, H. (2019). PKK Terör Örgütünün İdeolojik ve Yapısal Dönüşümü. Yüksek Lisans Tezi, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü.

Şimşir, B.N. (2009). Kürtçülük (1.Baskı). Ankara: Bilgi Yayınevi

Soner Çağaptay ve Zeynep Eroğlu, “The PKK, PJAK, and Iran: Implications for U.S.-Turkish Relations”, The Washington Institute, June 13, 2007,

http://www.washingtoninstitute.org/poli cy-analysis/view/the-pkk-pjak-and-iran-implications-for-u.s.-turkish-relations

Iran War Didn’t Break PKK Exception: It Showed How Deep It Runs

EXCLUSIVE: Thousands Of Kurdish Fighters Launch Ground Offensive Into Iran Against Regime, Official Says – i24NEWS

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir