CİHAT YAYCI ; SELÂHADDİN EYYUBİ: TÜRKLÜĞÜ UNUTTURLMAYA ÇALIŞAN TÜRK KOMUTAN!

Turk DEGS
Yazan: Turk DEGS
4 Dk. Okuma
4 Dk. Okuma

Tarih bazen sadece anlatılmakla kalmaz, zaman içinde yeniden yazılır, yeniden yorumlanır. Bu nedenle büyük şahsiyetlerin kimlikleri ve aidiyetleri, özellikle modern dönemde politik okumaların gölgesinde farklı yöne çekilebilir. Selahaddin Eyyubi de bu durumun en çarpıcı örneklerinden biridir. Oysa tarihî kayıtlar, Ortaçağ kronikleri, aile soy kütükleri ve modern akademi, tek bir gerçeği işaret eder:

Selahaddin Eyyubi, Azerbaycan–Duvin kökenli bir Türkmen/Türk ailesindendir.

Bu gerçek tartışmanın değil, tarihî tespitin konusudur. Selahaddin’in yetiştiği komuta geleneği, ordusunun yapısı, ailesinin ad kültürü ve dönemin tanıklıkları bunu açıkça gösterir.

KÖKENİN KAYNAKLARDAKİ AÇIKLIĞI

İbnü’l-Esîr, Eyyubi ailesinin Duvin Türkmenleri olduğunu açıkça yazar.
İbn Hallikan, Selahaddin’in dedesi Şadi bin Mervan’ın Azerbaycan bölgesindeki Türkmen boylarından geldiğini kaydeder.
Ebu Şame, Makrizi, İbn Kesîr ve Sıbt İbnü’l-Cevzi de aynı bilgiyi teyit eder.

Batılı tarihçilerden Claude Cahen, hanedanın kökenini Türkmen olarak tanımlar.
Amin Maalouf, “Arapların Gözünden Haçlı Seferleri” eserinde Eyyubi ailesinin Azerbaycan Türkleri arasından çıktığını belirtir.
Stanford Shaw, Selahaddin’in soyunun Duvin Türkmenlerine dayandığını yazar.

Hiçbir birincil kaynak Selahaddin’i Kürt kökenli göstermez.
Hiçbiri “el-Kürdî” nisbesini ona atfetmez.

AİLE YAPISI VE TÜRK AD KÜLTÜRÜ

Etnik aidiyetin en güçlü kanıtlarından biri, aile içi ad kültürüdür. Selahaddin’in ailesindeki isimlerin tamamı Türk ad geleneğini yansıtır.

Baba:

Necmeddin Eyyub — Türkçe karşılığı: Necmettin Eyüp.

Anne:

Ümmü’l-Halil / Ümmü Eyyub — Künyedir; Türkçe karşılığı: Halil’in/Eyüp’ün Annesi.

Dede:

Şadi — Eski Türkçe bir isimdir.

Amca:

Asadüddin Şirkuh — “Dağ Aslanı”; Türk komutan geleneğinde karşılığı vardır.

Kardeşler:

Turanşah — %100 Türkçe bir addır; “Turan’ın Şahı”.
Melikşah — Selçuklu hükümdar adıdır.
Taceddin, Seyfeddin — Selçuklu-Türkmen komuta kültüründe yaygındır.

Bu tablo bile Eyyubilerin Türk kökenli bir hanedan olduğunu gösterecek güçtedir.

ORDUSU, KÜLTÜRÜ VE DEVLET ANLAYIŞI TÜRK GELENEĞİDİR

Selahaddin’in ordusunun ana omurgasını Türkmen atlıları oluşturur.
Yetiştiği komuta sistemi, Zengî Devleti’nin Selçuklu-Türk nizamına dayanır.
Saray teşkilatı, emir-komuta düzeni, askerî rütbe hiyerarşisi, tamamen Türk askerî geleneğinin devamıdır.

Kudüs’ün fethindeki siyaset üslubu ve hutbe dili de Selçuklu devlet aklının izlerini taşır.

“KURDİ” MESELESİ VE BOZKURT SOYU GERÇEĞİ

Günümüzde sık yapılan bir hataya da değinmek gerekir: “Kürdî” kelimesinin yanlış yorumlanması.

Arapça’daki el-Kürdî, etnik aidiyeti değil coğrafi ilişkiyi ifade eden bir nisbettir.
Nasıl ki “el-Bağdâdî” Bağdatlı, “el-Halebî” Halepli demekse;
“el-Kürdî” de Kürt diyarında bulunan, o bölgede yaşayan veya görev yapan kişi anlamına gelir.

Bu nedenle, bu nisbenin etnik bir anlam taşıdığı iddiası hatalıdır.

Üstelik Selahaddin için hiçbir birincil kaynak böyle bir nisbe kullanmaz.

Ayrıca o dönemde böyle bir diyar da söz konusu değildir!

Buna karşılık Türk tarih ve mitolojisinde yer alan Kurdi/Kurtî/Kurtegin gibi ad kökleri tamamen farklıdır.
Bu kelimeler “Kurt/Bozkurt soyundan gelen” anlamı taşıyan Türkçe ad kökleridir.
Oğuz ve Kıpçak kültüründe Kurt/Börü motifi, soy adlarına ve unvanlara doğrudan yansımıştır.
Duvin bölgesindeki eski Türkmen boyları arasında Kurt/Bozkurt adlı aileler bilinmektedir.

Dolayısıyla şu ayrımı yapmak şarttır:
• el-Kürdî (Arapça nisbe) → Coğrafi tanım; etnik köken belirtmez.
• Kurdi/Kurtî (Türkçe ad kökü) → Bozkurt geleneğiyle bağlantılı Türk soy adıdır.

Eyyubi ailesinin kökeni, gelenekleri ve ad kültürü düşünüldüğünde, “Bozkurt soyundan gelen Türkmenler” nitelemesi tarihî ve folklorik olarak uyumludur, fakat bunun Arapça “el-Kürdî” ile hiçbir ilişkisi yoktur.

NEDEN BAZILARI BU GERÇEĞİ KABUL ETMEKTE ZORLANIYOR?

Çünkü Selahaddin Eyyubi, İslam tarihinin en parlak askerî dehasıdır.
Bu çapta bir komutanı sahiplenmek, modern politik yapılarda sembolik güç sağlar.
Ancak tarih, politik arzulara göre şekillendirilemez.

Selahaddin’in ailesi Türk’tür, komuta sistemi Türk’tür, yetişme düzeni Türk’tür, ordusu Türk’tür.
Onu büyük yapan, içinde yetiştiği Türk askerî aklı ve Selçuklu devlet geleneğidir.

SON SÖZ: TARİH YORUM DEĞİL, BELGE İSTER

Bugün Selahaddin Eyyubi’nin Türklüğü;
soy kayıtları, isim analizi, kronikler, devlet geleneği ve askerî yapının bütününde
tarihî bir gerçeklik olarak karşımızda durmaktadır.

Bu hakikati görmezden gelmek mümkün değildir.
Tarih, duygularla değil belgelerle yazılır.
Belgeler ise Selahaddin’i, tarihin altın sayfalarına Türk kökenli büyük bir komutan olarak kaydetmiştir.

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir