
Rubio: Trump, Küba’nın “Dostane Şekilde Ele Geçirilmesi” İhtimalini Gündeme Getirdi
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Şubat 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’dan Teksas’a hareketi öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Ne oldu / Arka plan:
Trump, Küba’ya ilişkin yaptığı değerlendirmede adanın “dostça bir biçimde” ABD tarafından devralınması ihtimalinden söz etti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nunkonuya “çok üst düzeyde” ilgi gösterdiğini belirten Trump, Küba hükümetinin Washington ile temas halinde olduğunu ve ciddi ekonomik darboğaz yaşadığını öne sürdü. Küba’nın mali kaynak, enerji ve temel ihtiyaç maddeleri bakımından zor durumda olduğunu savunan Trump, ülkenin köklü bir değişime ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Havana yönetimi ise ABD ile herhangi bir üst düzey resmi görüşme gerçekleştirilmediğini açıkladı. Bununla birlikte, ABD’li yetkililerin eski Küba liderinin torunuyla gayriresmî temaslarda bulunmuş olabileceğine dair basında yer alan iddialar net biçimde yalanlanmadı. Amerikan medyasında, Rubio’nun son haftalarda Kübalı isimlerle gizli görüşmeler yaptığı yönünde haberler yayımlandı.
İki ülke arasındaki gerilim, Küba güvenlik güçlerinin Florida kayıtlı bir sürat teknesiyle karasularına giren ve bir devriye botuna ateş açtığı belirtilen kişilere müdahalesi sonrası arttı. Olayda dört kişinin hayatını kaybettiği, altı kişinin yaralandığı bildirildi. Rubio, bunun bir ABD operasyonu olmadığını ve Amerikan hükümetinin olayda rolü bulunmadığını açıkladı.
Son dönemde Washington yönetiminin Küba’ya yönelik enerji akışını büyük ölçüde sınırladığı ve ekonomik baskıyı artırdığı biliniyor. Rubio da yaptığı son açıklamalarda Küba’daki mevcut düzenin sürdürülemez olduğunu savunarak “dramatik değişim” çağrısında bulunmuştu.
Önemi / Etkileri:
Trump’ın kullandığı “dostça ele geçirme” ifadesi, ABD–Küba ilişkilerinde yeni bir tartışma başlatabilecek nitelikte. Resmî temaslara dair çelişkili açıklamalar diplomatik belirsizliği artırırken, Karayipler’de güvenlik risklerinin yükselmesine yol açabilir. Ekonomik baskının artması ve ada içindeki kırılganlıklar, bölgesel dengeleri etkileyebilecek bir sürece işaret ediyor. ABD iç siyasetinde özellikle Florida’daki Küba kökenli seçmen kitlesinin bu süreçte belirleyici rol oynaması beklenebilir.
Kaynak: Reuters
ABD’de İlk Kayıplar Sonrası Trump’tan Uyarı: “Daha Fazlası Olabilir”
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü yayımlanan bir video mesajında ve yaptığı açıklamalarda, İran’a yönelik askeri operasyonlar kapsamında yaşanan ilk Amerikan kayıplarını değerlendirdi. Aynı gün ABD’li yetkililer, Kuveyt’teki bir askeri üste üç Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini doğruladı.
Ne oldu / Arka plan:
ABD’li iki yetkili, kimliklerinin açıklanmaması şartıyla, söz konusu askerlerin Kuveyt’te görev yaptıkları üsse yönelik saldırı sonucu öldüğünü Reuters’a bildirdi. Bu gelişme, hafta sonu genişletilen askeri harekâtın ilk resmi kayıpları olarak kayda geçti.
Trump, hayatını kaybeden askerleri “gerçek Amerikan vatanseverleri” sözleriyle andı ancak operasyonların doğası gereği yeni kayıpların yaşanabileceğini belirterek kamuoyunu olası gelişmelere hazırladı. Başkan, İran’a yönelik saldırıların “tüm hedeflere ulaşılıncaya kadar” süreceğini ifade etti. Açıklamasında, İran’ın askeri komuta yapısının ciddi darbe aldığını, dokuz İran savaş gemisi ile bir deniz tesisinin imha edildiğini öne sürdü.
ABD ordusu da Cumartesi günü büyük çaplı muharebe operasyonlarının başlamasından bu yana Amerikan hava ve deniz unsurlarının 1000’den fazla İran hedefini vurduğunu duyurdu.
Önemi / Etkileri:
Operasyonun genişlemesi ve ilk kayıpların açıklanması, hem bölgesel güvenlik dengeleri hem de ABD iç siyaseti açısından kritik bir eşik olarak görülüyor. Yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için askeri müdahalenin siyasi sonuçları tartışma konusu. Reuters/Ipsosanketine göre kamuoyunda operasyona verilen destek sınırlı kalıyor.
Sahadaki gelişmelerin seyri, Washington’un İran stratejisinin kapsamını ve süresini belirleyecek; aynı zamanda Orta Doğu’daki güç dengeleri üzerinde doğrudan etkili olacak.
Kaynak: Reuters
Hamaney’in Öldürülmesi İran’da Veraset Sürecini Belirsizliğe Sürüklüyor
Kim / Nerede / Ne zaman:
İran’ın dini lideri Ali Hamaney, 1 Mart 2026’da İsrail ve ABD saldırıları sonucu hayatını kaybetti. Gelişme, başta Tahran olmak üzere ülke genelinde geniş yankı uyandırdı.
Ne oldu / Arka plan:
Hamaney’in öldürülmesi, 1979 devriminden bu yana İran’ın karşı karşıya kaldığı en ciddi siyasi krizlerden birini tetikledi. Ülke bir yandan kendi topraklarında devam eden askeri gerilimle mücadele ederken, diğer yandan çözülmemiş bir liderlik meselesiyle karşı karşıya kaldı.
Uzmanlar, sistemin tek bir lidere bağımlı olmayacak şekilde tasarlandığına ve dini kurumlar, güvenlik aygıtı ile siyasi elitler arasında dağıtılmış bir güç yapısına dayandığına dikkat çekiyor. Bu çerçevede özellikle İslam Devrim Muhafızları Birliği (IRGC) kritik konumda bulunuyor. Devrim Muhafızları’nın savaş koşullarında zayıflayıp zayıflamadığı ya da tam tersine daha sert ve güvenlik odaklı bir çizgide kenetlendiği, rejimin geleceğini belirleyecek temel unsur olarak görülüyor.
İran Anayasası’na göre yeni dini lideri belirleme yetkisi Uzmanlar Meclisi’ne ait. Ancak savaş ortamının ve güvenlik risklerinin süreci geciktirebileceği, hatta geçici bir liderlik konseyi modelinin gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Nitekim İranlı siyasetçi Ali Laricani, geçiş sürecini yönetmek üzere geçici bir konseyin devreye girebileceğini açıkladı. Meclis Başkanı Mohammad Baqer Qalibaf gibi isimler olası ara formüllerde denge figürü olarak değerlendiriliyor.
Hamaney’in ölümünden önce haleflik konusunda bazı hazırlıklar yaptığı, yargı erki başkanı Gholam-HosseinMohseni-Eje’i ve ılımlı din adamı Hasan Humeyni gibi isimlerin öne çıktığı belirtiliyor. Ancak mevcut güvenlik ortamında nihai kararın nasıl şekilleneceği belirsizliğini koruyor.
Öte yandan İsrail tarafı operasyonların sürebileceği mesajını verirken, İran’ın askeri ve siyasi kapasitesini zayıflatmayı hedeflediğini açıkladı. Washington ve Tel Aviv’in stratejisinin yalnızca askeri altyapıyı değil, aynı zamanda üst düzey liderliği de hedef alarak rejimin dayanıklılığını test etmeye yönelik olduğu yorumları yapılıyor.
Önemi / Etkileri:
Hamaney’in ölümü, İran’da yalnızca bir lider değişimini değil, sistemin yapısal dayanıklılığının sınanmasını da beraberinde getiriyor. Sürecin üç temel eksende şekillenmesi bekleniyor: güvenlik aygıtının bütünlüğünü koruyup koruyamayacağı, elitler arasında uzlaşı sağlanıp sağlanamayacağı ve kamuoyunda oluşabilecek huzursuzluğun siyasi kırılmaya dönüşüp dönüşmeyeceği.
Eğer Devrim Muhafızları birlik içinde kalırsa sistem daha güvenlikçi bir çizgiye kayabilir. Ancak komuta yapısında çözülme yaşanması veya toplumsal protestoların büyümesi halinde, İran’da daha köklü bir siyasi dönüşüm süreci başlayabilir. Bölgesel güç dengeleri ve Orta Doğu’daki güvenlik mimarisi açısından gelişmeler kritik önem taşıyor.
Kaynak: Reuters
Ortadoğu’daki Çatışmaların Gölgesinde Petrol Yükseldi, Küresel Piyasalar Baskı Altında
Kim / Nerede / Ne zaman:
Küresel enerji ve finans piyasaları, 2 Mart 2026 Pazartesi günü Ortadoğu’daki çatışmaların tırmanmasıyla sert dalgalanmalar yaşadı.
Ne oldu / Arka plan:
Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri operasyonlarının sürmesi ve İran’ın bölge genelinde füze saldırılarıyla karşılık vermesi, enerji arzına ilişkin endişeleri artırdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın çatışmaların dört hafta daha sürebileceğini söylemesi, piyasalardaki risk algısını daha da yükseltti.
Petrol fiyatları gün içinde sert yükseldi. Brent ham petrolü varil başına 77 doların üzerine çıkarak bir ara 82 doları aştı; ABD ham petrolü de benzer şekilde güçlü artış kaydetti. Güvenli liman talebiyle altın fiyatları yükselirken, küresel hisse senedi piyasalarında satışlar hızlandı.
Piyasaların odağında, küresel deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı bulunuyor. Boğazda fiilî bir kapanma yaşanmamış olsa da tanker trafiğinde yavaşlama ve sigorta maliyetlerinde artış gözleniyor. Enerji analistleri, bu hatta yaşanabilecek ciddi bir kesintinin günlük milyonlarca varillik arzı sekteye uğratabileceğine dikkat çekiyor.
Petrol fiyatlarındaki artışın kalıcı hale gelmesi durumunda küresel enflasyon baskılarının yeniden güçlenebileceği ve ekonomik toparlanmanın sekteye uğrayabileceği değerlendiriliyor. Petrol üreticisi ülkelerin oluşturduğu OPEC+ grubu Nisan ayı için sınırlı bir üretim artışı kararı alsa da, arzın önemli bölümünün yine Ortadoğu üzerinden taşınacak olması riskleri azaltmaya yetmeyebilir.
Piyasalara yansıma:
Asya’da Japonya’nın Nikkei 225 endeksi düşüş kaydederken, bölge genelinde satış baskısı görüldü. Avrupa’da EURO STOXX 50 ve DAX vadeli işlemleri geriledi. ABD’de S&P 500 vadeli kontratları da değer kaybetti.
Döviz piyasasında dolar güç kazanırken, euro geriledi. ABD 10 yıllık Hazine tahvil getirileri son dönemin en düşük seviyelerine yakın seyretti. Yatırımcılar, artan jeopolitik risklerin yanı sıra bu hafta açıklanacak ABD imalat, perakende satışlar ve istihdam verilerini de yakından takip ediyor.
Önemi / Etkileri:
Enerji arzına ilişkin belirsizliklerin sürmesi halinde petrol fiyatlarında yeni bir yukarı yönlü düzeltme ihtimali bulunuyor. Bu durum hem enflasyon beklentilerini yukarı çekebilir hem de merkez bankalarının faiz indirimi planlarını zorlaştırabilir. Küresel ekonomide kırılgan toparlanma süreci, jeopolitik risklerle yeniden baskı altına girmiş durumda.
Kaynak: Reuters
Hizbullah’ın Devreye Girmesiyle İsrail–İran Çatışması Lübnan’a Sıçradı
Kim / Nerede / Ne zaman:
İsrail ordusu, 2 Mart 2026’da Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güney banliyölerine hava saldırıları düzenledi. Gelişme, İran destekli Hizbullah’ın İsrail’e yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları başlattığını duyurmasının ardından yaşandı.
Ne oldu / Arka plan:
İsrail, Hizbullah’ın saldırılarını gerekçe göstererek örgütün Lübnan’daki kontrol alanlarını hedef aldığını açıkladı. Lübnan resmi ajansına göre Beyrut’un güneyinde düzenlenen saldırılarda en az 31 kişi hayatını kaybetti, 149 kişi yaralandı. İsrail ordusu, üst düzey Hizbullah unsurlarının da hedef alındığını bildirdi.
Çatışma aynı zamanda İran cephesinde de tırmandı. Tahran yönetimi yeni bir füze dalgası başlattığını duyururken, Tel Aviv ve Kudüs dahil birçok kentte hava saldırısı sirenleri devreye girdi. İran devlet medyası, füzelerin İsrail’deki hükümet ve askeri tesisleri hedef aldığını öne sürdü.
İran’ın bölgedeki en önemli müttefiklerinden biri olan Hizbullah, İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına karşılık olarak çatışmaya katıldığını açıkladı. Bu gelişme, zaten İran ile İsrail arasında yoğunlaşan askeri gerilimi Lübnan sahasına taşıdı.
İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, operasyonların günler sürebileceğini ve dalgalar halinde devam edeceğini belirtti. İsrail tarafı, Tahran üzerinde hava üstünlüğü sağlandığını ve askeri-komuta merkezlerinin hedef alındığını savundu.
Bölgesel gerilim yalnızca İsrail ve Lübnan’la sınırlı kalmadı. Kuveyt hava savunma sistemlerinin insansız hava araçlarını engellediği bildirildi; Katar’ın başkenti Doha ve BAE’nin bazı bölgelerinde patlama sesleri duyuldu. İngiltere Savunma Bakanlığı, Kıbrıs’taki Akrotiri üssüne yönelik bir insansız hava aracı saldırısının sınırlı hasarla atlatıldığını açıkladı.
ABD Başkanı Donald Trump, operasyonların haftalar sürebileceğini ifade ederken, Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada askeri kampanyanın hız kesmeden devam edeceği belirtildi. İran tarafı ise Washington ile müzakereye açık olunmadığını vurguladı.
Önemi / Etkileri:
Hizbullah’ın çatışmaya doğrudan dahil olması, krizi iki ülke arasındaki sınırlı bir askeri gerilim olmaktan çıkarıp çok cepheli bir bölgesel çatışmaya dönüştürme riski taşıyor. Lübnan’ın sahaya dahil olması, Doğu Akdeniz ve Körfez hattında güvenlik dengelerini sarsabilir.
Çatışmanın yayılması enerji arzı, deniz ticareti ve küresel hava ulaşımı üzerinde de baskı yaratıyor. Uzmanlar, askeri operasyonların süresine ve bölgedeki vekil aktörlerin tutumuna bağlı olarak daha geniş çaplı bir bölgesel istikrarsızlık ihtimalinin göz ardı edilemeyeceğini belirtiyor.
Kaynak: Reuters
Avustralya, İran–İsrail Geriliminde Askeri Müdahaleye Katılmayacak
Kim / Nerede / Ne zaman:
Avustralya Dışişleri Bakanı Penny Wong, 2 Mart 2026’da yaptığı açıklamada Canberra yönetiminin İran–İsrail çatışmasına askeri olarak dahil olmayacağını duyurdu. Açıklama, Sidney merkezli yayın organlarına verilen röportajlarla kamuoyuna yansıdı.
Ne oldu / Arka plan:
Ortadoğu’da İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Tahran’ın füze misillemeleriyle tırmanan gerilim sürerken, Avustralya hükümeti olası bir askeri katkı ihtimalini net biçimde reddetti. Wong, ülkesinin söz konusu operasyonlara katılmadığını ve gelecekte de böyle bir plan öngörülmediğini ifade etti.
Çatışmaların bölgesel ölçekte yayılması ve İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesi sonrası güvenlik riskleri artarken, ABD’nin de ilk askeri kayıplarını açıkladığı bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, operasyonların haftalar sürebileceğini belirtmişti.
Canberra yönetimi, askeri pozisyon almak yerine bölgede bulunan Avustralya vatandaşlarının güvenliğine odaklanıyor. Wong, Ortadoğu’da yaklaşık 115 bin Avustralyalının bulunduğunu ve tahliyelerin hava sahasının büyük ölçüde kapalı olması nedeniyle zorlaştığını söyledi. Hükümetin ticari havayollarıyla temas halinde olduğu ancak şartların elverişsizliği nedeniyle uçuş planlamasının güçleştiği belirtildi.
Savunma Bakanı Richard Marles ise Dubai yakınlarındaki Al Minhad Hava Üssü’nde görev yapan yaklaşık 100 Avustralyalı askeri personelin güvenliği için ek önlemler alındığını açıkladı.
Önemi / Etkileri:
Avustralya’nın askeri rolü dışlaması, Batılı müttefikler arasında çatışmaya doğrudan katılım konusunda farklı yaklaşımlar bulunduğunu gösteriyor. Canberra’nın temkinli tutumu, bölgesel gerilimin daha geniş bir uluslararası askeri koalisyona dönüşmesini sınırlayabilir.
Öte yandan hava sahalarının kapanması ve ticari uçuşların iptali, yalnızca güvenlik değil, küresel ulaşım ve lojistik açısından da zincirleme etkiler yaratıyor. Avustralya’nın önceliği kısa vadede vatandaşlarını güvenli biçimde tahliye etmek olurken, diplomatik düzeyde ise gerilimin düşürülmesine yönelik çağrılar öne çıkıyor.
Kaynak: Reuters
İran’ın Dini Lideri Hamaney’in Öldürülmesine Uluslararası Tepkiler
Olay:
İran’ın Dini Lideri Ali Hamaney, 1 Mart 2026’da ABD ve İsrail saldırılarında öldürüldü. Ölümü, bölgesel ve küresel ölçekte yoğun diplomatik ve siyasi tepkilere yol açtı.
Uluslararası Tepkiler:
Şehbaz Şerif (Pakistan Başbakanı): Uluslararası hukuk normlarının ihlali konusunda endişelerini dile getirdi, devlet ve hükümet başkanlarının hedef alınmaması gerektiğini vurguladı.
Mesud Pezeşkian (İran Cumhurbaşkanı): Hamaney’inölümü ülke için büyük felaket, Amerika ve İsrail’in utanç dışında bir kazanımı olmayacağını belirtti.
Ursula von der Leyen (Avrupa Komiseri): Hamaney’inölümüyle İran halkı için yeni umutlar oluştuğunu ancak bölgesel istikrarsızlık riskinin devam ettiğini ifade etti.
Antonio Tajani (İtalya Dışişleri Bakanı): İran’ın geçiş sürecinde olduğunu, Hamaney’in otoritesinin kaybının önemlisonuçlar doğuracağını söyledi.
Maud Bregeon (Fransız Hükûmeti Sözcüsü): Hamaney’inülkesinde ve bölgede binlerce sivilin ölümünden sorumlu olduğunu belirterek, ölümünün memnuniyetle karşılanabileceğini ifade etti.
Kaja Kallas (AB Dış Politika Şefi): Ölümü İran tarihinde belirleyici bir an olarak nitelendirdi, halkın daha fazla söz sahibi olabileceği bir yol açıldığını söyledi.
Vladimir Putin (Rusya Devlet Başkanı): Hamaney ve ailesine yönelik saldırıyı uluslararası hukuka ve insan ahlakına aykırı olarak kınadı.
Maria Stenergard (İsveç Dışişleri Bakanı): Ölümün fırsatlar yaratabileceğini, ancak belirsizlikler ve Orta Doğu’da şiddet sarmalının riskinin sürdüğünü vurguladı.
Indonesian Ulema Council (MUI): Hamaney’in ölümüne derin üzüntü belirtti ve ABD’nin Filistin çatışmasını yönetme stratejisinin adil bir barış sağlamaktan çok eşitsiz güvenlik mimarisini güçlendirdiğini savundu; MUI, Endonezya hükümetine BoP üyeliğini iptal etme çağrısı yaptı.
Özet:
Hamaney’in ölümü, uluslararası toplumda hem eleştirel hem de temkinli yorumlara yol açtı. Bazı liderler bunu istikrarsızlık riski olarak değerlendirirken, diğerleri İran halkına yeni fırsatlar doğduğunu ve bölgedeki güç dengelerinin yeniden şekillenebileceğini belirtti.
Kaynak: Reuters
Afganistan–Pakistan Gerilimi Kabil’de Patlak Verdi
Kim / Nerede / Ne zaman:
Afganistan, 1 Mart 2026’da başkenti Kabil üzerinde Pakistan jetlerine ateş açtığını açıkladı. Olay, bölgede ABD–İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve Körfez ülkelerindeki misilleme operasyonlarıyla birlikte yaşanan istikrarsızlık ortamında gerçekleşti.
Ne oldu / Arka plan:
Taliban yönetimi, Pakistan’ın Afganistan’daki bazı hükümet tesislerine yönelik saldırılarına yanıt olarak Kabil üzerinde hava savunma saldırıları düzenledi.
Patlamalar ve silah sesleri şafak öncesi Kabil’de yankılandı; neyin hedef alındığı ve kayıplar netleşmedi.
Pakistan, Afganistan’ı Tehreek-e-Taliban Pakistan (TTP) militanlarını barındırmakla suçladı. Afganistan ise bu suçlamayı reddetti ve topraklarının başka ülkelere karşı kullanılmasına izin vermediğini belirtti.
Taraflar arasında karşılıklı misilleme operasyonları ve ağır kayıplar bildirildi; bağımsız doğrulama mümkün olmadı.
Bölgesel güçler (Suudi Arabistan, İran, Rusya, Çin, Avrupa Birliği) itidal çağrısında bulundu, diplomatik arabuluculuk teklif etti. ABD ise Pakistan’ın kendini savunma hakkını desteklediğini açıkladı.
Önemi / Etkileri:
Afganistan–Pakistan gerilimi, bölgedeki zaten gergin olan güvenlik ortamını daha da tırmandırıyor. Uzun süredir devam eden sınır çatışmaları, kalıcı istikrarsızlık ve bölgesel gerilim riskini artırıyor. Tarafların ağır kayıplar bildirmesi ve diplomatik çabaların yoğunlaşması, krizin daha geniş bir çatışmaya dönüşme ihtimalini gündeme getiriyor
Kaynak: Reuters
Çin, İran’a Yönelik Saldırıları Kınadı ve Ateşkes Çağrısı Yaptı
Kim / Nerede / Ne zaman:
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 1 Mart 2026’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını kabul edilemez bulduğunu açıkladı ve derhal ateşkes ile diplomatik müzakerelerin yeniden başlamasını talep etti.
Ne oldu / Arka plan:
ABD ve İsrail, İran’ın Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesine yol açan saldırılar başlattı.
Wang Yi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov ile yaptığı görüşmede egemen bir liderin öldürülmesini ve rejim değişikliği kışkırtmasını kınadı.
Bakanlar, saldırıların durdurulması, tüm Körfez ülkelerinin güvenliğinin sağlanması ve İran meselesine siyasi-diplomatik çözüm bulunması gerektiğini vurguladı.
Çin, vatandaşlarını İran’dan ayrılmaya çağırdı; kara yolları üzerinden Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye ve Irak’a çıkış önerildi. Aynı zamanda Çin’in İsrail büyükelçiliği, ülkedeki Çin vatandaşlarına güvenli bölgelere geçmeleri veya Mısır üzerinden çıkış yapmaları tavsiyesinde bulundu.
Saldırılar, Orta Doğu’daki uçuşlarda kesintilere ve iptallere yol açtı; Cathay Pacific ve bağlı şirketler operasyonlarını geçici olarak askıya aldı.
Önemi / Etkileri:
Çin’in resmi açıklaması, saldırıların uluslararası hukuka ve egemen devletlerin haklarına aykırı olduğunu vurguluyor. Ateşkes ve müzakere çağrısı, bölgedeki tırmanan gerilimin diplomatik yollarla kontrol altına alınması ihtiyacını ortaya koyuyor. Çin’in vatandaşlarını tahliye çağrısı, saldırıların bölgesel güvenlik ve sivil hareketlilik üzerindeki etkisini de gözler önüne seriyor.
Kaynak: Reuters
Çin, Ulusal Halk Kongresi’nde Batı ile Teknoloji Yarışında Yol Haritasını Açıklayacak
Kim / Nerede / Ne zaman:
Çin, 2 Mart 2026’da Pekin’de Ulusal Halk Kongresi (NPC) açılış oturumunda 2026–2030 15. Beş Yıllık Planı kapsamında teknoloji stratejisini detaylandıracak.
Ne oldu / Arka plan:
Çin’in yeni planı, yapay zeka, insansılar (humanoidrobotlar) ve uzay alanlarında öncelikli hamleleri içeriyor.
Plan, ABD ile teknoloji ve tedarik zincirleri rekabetinde Çin’in önümüzdeki beş yıldaki yol haritasını gösterecek.
Ülkenin hedefi, yüksek profilli teknolojik atılımları endüstriyel ölçeğe ve sermayeye dönüştürmek.
Geçen yıl Çin, insansılar ve yapay zeka alanında önemli ilerleme kaydetti; bu, ABD’nin gelişmiş çiplere erişim sınırlamaları ve küresel teknoloji rekabeti bağlamında dikkat çekti.
Çin, büyük devlet mülkiyetindeki işletmeleri ve özel şirketleri yeni teknolojileri üretime entegre etmek için kullanmayı planlıyor.
Odak alanları ve etkileri:
İnsansılar ve robotik: Çin’in insansı robotları, CCTV Bahar Festivali’nde dans ve dövüş gösterileri ile sergilendi; üretimde ve motor kontrolünde ciddi ilerleme sağlandı.
Uzay: LandSpace şirketi, yeniden kullanılabilir Zhuque-3 roketi ile test ve kurtarma girişimlerini sürdürüyor.
Tedarik zincirleri: Pekin, nadir topraklar ve düşük kaliteli yarı iletkenler üzerindeki ihracat kontrolleri ile küresel tedarik zincirlerini stratejik bir araç olarak kullanıyor.
Strateji, Çin’in teknoloji ve endüstri altyapısını yeniden şekillendirme, büyük üreticilere öncelik verme ve küçük firmaların konsolidasyonunu hızlandırma risklerini içeriyor.
Önemi / Etkileri:
Çin’in önümüzdeki beş yıldaki teknoloji politikası, ABD ile başa baş bir küresel rekabeti belirleyecek.
Yapay zekayı ve robotik platformları endüstriyel ölçekte devreye sokmak, Çin’in ekonomik ve jeopolitik güç projeksiyonunu güçlendirecek.
Plan, tedarik zincirleri, üretim kapasitesi ve jeopolitik riskler arasındaki dengeyi yönetme ihtiyacını vurguluyor.
Kaynak: Reuters
Kuveyt, İran’ın Misilleme Saldırıları Üçüncü Gününde Düşman İHA’larını Engelledi
Kim / Nerede / Ne zaman:
Kuveyt, 2 Mart 2026’da İran’ın Körfez ülkelerine yönelik misilleme saldırılarının üçüncü gününde düşman insansız hava araçlarını durdurdu.
Ne oldu / Arka plan:
İran, ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’daki saldırılarına yanıt olarak komşu Körfez ülkelerine saldırılar düzenliyor.
Kuveyt’te Rumaithiya ve Salwa mahalleleri yakınında hava savunma sistemi insansız hava araçlarının çoğunu etkisiz hâle getirdi.
Patlamalar ve sirenler, aynı zamanda Dubai ve Katar’ın başkenti Doha’da da duyuldu.
Tahran, ABD ve İsrail üslerini hedef alacağını duyurmuştu ve bazı sivil ve ticari alanlara da saldırı yaparak bölgesel hava ve ticaret güvenliğini etkiledi.
Önemi / Etkileri:
Kuveyt’in hava savunması, bölgedeki misilleme saldırılarının sivil kayıplara yol açmasını önleyerek stratejik bir tampon görevi gördü.
Saldırılar, Körfez’in enerji ve ticaret merkezlerini riske atıyor; bölgesel gerilim devam ediyor.
Kaynak: Reuters
ABD, İran Savaşındaki İlk Kayıplarını Açıkladı; Anket Trump’a Meydan Okuma Sinyali Veriyor
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD ordusu, 1 Mart 2026’da İran’a yönelik operasyonlarda Kuveyt’te üç askerinin öldüğünü ve beşinin ağır yaralandığını doğruladı.
Ne oldu / Arka plan:
ABD, Cumartesi günü İran’a büyük hava ve deniz operasyonları başlattı; 1000’den fazla hedef vuruldu, B-2 bombardıman uçakları yer altı füze tesislerine saldırdı.
İran’ın misilleme saldırıları sürerken ABD askerlerinin kayıpları ilk kez açıklandı. Kuveyt’teki bir üste ölümler meydana geldi.
Başkan Donald Trump, operasyonların dört hafta sürebileceğini belirtti ve İran liderliğine karşı “temel olarak cezalandırıcı darbeler” uygulanacağını vurguladı.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian, İran’ın savaş yürütme kapasitesinin etkilenmediğini ve misilleme operasyonlarının devam ettiğini söyledi.
Reuters/Ipsos anketi, Amerikalıların %43’ünün operasyonları onaylamadığını, %27’sinin onayladığını ve %29’unun kararsız olduğunu gösterdi.
Önemi / Etkileri:
ABD’nin kayıpları ve kamuoyunun tepkisi, Trumpyönetimi için Orta Doğu’daki çatışmada siyasi risk oluşturuyor.
Operasyonlar, İran’daki liderlik yapısını hedef alarak rejim üzerindeki baskıyı artırmayı amaçlıyor, ancak sonuç belirsiz.
Uzmanlar, çatışmanın daha geniş toplumsal huzursuzluklara yol açabileceğine dikkat çekiyor.
Kaynak: Reuters
Rusya’dan Hürmüz Boğazı Uyarısı: Küresel Petrol ve Enerji Piyasalarında Risk
Kim / Nerede / Ne zaman:
Rusya Dışişleri Bakanlığı, 1 Mart 2026’da Hürmüz Boğazı’nın kapanması durumundaki ekonomik etkiler konusunda uyarıda bulundu.
Ne oldu / Arka plan:
Bakanlık, stratejik açıdan kritik önemdeki Hürmüz Boğazı’nın deniz trafiğine kapatılmasının, dünya petrol ve gaz piyasalarında “önemli dengesizliklere” yol açabileceğini belirtti. Boğaz, Suudi Arabistan, BAE, Irak, Kuveyt, İran gibi üreticilerden küresel piyasaya günlük toplam yaklaşık %20 civarında petrol sevkiyatını taşıyan dar bir geçit olarak biliniyor.
Reuters’e göre bazı tanker sahipleri, büyük petrol şirketleri ve ticaret evleri, ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ile İran’ın navigasyonu kapattığını açıklamasının ardından Hürmüz üzerinden ham petrol, yakıt ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatlarını askıya aldı.
Bakanlık açıklamasında, su yolunun kapatılmasının küresel enerji arzını sarsabileceği ve buna bağlı olarak petrol ve gaz fiyatlarında çalkantılar yaratabileceği vurgulandı. Ayrıca Rusya, İran’ın dini liderinin öldürülmesini “uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendirip kınadı ve gerilimin derhal azaltılması çağrısı yaptı.
Önemi / Etkileri:
Hürmüz Boğazı dünya enerji ticaretinde kritik bir “boğaz noktası” (chokepoint) olduğundan, kapanması halinde ham petrol ve LNG akışının ciddi şekilde sekteye uğraması bekleniyor. Deniz yolu üzerindeki bu kesinti, küresel fiyatları yukarı çekebilir ve enerji arz güvenliği risklerini artırabilir.
Rusya’nın uyarısı, çatışmanın yalnızca askeri değil, ekonomik/enerji piyasaları açısından da ciddi sonuçlara yol açabileceğine işaret ediyor; bu da enerji bağımlılığı yüksek ülkeler üzerinde enflasyon ve ticari baskılar yaratabilir.
Kaynak: Reuters
İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, 1 Mart 2026 Cumartesi günü ABD ve İsrail saldırılarında öldürüldü.
Kim / Nerede / Ne Zaman:
Tahran ve diğer şehirlerde farklı tepkiler ortaya çıktı; bazıları yas tutarken, bazıları kutlama yaptı.
Olaylar / Tepkiler:
Tahran’da yas: Enghelab Meydanı’nda toplananlar siyahlar giydi, ağladı ve liderin intikamını almak gerektiğini söyledi.
Kutlamalar ve meydan okumalar: Ilam eyaleti Dehloranşehrinde bir heykel devrildi; Alborz eyaleti Karaj’da ve Huzistan’daki İzeh ile Galleh Dar kasabalarında sokaklarda dans ve sevinç gösterileri yapıldı. Videolarda, 1979 İslam Devrimi’ne ait anıtların yıkıldığı görüldü.
Bazı kişiler Ocak 2026’daki hükümet karşıtı protestolarda ölen gençlerin evlerinin önünde kutlama yaptı.
Görüşler / Endişeler:
Yas tutanlar, ABD ve İsrail’i sorumlu tutup Hamaney’inkanının intikamını alacaklarını söyledi.
Kutlama yapanlar, İran İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini umut ediyor.
Bazı vatandaşlar ise yabancı güçler tarafından liderin öldürülmesinden duydukları endişeyi ifade etti; kaos ve belirsizlikten korkuyorlar.
Özet / Önemi:
Hamaney’in ani ölümü İran’da derin bir toplumsal ve siyasi bölünmeyi ortaya çıkardı.
Ülke, yas ve kutlamalar üzerinden net bir “fay hattı” gösteriyor; bu durum hem iç istikrarı hem de ABD ve İsrail’e yönelik misilleme olasılığını etkileyebilir.
Bu gelişmeler, Ocak 2026’daki hükümet karşıtı protestolar ve daha önceki huzursuzluk dalgalarıyla birlikte, İran’da uzun süredir devam eden toplumsal kutuplaşmayı daha da derinleştiriyor.
Kaynak: Reuters
İsrail Lübnan’da Hizbullah’a Yönelik Operasyonlarını Başlattı
Kim / Nerede / Ne zaman:
İsrail Silahlı Kuvvetleri, 2 Mart 2026 Pazartesi günü Lübnan genelinde İran destekli Hizbullah militanlarını hedef alan saldırılar düzenlediğini duyurdu.
Ne oldu / Arka plan:
Hizbullah’ın etkili olduğu Beyrut’un güney banliyölerinde patlamalar meydana geldi. İsrail, grubun stratejik noktalarına operasyon düzenleyerek bölgedeki faaliyetlerini sınırlamayı hedefledi. Bu hamle, Ortadoğu’daki gerilimi artırma potansiyeli taşıyor.
Bölge etkisi:
Saldırılar kısa vadede Lübnan’da güvenlik önlemlerinin yoğunlaşmasına ve siviller açısından risklerin artmasına neden oldu. Ayrıca bölgedeki istikrarsızlık, enerji taşımacılığı ve ticari faaliyetler üzerinde de belirsizlik yaratıyor.
Önemi / Etkileri:
Operasyon, İsrail’in İran destekli gruplara karşı stratejisini güçlendirdiğini gösteriyor ve Lübnan’daki çatışma dinamiklerini değiştirebilir. Artan tansiyon, hem yerel halk hem de bölgesel güvenlik açısından ciddi bir risk teşkil ediyor.
Kaynak: Reuters
Trump: İran Operasyonları Tüm Hedefler Gerçekleşene Kadar Sürecek
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Mart 2026 Pazar günü Washington’dan yaptığı açıklamada, İran’daki askeri operasyonların tüm hedefler tamamlanana kadar devam edeceğini belirtti.
Ne oldu / Arka plan:
Trump, Truth Social üzerinden yayınladığı videoda, üç Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini doğruladı ve kayıpların intikamının alınacağını söyledi. Başkan, olası ek kayıplara karşı halkı hazırladı ve operasyonların “tam güçle” sürdüğünü vurguladı.
Bölge etkisi:
İran’daki çatışmalar, bölgedeki gerilimi artırırken ABD ve müttefiklerinin operasyon kapasitelerini gösteriyor. Bu durum, Ortadoğu’daki güvenlik durumunu ve petrol taşımacılığını yakından etkileyebilir.
Önemi / Etkileri:
Trump’ın açıklaması, Washington’un askeri baskıyı sürdürme kararlılığını gösteriyor ve bölgedeki istikrarsızlığın kısa vadede devam edebileceğine işaret ediyor. Operasyonlar tamamlanana kadar hem Amerikan hem de bölgesel güvenlik riskleri yüksek kalacak.
Kaynak: Reuters
Trump: ABD-İsrail Operasyonlarında 48 İran Lideri Öldürüldü
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Mart 2026 Pazar günü Fox News’e verdiği röportajda İran’a yönelik operasyonlarla ilgili açıklamalarda bulundu.
Ne oldu / Arka plan:
Trump, ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği saldırılar sonucunda 48 liderin hayatını kaybettiğini belirtti. Fox News muhabiri Jacqui Heinrich ile röportajında, operasyonların “hızla ilerlediğini” ve elde edilen başarının şaşırtıcı olduğunu vurguladı.
Bölge etkisi:
Bu açıklama, Ortadoğu’daki askeri gerilimi artırabilir ve bölgedeki güvenlik ile enerji piyasalarında risk algısını yükseltebilir. İran üzerindeki baskının artması, Körfez bölgesinde gerginliğin sürmesine yol açıyor.
Önemi / Etkileri:
Trump’ın verdiği rakamlar, Washington’un operasyonların kapsamı ve etkinliği konusunda kamuoyuna mesaj iletme amacını yansıtıyor. Operasyonların etkisi hem İran iç siyaseti hem de bölgesel dengeler üzerinde belirleyici olacak.
Kaynak: Reuters
Trump: İran Çatışması Önümüzdeki Dört Hafta Sürebilir
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Mart 2026 Pazar günü Daily Mail’e verdiği demeçte İran’a yönelik operasyonların süresi hakkında konuştu.
Ne oldu / Arka plan:
Trump, gazeteye yaptığı açıklamada operasyonların “her zaman dört haftalık bir süreç” olarak planlandığını ve büyük bir ülke için çatışmanın dört hafta veya daha kısa sürede tamamlanabileceğini belirtti. Ayrıca, İran tarafıyla görüşmeye açık olduğunu ancak bunun “yakın zamanda” gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini netleştirmedi.
Bölge etkisi:
Ortadoğu’daki askeri hareketlilik ve Trump’ın zaman çerçevesi açıklaması, bölgedeki jeopolitik riskleri artırıyor. Piyasalar, operasyonların süresine ilişkin belirsizlik nedeniyle enerji ve güvenlik endişelerini yeniden fiyatlıyor.
Önemi / Etkileri:
Trump’ın açıklaması, ABD’nin operasyon stratejisi ve kamuoyuna mesaj vermesi açısından kritik. Önümüzdeki haftalarda çatışmanın gidişatı hem bölgesel dengeleri hem de küresel enerji piyasalarını etkileyebilir.
Kaynak: Reuters
Trump: ABD, İran Donanmasının Bir Bölümünü Batırdı
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD Başkanı Donald Trump, 1 Mart 2026 Pazar günü yaptığı açıklamada İran’a karşı yürütülen askeri operasyonlarla ilgili bilgi verdi.
Ne oldu / Arka plan:
Trump, ABD ordusunun şu ana kadar dokuz İran savaş gemisini imha ettiğini ve kalan gemilerin peşine düşüldüğünü açıkladı. ABD, B-2 gizli bombardıman uçaklarıyla İran’ın yer altı füze tesislerine saldırılar düzenledi. İran ordusu ise yüzlerce füze ve insansız hava aracıyla karşılık veriyor. Çatışmalarda ilk üç ABD askeri yaşamını yitirdi, beş asker de ağır yaralandı.
Bölge etkisi:
İran donanmasının vurulması, Körfez’de askeri gerilimi artırarak bölgesel güvenlik ve deniz taşımacılığı risklerini yükseltiyor. Bu durum petrol ve enerji piyasalarında belirsizlik yaratıyor.
Önemi / Etkileri:
Trump’ın açıklamaları, ABD’nin operasyon kararlılığını ve İran donanmasını hedef alma stratejisini gösteriyor. Önümüzdeki günlerde çatışmanın seyrine bağlı olarak hem bölgesel güvenlik hem de küresel enerji arzı üzerinde önemli etkiler gözlemlenebilir.
Kaynak: Reuters
Pentagon: İran’ın ABD’ye Önceden Saldıracağına Dair İstihbarat Yok
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD Savunma Bakanlığı kaynakları, 1 Mart 2026 Pazar günü Kongre’ye yapılan brifinglerde İran’ın önceden ABD güçlerine saldırmayı planladığına dair herhangi bir istihbarat bulunmadığını açıkladı.
Ne oldu / Arka plan:
Trump yönetimi, İran’a yönelik askeri operasyonların başlatılma gerekçelerini zaman zaman “önleyici önlem” olarak gösterdi. Ancak Pentagon brifinglerinde, Tahran’ın ABD güçlerine ilk saldırıyı planladığına dair herhangi bir kanıt bulunmadığı vurgulandı. ABD ordusu şu ana kadar üç askerin ölümünü ve beş askerin ağır yaralanmasını doğruladı; ayrıca 1000’den fazla İran hedefi vuruldu.
Bölge ve politika etkisi:
Brifingler, Trump’ın İran’a karşı askeri adımlarının bazı Demokratlar tarafından “seçim kampanyası” stratejisi olarak eleştirilmesine yol açtı. ABD istihbaratı, İran’ın balistik füze ve vekil güçlerinin ABD çıkarlarına yakın bir tehdit oluşturduğunu belirtse de Tahran’ın doğrudan saldırı planladığına dair bir veri bulunmadı.
Önemi / Etkileri:
Pentagon’un açıklamaları, ABD’nin saldırı kararının istihbarata dayalı olmadığını ve çatışmanın politik bir boyut taşıdığını ortaya koyuyor. Bu durum, hem iç politikada hem de bölgesel güvenlik ve diplomasi alanında tartışmalara neden oluyor.
Kaynak: Reuters
Teksas’taki Toplu Silahlı Saldırı Olası Terör Bağlantısıyla Soruşturuluyor
Kim / Nerede / Ne zaman:
Austin, Teksas, ABD — 1 Mart 2026 Pazar günü, Buford’s adlı popüler bir barın önünde meydana gelen silahlı saldırıda üç kişi hayatını kaybetti, 14 kişi yaralandı.
Ne oldu / Arka plan:
Yetkililer, saldırganın SUV ile bölgeyi dolaştıktan sonra barın önünde rastgele ateş açtığını ve polisle çıkan çatışmada öldürüldüğünü belirtti. Saldırganın üzerinde İran bayrağı ve “IRAN” yazılı bir gömlek bulunduğu, ayrıca “Allah’ın malı” yazılı bir sweatshirt giydiği bildirildi. FBI ve Austin Polis Departmanı, olayın olası bir terör bağlantısı olup olmadığını araştırıyor. Saldırganın, Senegal kökenli ABD vatandaşı Ndiaga Diagne olduğu tespit edildi.
Bölge etkisi:
Saldırı, ABD’de 2026 yılı içinde yaşanan 56. toplu silahlı saldırı oldu ve en çok kurban verilen olaylardan biri olarak kayıtlara geçti. Beyaz Saray’a saldırı hakkında bilgi verildi ve FBI’ın Ortak Terörizm Görev Gücü, dijital adli tıp ve kanıt yanıt ekipleriyle soruşturmaya katılıyor.
Önemi / Etkileri:
Saldırı, ABD’de toplu silahlı şiddet olaylarının devam eden ciddiyetini ve potansiyel terör bağlantılarını gündeme taşıyor. Hızlı polis müdahalesi birçok hayatın kurtarılmasını sağladı.
Kaynak: Reuters
Anket: Amerikalıların Dörtte Biri ABD’nin İran’a Saldırılarını Destekliyor
Kim / Nerede / Ne zaman:
ABD, 1 Mart 2026 — Reuters/Ipsos tarafından yapılan ülke çapındaki anket, Amerikalıların İran’a yönelik saldırılara ilişkin görüşlerini ölçtü.
Ne oldu / Arka plan:
Ankete göre, ABD halkının yalnızca %27’si İran’a düzenlenen askeri operasyonları onaylarken, %43’ü karşı çıktı ve %29’u kararsız kaldı. Katılımcıların çoğu saldırılardan haberdardı ve %56’sı Başkan Donald Trump’ın askeri güç kullanmaya fazla hevesli olduğunu düşündü. Cumhuriyetçilerin %55’i saldırıları onaylarken, Demokratların %87’si buna karşı çıktı.
Bölge ve politika etkisi:
Anket, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları sırasında ve ilk Amerikalı kayıpların bildirildiği dönemde gerçekleştirildi. Araştırma, halkın hem askerlerin zarar görmesinden hem de yükselen yakıt fiyatlarından endişe duyduğunu ortaya koydu.
Önemi / Etkileri:
Sonuçlar, Trump yönetiminin İran politikası konusunda kamuoyunda bölünmüş bir destek olduğunu ve ekonomik kaygıların dış politika tutumunu etkileyebileceğini gösteriyor. Brent petrol fiyatlarının artması, ABD halkının operasyonlara bakışını daha da temkinli hale getirdi.
Kaynak: Reuters
Ortadoğu Çatışması Genişliyor: İsrail, Lübnan ve İran’da Saldırılar Artıyor
Kim / Nerede / Ne zaman:
Ortadoğu’daki gerilim 2–3 Mart 2026 tarihlerinde İsrail, Lübnan, İran ve Körfez ülkelerinde artan saldırılarla tırmandı.
Ne oldu / Arka plan:
Hizbullah ve İsrail güçleri karşılıklı saldırılar düzenledi. Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in Beyrut ve güney Lübnan’a düzenlediği saldırılarda en az 31 kişinin öldüğünü ve 149 kişinin yaralandığını bildirdi. İran kaynaklı saldırılar Bahreyn ve Dubai’de de patlamalara yol açtı.
Kuveyt ordusu, ülkede birkaç ABD savaş uçağının düştüğünü açıkladı; mürettebatın yara almadığı belirtildi. Görüntülerden bir uçağın yere çakıldığı doğrulandı ve sebebi araştırılıyor.
Ayrıca, Pazar günü İran’ın İsrail’in Beit Shemeshkentinde düzenlediği füze saldırısında dokuz kişi yaşamını yitirdi. Kıbrıs’ta ise bir İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri üssü “şüpheli bir insansız hava aracı saldırısı” ile hedef alındı; üs personelinin aileleri güvenli bölgelere taşınıyor.
Önemi / Etkileri:
Çatışmaların yayılması, bölgesel istikrarı tehdit ederken sivillerin güvenliğini de ciddi şekilde tehlikeye atıyor. Uçak kazaları ve üs saldırıları, uluslararası askeri operasyonların risklerini ve olası geniş çaplı krizleri gözler önüne seriyor.
Kaynak: BBC News
İran İnsansız Hava Aracı Güney Kıbrıs’taki İngiliz Üssüne Düştü, Önlemler Artırıldı
Kim / Nerede / Ne zaman:
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Cumhurbaşkanı NikosChristodoulides, İran’a ait bir insansız hava aracının 2 Mart 2026 Pazar günü Güney Kıbrıs’taki RAF Akrotiri üssüne düştüğünü açıkladı.
Ne oldu / Arka plan:
Savunma Bakanlığı, olayın gece saat 22:00 GMT civarında gerçekleştiğini ve üste “şüpheli bir insansız hava aracı saldırısı” olduğunu bildirdi. Olayda can kaybı yaşanmadı ve üs “minimal hasar” gördü. Üsteki aile üyeleri tedbir amaçlı geçici olarak alternatif konaklama yerlerine taşındı. Aynı zamanda bir RAF Typhoon uçağı, savunma amaçlı devriye sırasında İran insansız hava aracını düşürdü.
İngiltere Başbakanı Sir Keir Starmer, ABD’nin İngiliz üslerini “savunma amaçlı” kullanmasına izin verileceğini doğruladı. İngiliz yetkililer, bölgedeki güvenlik önlemlerinin en üst seviyede tutulduğunu ve üssün normal faaliyetlerine devam ettiğini belirtti. Kıbrıs hükümeti, civardaki yerleşim yerleri için ek tahliye kararı olmadığını açıkladı.
Olayın bağlamı, ABD ve İsrail’in İran liderliğine ve askeri hedeflere yönelik başlattığı büyük çaplı saldırılarla bağlantılı olarak bölgedeki gerilimin yükselmesi. İran, bölgedeki ABD ve müttefik hedeflerine balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık verdi.
Önemi / Etkileri:
Bu saldırı, İngiliz üslerinin doğrudan risk altında olduğunu gösterirken, NATO ve AB tarafından Güney Kıbrıs’ın korunacağı teyit edildi. Ortadoğu’daki çatışmaların genişlemesi, bölgedeki üsler ve siviller için yüksek güvenlik riskleri yaratıyor.
Kaynak: BBC News
İran Rejimi Kritik Bir Dönemde – Lider Kaybının Etkileri ve Önümüzdeki Günler
Kim / Nerede / Ne Zaman:
İran’da, Yüksek Lider Ali Hamaney’in ABD ve İsrail’in ortak operasyonu sonucu öldürülmesinin ardından ülke yönetimi geçici bir konseyle idare edilmeye başladı. Olay 2 Mart 2026 Cumartesi gecesi gerçekleşti.
Olayın Detayları / Arka Plan:
Operasyon, Washington’ın İran’ın komuta yapısını felç etmeye yönelik kararlı çabası kapsamında üst düzey askeri ve siyasi liderliği hedef aldı. Hamaney’in ölümü, İran’da yıllardır görülmemiş bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor. Büyük şehirlerde kutlamalar görülürken, İran diasporasıarasında da yoğun tepkiler ve kutlamalar yaşandı.
İran devlet televizyonu, Hamaney’in ölümünü doğruladıktan sonra yürütme yetkisini üstlenecek üç kişilik geçici bir konseyin kurulduğunu duyurdu. Anayasa uyarınca yeni dini liderin seçimi, 88 üyeli Uzmanlar Meclisi tarafından yapılacak. Ancak adayların Anayasa Koruma Konseyi tarafından onaylanması gerekiyor, bu da sürecin sınırlı dış denetime tabi olacağı anlamına geliyor.
İsrail Savunma Kuvvetleri, Hamaney’in de aralarında bulunduğu yedi üst düzey yetkiliden dördünün öldürüldüğünü iddia etti. Hayatta kalan yetkililer ise hâlâ hedef altında bulunuyor.
Askeri ve Güvenlik Durumu:
İran, lider kaybına rağmen operasyonel yeteneklerini koruyarak ilk iki gün içinde çeşitli Arap ülkelerindeki ABD üslerine ve İsrail’deki hedeflere saldırılar düzenledi. Dubai ve Kuveyt’te sivil alanlara yapılan saldırılar, çatışmanın coğrafi boyutunu genişletti. Bu durum, İran’ın misilleme kapasitesinin halen işlediğini gösteriyor.
Önemi / Etkileri:
Ülke içinde artan protestolar, güvenlik güçlerinin parçalanması veya emirleri yerine getirmemesi olasılığı, rejimin istikrarını test edecek en kritik faktörler arasında. Önümüzdeki günlerde, Devrim Muhafızları ve diğer güvenlik birimlerinin birlik içinde kalıp kalamayacağı, İran’ın iç kontrol ve kriz yönetim kabiliyetini belirleyecek.
Şimdilik rejim, merkezi otorite figüründen yoksun ve kilit komutanlardan mahrum olmasına rağmen kurumsal yapıları ve misilleme kapasitesi ile ayakta duruyor. Ancak Ali Hamaney’in ölümü, İran’ı istikrarsız ve belirsiz bir döneme sokmuş durumda. Önümüzdeki günler, hem İran içindeki siyasi dengeleri hem de bölgedeki çatışmanın yönünü netleştirecek.
Kaynak: BBC News
Güney İran’da Okula Hava Saldırısı: En Az 153 Kişi Hayatını Kaybetti
Kim / Nerede / Ne Zaman:
Güney İran, Minab kasabasında bir kız okuluna düzenlenen saldırıda, aralarında çocukların da bulunduğu en az 153 kişi yaşamını yitirdi. Olay 2 Mart 2026 Cumartesi günü gerçekleşti.
Olayın Detayları / Arka Plan:
İran yetkilileri, saldırıyı ABD ve İsrail’e bağladı. ABD Merkez Komutanlığı (Centcom) raporları araştırdığını belirtirken, İsrail ordusu bölgede herhangi bir IDF operasyonu gerçekleştirmediğini duyurdu.
Okul, önceden hedef alınmış bir İslam Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) üssünün yaklaşık 600 metre yakınında bulunuyordu. Hormozgan eyaletindeki okul, üç ayrıfüze saldırısının hedefi oldu.
İran Kızılayı, Cumartesi gününden bu yana düzenlenen hava saldırılarında toplam 201 kişinin hayatını kaybettiğini ve 747 kişinin yaralandığını açıkladı.
Görüntülerde okul binasından duman yükseldiği, çevrede kalabalıkların panik içinde olduğu ve yardım arayışına çıktığı görülüyor. Cenevre’deki Kızılhaç ve Kızılay yetkilileri, olay yerine müdahale ekipleri gönderdiklerini bildirdi.
Tepkiler / Önemi:
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian saldırıyı “barbarca bir eylem” olarak nitelendirirken, sosyal medyada birçok İranlı yetkilileri ve rejimi olaydan sorumlu tuttu. Halk, çocukların güvenliğinin sağlanmadığını ve okullara uyarı yapılmadığını vurguladı.
Olay, ABD ve İsrail’in İran’daki çeşitli hedeflere düzenlediği hava saldırıları sırasında meydana geldi. Bölgedeki güvenlik durumu ciddi şekilde gerilmiş durumda ve uluslararası insani yardım ekiplerinin müdahalesi devam ediyor.
Kaynak: BBC News
Kuveyt’te ABD’ye Ait Birkaç Savaş Uçağı Düştü, Mürettebat Sağ Kurtuldu
Kim / Nerede / Ne Zaman:
Kuveyt Ordusu, 2 Mart 2026 tarihinde ABD’ye ait birkaç savaş uçağının düştüğünü açıkladı. Olayda mürettebatın tamamının sağ kurtulduğu bildirildi.
Olayın Detayları / Arka Plan:
Kuveytli yetkililer, kazanın ardından derhal arama ve kurtarma operasyonlarını başlattı. Tahliye edilen tüm personel tıbbi değerlendirme ve tedavi için hastanelere sevk edildi; sağlık durumlarının stabil olduğu belirtildi.
Kuveyt makamları, operasyon sürecini ABD ile koordineli olarak yürüttü. Kazanın kesin nedenini belirlemek amacıyla kapsamlı bir soruşturma başlatıldı.
Bağlam / Geniş Perspektif:
Olay, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı askeri operasyonlar sırasında meydana geldi. Operasyonlar kapsamında İran lideri Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yetkili öldürüldü.
İran da misilleme olarak, İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve diğer bazı bölge ülkelerinde hedeflere saldırılar düzenledi. İran Kızılayı, saldırılarda ülke genelinde 201 kişinin hayatını kaybettiğini, 747 kişinin de yaralandığını açıkladı.
Önemi / Etkiler:
Kuveyt’teki uçak kazası, bölgedeki gerilimin sivillere ve müttefik üslerine olan riskini bir kez daha gözler önüne serdi. ABD ve Kuveyt, güvenlik önlemlerini artırırken, soruşturmanın sonuçları bölgedeki askeri planlamayı doğrudan etkileyebilir.
Kaynak: TRT HABER
Ermenistan Cumhurbaşkanı Haçaturyan: “Yunanistan ile İlişkilerimizi Stratejik Ortaklığa Taşımaya Hazırız”
Kim / Nerede / Ne Zaman:
Ermenistan Cumhurbaşkanı Vahagn Haçaturyan, 1 Mart 2026 tarihinde Atina’yı ziyaret etti ve Kathimerini dergisine verdiği röportajda ülkesinin önceliklerini ve Yunanistan ile ilişkilerini değerlendirdi.
Ana Mesaj / İçerik:
Haçaturyan, ziyaretinin Amacı olarak Ermenistan’ın ekonomik ve enerji potansiyelini güçlendirmeyi, bölgesel iş birliğini artırmayı ve Yunanistan ile AB ile bağlarını derinleştirmeyi vurguladı. Cumhurbaşkanı, ülkesini bir enerji ve ticaret merkezi hâline getirme vizyonunu paylaştı ve TRIPP projesi kapsamında Avrupa ile enerji iş birliği fırsatlarını açıkladı.
Cumhurbaşkanı, tarihsel hafızanın önemine değinirken, modern Ermenistan kimliğinin pragmatik ve kalkınmaya odaklı olması gerektiğini belirtti. Azerbaycan ile Ağustos 2025’te imzalanan 17 maddelik barış anlaşmasının bölgesel barışa katkı sağladığını ve ticari ilişkilerin başladığını ifade etti.
Ekonomi ve teknoloji alanlarında da önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan Haçaturyan, ABD ve Nvidia ile yapılan anlaşmalar sayesinde yapay zekâ ve çip üretimi gibi projelerde ciddi ilerlemeler kaydedildiğini açıkladı.
Savunma ve İş Birliği:
Ermenistan Cumhurbaşkanı, Yunanistan ile özel kuvvetler eğitimi ve Askeri İşbirliği Programı çerçevesinde savunma alanında iş birliğinin güçleneceğini belirtti. Ayrıca Ermeni subayların Yunan askeri akademilerinde eğitimlerinin sürdürülmesinin stratejik önem taşıdığını söyledi.
Diaspora ve Kültürel Bağlar:
Haçaturyan, Yunanistan’daki Ermeni topluluğu ile yapılan toplantılarda gençlerin Ermenistan’ı ziyaret etmeleri gerektiğini vurguladı. Direkt uçuşların ve vize kolaylıklarının, diasporanın ülke ile bağlarını güçlendirdiğini ifade etti. Kültürel ve eğitim alanındaki iş birliği projelerine de dikkat çekti.
Türkiye Perspektifi:
Haçaturyan’ın açıklamaları, Türkiye-Ermenistan ilişkileri açısından da dolaylı bir önem taşıyor. Ermenistan’ın Yunanistan ve AB ile yakınlaşması, Ankara için enerji ve bölgesel iş birliği dengelerini yeniden şekillendirebilir. Türkiye açısından, Ermenistan’ın ekonomik ve enerji ağlarını TRIPP projesi ile güçlendirmesi, Güney Kafkasya ve Doğu Akdeniz’deki stratejik hesapları etkileyebilir. Ancak Cumhurbaşkanı Haçaturyan, bölgesel istikrarı vurgulayarak çatışma risklerini minimize etmeyi ve diplomatik kanalları açık tutmayı önceliklendirdiğini belirtti. Bu yaklaşım, Ankara ile Erivan arasında karşılıklı güveni tesis etme ve sınır iş birliği potansiyelini sürdürme açısından önem taşıyor.
Özetle:
Ermenistan Cumhurbaşkanı Haçaturyan, ekonomik kalkınma, enerji iş birliği, savunma alanındaki iş birliği ve kültürel bağların güçlendirilmesi yoluyla Yunanistan ile ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine taşımaya hazır olduklarını duyurdu. Türkiye açısından ise bu adımlar, bölgesel denge ve diplomatik iş birliği perspektifiyle yakından izleniyor.
Kaynak: Kathimerini

