3 Mart Haber Bülteni

Turk DEGS
Yazan: Turk DEGS
36 Dk. Okuma
36 Dk. Okuma

İran-İsrail Gerilimi Lübnan’a Sıçradı, Kuveyt Yanlışlıkla ABD Jetlerini Vurdu

Kim / Nerede / Ne zaman:

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonları 2 Mart 2026 itibarıyla bölge geneline yayıldı. Çatışmalar İran, İsrail, Lübnan ve Körfez ülkelerinde etkisini gösterirken; ABD Başkanı Donald Trump Washington’da sürece ilişkin açıklamalarda bulundu.

Ne oldu / Arka plan:

ABD-İsrail hattında İran’a karşı başlatılan hava harekâtı genişleyerek yeni cepheler açtı. İran’ın müttefiki Hizbullah’ın İsrail’e füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemesi üzerine İsrail ordusu Beyrut’un güneyindeki hedeflere yoğun bombardıman gerçekleştirdi.

İran ise Körfez’de ABD üslerinin bulunduğu ülkelere yönelik füze ve İHA saldırılarını sürdürdü. Bu süreçte Kuveyt’in, İran’dan gelen saldırılara karşı savunma sırasında yanlışlıkla üç ABD F-15E savaş uçağını düşürdüğü açıklandı; mürettebatın sağ kurtarıldığı bildirildi.

ABD ordusu şimdiye kadar İran’da 1.250’den fazla hedefin vurulduğunu ve 11 İran gemisinin imha edildiğini duyurdu. Hafta sonu düzenlenen ilk saldırı dalgasında İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in hayatını kaybettiği belirtilirken, ülkede yönetimin geleceğine dair belirsizlik oluştu.

Trump, operasyonun başlangıçta öngörülen 4–5 haftalık süreden daha uzun devam edebileceğini ifade etti. İran tarafı ise saldırıları “nedensiz” olarak nitelendirerek müzakerelere açık olmadığını açıkladı.

Çatışmaların ekonomik etkisi de hissedildi. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği Hürmüz Boğazı’nda sevkiyatın aksaması enerji fiyatlarını yukarı çekti. Katar sıvılaştırılmış doğal gaz üretimini durdururken, Suudi Arabistan büyük bir rafinerisini geçici olarak kapattı.

Önemi / Etkileri:

Çatışmanın Lübnan cephesine taşınması, bölgesel bir savaş riskini artırdı. Körfez ülkelerinin doğrudan hedef alınması ve enerji altyapısının zarar görmesi, küresel enerji arzı ve fiyat istikrarı açısından ciddi sonuçlar doğurabilir.

ABD içinde ise artan akaryakıt fiyatları ve sınırlı kamuoyu desteği, Trump yönetimi için siyasi risk oluşturuyor. İran’da liderlik boşluğunun yaratacağı güç mücadelesi, çatışmanın süresi ve kapsamı üzerinde belirleyici olabilir.

Kaynak: Reuters

ABD – Trump: İran’ın Nükleer ve Füze Programını Durdurmak İçin Saldırı Emri Verdik

Kim / Nerede / Ne zaman:

ABD Başkanı Donald Trump, 2 Mart 2026’da Washington’daki Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada İran’a yönelik askeri operasyon emrini bizzat verdiğini duyurdu.

Ne oldu / Arka plan:

Trump, İran’ın nükleer kapasitesini ve uzun menzilli balistik füze programını engellemek amacıyla saldırı talimatı verdiğini söyledi. Kararın, ABD’ye yönelik tehdidin “yakın” olduğu değerlendirmesine dayandığını belirtti ancak bu iddiaya ilişkin kamuoyuyla somut kanıt paylaşmadı.

ABD operasyonlarının planlanandan daha hızlı ilerlediğini ifade eden Trump, başlangıçta 4–5 hafta sürmesi öngörülen sürecin gerekirse daha uzun devam edebileceğini kaydetti. Açıklamaya göre saldırılarda İran’daki çok sayıda askeri hedef vuruldu, İran donanmasına ait gemiler imha edildi ve hafta sonu düzenlenen ilk dalgada İran’ın dini lideriAli Hamaney hayatını kaybetti.

Trump, İran’ın nükleer silah edinmesinin ve uzun menzilli füze kapasitesinin hem Orta Doğu hem de ABD için kabul edilemez bir risk oluşturduğunu savundu. Tahran yönetimi ise nükleer silah geliştirme iddialarını reddediyor.

Devam eden çatışmalarda dört ABD askerinin yaşamını yitirdiği de açıklandı.

Önemi / Etkileri:

Washington yönetiminin hedefi yalnızca İran’ın nükleer altyapısını değil, aynı zamanda bölgedeki askeri kapasitesini ve müttefik milis ağlarını zayıflatmak olarak tanımlanıyor. Ancak operasyonun süresi ve kapsamı netleşmiş değil.

Uzmanlara göre çatışmanın uzaması, enerji piyasaları ve bölgesel güvenlik dengeleri üzerinde kalıcı etkiler yaratabilir. ABD içinde ise askeri kayıplar ve artan maliyetler, yönetim açısından siyasi baskıyı artırabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.

Kaynak: Reuters

Lübnan – Hükümet, Hizbullah’ın Askeri Faaliyetlerini Yasakladı

Kim / Nerede / Ne zaman:

Lübnan hükümeti, 2 Mart 2026’da Beyrut’ta yaptığı kabine toplantısının ardından Hizbullah’ın askeri eylemlerini yasakladığını açıkladı.

Ne oldu / Arka plan:

Karar, Hizbullah’ın İran’ın dini lideri Ali Hamaney’inöldürülmesine misilleme olarak İsrail’e roket ve insansız hava aracı saldırıları düzenlemesinin ardından geldi. İsrail ordusu buna karşılık Beyrut’un güney banliyöleri başta olmak üzere Hizbullah’ın etkin olduğu bölgelere yoğun hava saldırıları gerçekleştirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre saldırılarda onlarca kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı.

Başbakan Nawaf Salam, devlet otoritesi dışında yürütülen tüm askeri faaliyetlerin kabul edilemez olduğunu belirterek, savaş ve barış kararının yalnızca devletin yetkisinde olduğunu vurguladı. Açıklamada Hizbullah’ın silah bırakması ve askeri kapasitesini devlete devretmesi gerektiği ifade edildi.

Hizbullah cephesi ise hükümet kararını reddetti. Grup yetkilileri, İsrail’e karşı yürütülen eylemlerin “Lübnan’ı savunma” amacı taşıdığını savundu. İsrail tarafı ise tırmanıştan Hizbullah’ı sorumlu tutarak örgütün lideri Naim Kasım’ı hedef ilan ettiğini duyurdu.

Önemi / Etkileri:

Karar, Lübnan’da güç dengelerinin değiştiğine işaret eden kritik bir adım olarak değerlendiriliyor. 1975–1990 iç savaşının ardından silahlı yapısını koruyan tek grup olan Hizbullah’ın statüsünün sorgulanması, ülkede yeni bir siyasi ve güvenlik gerilimi doğurabilir.

Analistler, hükümetin kararının “tarihi” nitelik taşıdığını ancak uygulama aşamasının zorlu olacağını belirtiyor. Devletin kararı hayata geçirme girişimi, Hizbullah ile doğrudan bir iç gerilim riskini de beraberinde getirebilir.

Kaynak: Reuters

İsrail – Ordu Tahran’a Yeni Saldırı Dalgası Başlattı

Kim / Nerede / Ne zaman:

İsrail ordusu, 2 Mart’ı 3 Mart 2026’ya bağlayan gece saatlerinde İran’ın başkenti Tahran’a yönelik yeni bir hava saldırısı dalgası başlattığını duyurdu.

Ne oldu / Arka plan:

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), operasyonun Tahran’daki belirli askeri hedefleri kapsadığını açıkladı. Saldırıdan kısa süre önce kentte yaşayan siviller için tahliye uyarısı yayımlandı. Özellikle İran devlet yayın kuruluşu IRIB genel merkezi çevresinde bulunanlara bölgeden uzaklaşmaları çağrısı yapıldı.

Bu gelişme, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonlarının genişlediği ve karşılıklı saldırıların bölgesel bir çatışmaya dönüştüğü bir dönemde gerçekleşti.

Önemi / Etkileri:

Başkent Tahran’ın doğrudan hedef alınması, çatışmanın şiddetinin arttığına işaret ediyor. Tahliye çağrıları, sivil kayıpları azaltmaya yönelik bir önlem olarak değerlendirilse de, başkentteki stratejik noktaların hedef alınması gerilimin daha da tırmanabileceği yönünde endişeleri artırıyor.

Kaynak: Reuters

İsrail – Netanyahu: İran’la Savaş Yıllarca Sürmeyecek

Kim / Nerede / Ne zaman:

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, 3 Mart 2026’da yaptığı açıklamada İran’a karşı yürütülen savaşın uzun soluklu olmayacağını söyledi. Netanyahu, değerlendirmesini ABD’de katıldığı bir televizyon programında paylaştı.

Ne oldu / Arka plan:

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava harekâtı Cumartesi günü başlamış, karşılıklı saldırılar kısa sürede bölge geneline yayılmıştı. Netanyahu, çatışmanın “hızlı ve kararlı” biçimde sonuçlanabileceğini belirterek bunun yıllar süren, ucu açık birsavaşa dönüşmeyeceğini savundu.

ABD Başkanı Donald Trump başlangıçta operasyonun 4–5 hafta sürebileceğini ifade etmiş, ancak daha sonra sürenin uzayabileceği mesajını vermişti. ABD Dışişleri Bakanı MarcoRubio ise kara harekâtı ihtimalini tamamen dışlamadıklarını, ancak mevcut hedeflere kara gücü olmadan ulaşılabileceğini düşündüklerini açıkladı.

Savaşın dördüncü gününde Tel Aviv’de İran’dan atılan füzelerin hava savunma sistemlerince engellenmesi sırasında patlamalar yaşandı. İsrail, Tahran’daki İran devlet yayın kuruluşu IRIB yerleşkesini hedef aldığını duyurdu.

İran Devrim Muhafızları ise Bahreyn’deki Şeyh İsa bölgesinde bulunan bir ABD hava üssünün komuta merkezini vurduklarını açıkladı. ABD ordusu daha önce İran’da 1.250’den fazla hedefi vurduğunu ve 11 İran gemisini imha ettiğini bildirmişti.

Küresel etkiler:

Çatışma, küresel hava ulaşımını ciddi biçimde aksattı. Körfez’deki büyük havalimanları geçici olarak kapatılırken, binlerce yolcu mahsur kaldı. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı çevresinde sevkiyatın durması petrol fiyatlarını yükseltti.

ABD, Bahreyn, Irak ve Ürdün’deki zorunlu olmayan diplomatik personelin tahliyesini istedi. İran’da ise dini lider Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından yeni liderin seçilme sürecinin kısa sürede tamamlanabileceği bildirildi.

Önemi / Etkileri:

Netanyahu’nun “kısa sürecek” vurgusu, İsrail’in hızlı sonuç alma stratejisini yansıtıyor. Ancak çatışmanın Lübnan ve Körfez’e yayılması, enerji piyasaları ve bölgesel güvenlik dengeleri açısından riskleri artırıyor.

ABD içinde ise kamuoyu desteğinin sınırlı olması, operasyonun siyasi sonuçlarını belirsiz kılıyor.

Kaynak: Reuters

İsrail – İran’a Karşı Haftalar Sürebilecek Harekât Hazırlığı, Kara Gücü Düşük İhtimal

Kim / Nerede / Ne zaman:

İsrail ordusu sözcüsü Yarbay Nadav Shoshani, 3 Mart 2026’da Tel Aviv’de gazetecilere yaptığı çevrim içi bilgilendirmede İran’a yönelik askeri planlamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ne oldu / Arka plan:

Shoshani, İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü operasyonun haftalar sürebilecek bir çerçevede planlandığını söyledi. Sürenin sahadaki gelişmelere bağlı olarak değişebileceğini belirten sözcü, şu ana kadarki ilerlemenin “olumlu” olduğunu ifade etti.

İsrail ve ABD, Cumartesi gününden bu yana İran’daki hedeflere hava saldırıları düzenliyor. Bu saldırılar, Tahran yönetiminin misilleme hamleleriyle bölgesel ölçekte karşılık buldu.

Sözcüye, İsrail’in İran’a kara kuvveti gönderme ihtimali sorulduğunda ise bunun şu aşamada düşük bir olasılık olduğunu dile getirdi. Mevcut planlamada kara operasyonuna dair somut bir hazırlık bulunmadığını belirtti.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da bir gün önce yaptığı açıklamada savaşın “bir süre” devam edebileceğini ancak yıllar sürecek bir çatışmaya dönüşmeyeceğini söylemişti.

Önemi / Etkileri:

İsrail’in kara harekâtını gündeme almaması, çatışmanın ağırlıklı olarak hava ve füze kapasitesi üzerinden yürütüleceğine işaret ediyor. Ancak operasyonun haftalarca sürebileceği mesajı, bölgesel tansiyonun kısa vadede düşmeyeceğini gösteriyor.

Gelişmeler, enerji piyasaları ve Körfez güvenliği üzerindeki belirsizliği sürdürürken, savaşın süresi ve kapsamı bölgedeki güç dengeleri açısından belirleyici olacak.

Kaynak: Reuters

Suudi Arabistan – Riyad’daki ABD Büyükelçiliği İHA Saldırısına Uğradı

Kim / Nerede / Ne zaman:

3 Mart 2026’nın erken saatlerinde, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği Riyad yerleşkesi insansız hava araçlarıyla hedef alındı.

Ne oldu / Arka plan:

Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı’nın ilk değerlendirmesine göre iki İHA elçilik kompleksine isabet etti. Saldırı sonucu küçük çaplı bir yangın çıktı ve maddi hasar oluştu. Olay sırasında Suudi hava savunma sistemlerinin bazı İHA’ları etkisiz hale getirdiği belirtildi.

Patlamanın ardından Riyad’daki Diplomatik Bölge üzerinde siyah duman yükseldiği bildirildi. İlk bilgilere göre can kaybı ya da yaralanma yaşanmadı. Olayın sabaha karşı gerçekleşmesi nedeniyle binanın büyük ölçüde boş olduğu ifade edildi.

Saldırı, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonlarının ardından İran’ın Körfez’de ABD üslerine ev sahipliği yapan ülkelere yönelik füze ve İHA saldırılarını artırdığı bir dönemde meydana geldi.

ABD Büyükelçiliği, Riyad, Cidde ve Dahran’dakiAmerikan vatandaşlarına “bulundukları yerde kalma” uyarısı yaparak ikinci bir duyuruya kadar elçilik yerleşkesinden uzak durmalarını tavsiye etti.

Önemi / Etkileri:

Diplomatik misyonların doğrudan hedef alınması, çatışmanın Körfez’deki güvenlik riskini artırdığını gösteriyor. Suudi Arabistan’ın hava savunma kapasitesine rağmen elçilik kompleksine isabet eden İHA’lar, bölgedeki gerilimin yeni bir aşamaya geçtiğine işaret ediyor.

Olay, ABD’nin bölgedeki askeri ve diplomatik varlığının güvenliği açısından yeni tedbirlerin gündeme gelebileceğini gösterirken, Körfez’deki enerji ve ticaret hatları üzerindeki baskıyı da artırabilir.

Kaynak: Reuters

İsrail – Güney Lübnan’a İlave Askeri Güç Konuşlandırıldı

Kim / Nerede / Ne zaman:

İsrail ordusu, 3 Mart 2026 gecesi itibarıyla Lübnan’ın güneyine ek birlikler sevk etti. Açıklama, İsrail ordusu sözcüsü Yarbay Nadav Shoshani tarafından Tel Aviv’de yapılan çevrim içi bilgilendirmede duyuruldu.

Ne oldu / Arka plan:

İsrail ordusu, konuşlandırmanın “savunma amaçlı” olduğunu ve sınır hattında sivilleri ile stratejik noktaları korumayı hedeflediğini belirtti. Açıklamaya göre birlikler sınır bölgesinde pozisyon aldı.

Savunma Bakanı Israel Katz ise, Hizbullah’ın Pazar gecesi İsrail’e roket atmasının ardından ordunun Lübnan içinde ilave noktalara ilerlemesine izin verdiğini açıkladı. Saldırılar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarına misilleme olarak gerçekleşmişti.

İsrail güçleri, Kasım 2024’ten bu yana güney Lübnan’da beş ayrı noktada varlık gösteriyor. Son takviye, iki taraf arasındaki gerilimin yeniden tırmandığı bir döneme denk geldi.

Önemi / Etkileri:

İsrail’in sınır hattındaki askeri varlığını artırması, çatışmanın Lübnan cephesinde kalıcı bir güvenlik düzenine dönüşebileceğine işaret ediyor. Savunma pozisyonu vurgusu yapılmasına rağmen, karşılıklı saldırıların sürmesi durumunda daha geniş çaplı bir askeri angajman ihtimali gündemde kalmaya devam ediyor.

Gelişme, İran merkezli gerilimin bölgesel yansımalarının Lübnan üzerinden derinleştiğini gösteriyor.

Kaynak: Reuters

ABD – Khamenei’nin Ölümü Sonrası İran’dan Olası Saldırılar Uyarısı

Kim / Nerede / Ne zaman:

ABD İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından hazırlanan istihbarat raporu, 2 Mart 2026 itibarıyla Washington merkezli olarak değerlendirildi. Rapor, İran’ın ve müttefik gruplarının ABD’ye yönelik saldırı olasılıklarına dikkat çekiyor.

Ne oldu / Arka plan:

ABD ve İsrail tarafından 28 Şubat’ta düzenlenen hava operasyonlarında İran’ın dini lideri Ali Khamenei öldürüldü. DHS’nin raporuna göre, İran ve bağlı grupları muhtemelen ABD’ye yönelik hedefli saldırılar düzenleyebilir; ancak büyük çaplı fiziksel saldırı olasılığı düşük görülüyor.

Kısa vadede asıl risk, İran yanlısı hacktivist grupların web sitesi bozmalar, DDoS saldırıları gibi düşük seviyeli siber saldırılar yapması olarak tanımlandı. Raporda, Khamenei’ninölümünün teyit edilmesi halinde misillemelerin veya harekete çağrıların artabileceği vurgulandı.

İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem, federal istihbarat ve kolluk birimleriyle koordinasyon halinde olduklarını ve olası tehditleri yakından takip ettiklerini açıkladı.

Raporda ayrıca İran’ın Orta Doğu’daki ABD ve müttefik hedeflere yönelik saldırılarını sürdürme ihtimali yüksek olarak değerlendirildi ve Trump’ın rejim değişikliği çağrısı nedeniyle protestoların üst düzey ABD yetkililerine yüklenebileceği belirtildi.

Önemi / Etkileri:

Khamenei’nin ölümü sonrası ABD için istihbarat ve güvenlik alarmı artırıldı. Rapor, özellikle siber güvenlik önlemlerinin güçlendirilmesi ve Orta Doğu’daki ABD üslerinin güvenliğinin artırılması gerekliliğine işaret ediyor. Bu durum, İran-ABD geriliminin küresel güvenlik ve enerji piyasaları üzerindeki etkilerini de gündeme taşıyor.

Kaynak: Reuters

Fransa ve Çin’den İran Savaşı İçin İşbirliği Çağrısı

Kim / Ne zaman / Nerede:

Jean-Noel Barrot, 3 Mart 2026’de Çinli mevkidaşı WangYi ile telefon görüşmesi yaptı.

Ne oldu:

İki bakan, İran’daki çatışmanın de-eskalasyonu için işbirliği yapma kararı aldı. Diplomatik çabaların, İran halkının beklentilerini dikkate alacak ve kolektif güvenliği garanti edecek siyasi çözümler arayacağı belirtildi.

Barrot, İran rejiminin “bölgedeki birkaç ülkeye haksız saldırılarından” dolayı sorumluluğunu vurguladı ve BM Güvenlik Konseyi kararlarına uymadığını eleştirdi. Fransa’nın ABD ve İsrail’in eylemlerine karışmadığını ve önceden bilgi sahibi olmadığını söyledi.

İki taraf, diyalogu açık tutma konusunda da anlaşmaya vardı.

Önemi / Etkileri:

Avrupa ve Çin’in ortak diplomatik girişimi, çatışmanın askeri yoldan ziyade siyasi ve uluslararası kurumlar aracılığıyla çözülmesine odaklanıyor. Fransa’nın mesajı, silah kullanımını yalnızca gerekli durumlarla sınırlama ve uluslararası mekanizmaları önceliklendirme yönünde.

Kaynak: Reuters

İran Çatışması Lübnan’a Kadar Genişliyor, Kuveyt Yanlışlıkla ABD Jetlerini Düşürdü

Kim / Ne zaman / Nerede:

ABD ve İsrail, 2 Mart 2026 itibarıyla İran’a karşı hava saldırıları yürütüyor. Çatışma Lübnan’a yayılırken, Hizbullah da İsrail’e saldırdı; İsrail buna karşılık verdi. Kuveyt, yanlışlıkla üç Amerikan F-15E jetini düşürdü.

Ne oldu:

ABD ordusu, İran’da 1.250’den fazla hedefi vurdu ve 11 İran gemisini batırdı.

Altı ABD askeri, İran’ın Körfez’deki misilleme saldırıları sırasında hayatını kaybetti.

İsrail, Lübnan’ın güney banliyölerinde Hizbullah kontrolündeki alanlara hava saldırıları düzenledi; en az 31 kişi öldü, 149 kişi yaralandı.

İran ve İran destekli gruplar, Körfez’deki ABD üslerine ve İsrail’e drone ve füze saldırıları gerçekleştirdi. Riyad’daki ABD büyükelçiliği de drone saldırısına uğradı, küçük çapta yangın çıktı.

Çatışma, Hürmüz Boğazı’ndaki nakliyeyi durdurdu ve küresel petrol fiyatlarını artırdı. Dubai ve diğer büyük hava ulaşım merkezleri kapandı, on binlerce yolcu mahsur kaldı.

ABD Başkanı Donald Trump, operasyonun dört ila beş hafta süreceğini öngördüğünü, ancak gerekirse daha uzun sürebileceğini söyledi. İran, nükleer silah geliştirmediğini belirterek ABD ve İsrail’in saldırılarını haksız buldu.

Önemi / Etkileri:

Çatışma hızla bölgesel bir savaşa dönüştü; Lübnan, Körfez ve İran’da sivil kayıplar yaşanıyor. Küresel enerji ve ulaştırma sektörü kaosa sürüklenirken, ABD ve İsrail’in askeri müdahalesi uluslararası eleştirilerle karşılaşıyor. İran ve Hizbullah, ABD’ye yönelik misilleme tehdidini sürdürüyor, gerilim önümüzdeki günlerde daha da artabilir.

Kaynak: Reuters

Netanyahu: İran’a Karşı Savaş “Biraz Zaman Alabilir, Ama Yıllar Sürmez”

Kim / Ne zaman / Nerede:

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 2 Mart 2026’de Fox News’un “Hannity” programında konuştu.

Ne oldu:

Netanyahu, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın uzun süreli bir çatışma olmayacağını söyledi: “Hızlı ve belirleyici olabilir. Biraz zaman alabilir ama yıllar sürmeyecek.”

Savaş, Cumartesi günü Tahran’a düzenlenen ABD ve İsrail hava saldırılarıyla başladı; İran Dini Lideri Ali Hamaneyöldürüldü ve İran, ABD üsleri bulunan Körfez ülkeleri ile İsrail’e misilleme saldırıları düzenledi.

ABD Başkanı Donald Trump, savaşın dört ila beş hafta süreceğini öngörse de, gerekirse daha uzun sürebileceğini söyledi ve hedefleri zaman içinde genişletti.

Netanyahu, bu çatışmayı İran hükümetini değiştirme sürecine zemin hazırlamak için bir fırsat olarak gördüklerini belirtti, ancak hükümet değişiminin İran halkına bağlı olduğunu vurguladı.

İsrail ve ABD’nin saldırısı, bölgede kalıcı barış için bir fırsat olarak da yorumlandı; Netanyahu, “Bölgede barışa giden kalıcı bir yol görüyorum” dedi.

Reuters/Ipsos anketi, ABD’de yalnızca dört Amerikalıdan birinin İran’a yönelik saldırıyı desteklediğini gösterdi.

Önemi / Etkileri:

Netanyahu’nun açıklamaları, İsrail’in İran stratejisinin sınırlı süreli ve hedef odaklı olduğunu vurguluyor, ancak çatışmanın bölgesel etkileri ve siviller üzerindeki yıkıcı sonuçları sürüyor. ABD’nin siyasi desteği sınırlı ve bölgedeki istikrar ciddi şekilde tehdit altında.

Kaynak: Reuters

Trump, İran Savaşı İçin Hedeflerini Savunuyor, Ama Amaçlar Değişiyor

Kim / Nerede / Ne zaman:

ABD Başkanı Donald Trump, 2 Mart 2026’da Washington’da yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı hava operasyonlarını savundu.

Ne oldu / Arka plan:

Trump, operasyonun başlangıçta dört–beş hafta süreceğini öngörmüş olsa da, sürenin hedeflere ulaşılana kadar uzayabileceğini söyledi.

Operasyonlar sırasında İran’ın dini lideri Ali Hamaneyöldürüldü; en az 10 İran savaş gemisi batırıldı ve 1.000’den fazla hedef vuruldu.

Başkan, savaşın gerekçesini nükleer silah geliştirme ve uzun menzilli balistik füze programını engellemek olarak açıkladı; doğrudan rejim değişikliği hedefinden söz etmedi.

Önceki açıklamalarda Trump, İranlıları “ülkelerini geri almaya” çağırmış ve rejim değişikliğini ima etmişti; bu mesaj, operasyon boyunca farklı beyanlarla değişti.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, Trump’ınoperasyon için “açık hedefler” belirlediğini savundu; bunlar arasında İran’ın vekillerinin saldırılarını engellemek ve yol kenarı bombalarının üretimini durdurmak yer alıyor.

Operasyonun süresi ve nihai hedefi hâlâ belirsiz; üst düzey güvenlik yetkilileri, bu belirsizliğin stratejik bir tercih olabileceğini belirtiyor.

Önemi / Etkileri:

Trump yönetimi, operasyonu geniş bir zaman çizelgesiyle ve değişken hedeflerle yürütüyor; bu durum hem bölgesel hem de ABD içindeki politik tartışmaları artırıyor.

Hedeflerin değişkenliği, uluslararası gözlemcilerce operasyonun nihai sonuçları konusunda belirsizlik yaratıyor.

Kaynak: Reuters

ABD Deniz Piyadeleri, Karaçi Konsolosluğuna Saldıran Göstericilere Ateş Açtı

Kim / Nerede / Ne zaman:

ABD Deniz Piyadeleri, 2 Mart 2026’da Pakistan’ın Karaçi kentindeki ABD Konsolosluğu’na yönelik protestolar sırasında ateş açtı. Olay, İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından bölgede yükselen tansiyon sırasında yaşandı.

Ne oldu / Arka plan:

Göstericiler konsolosluğun dış duvarını aştığında, Deniz Piyadeleri müdahale ederek ateş açtı. İlk bilgilere göre, ateş açanların hedefi ve can kaybı net olarak belirlenemedi.

Olay sırasında konsoloslukta ayrıca özel güvenlik görevlileri ve yerel polis de bulunuyordu; kimlerin ateş açtığı tam olarak netleşmedi.

Pakistan’da Şii toplulukları, İran liderinin ölümüne tepki olarak ülke genelinde büyük protestolar düzenledi. Ülkede 26 kişi hayatını kaybetti, büyük şehirlerde gösteriler yasaklandı.

Olay sırasında protestocular “Death to America! Death toIsrael!” sloganları attı, sosyal medyada göstericilerin konsolosluğa silah doğrulttuğu ve kanlı şekilde kaçtığı görüntüler paylaşıldı.

Konsolosluk çevresinde ağır polis ve güvenlik önlemleri alındı; benzer önlemler Lahore ve Islamabad’daki ABD diplomatik tesislerinde de uygulandı.

Önemi / Etkileri:

Olay, ABD diplomatik tesislerinde Deniz Piyadelerinin doğrudan ateş açtığını ilk kez doğrulayan bir vakadır ve Pakistan ile ABD arasındaki gerginliği artırabilir.

Pakistan’daki Şii topluluklarının İran yanlısı protestoları ve güvenlik önlemleri, ülkede sosyal istikrarı tehdit ediyor ve diplomatik güvenlik riskini yükseltiyor.

Kaynak: Reuters

Orta Doğu Çatışması Küresel Piyasaları Sarsıyor: Yen ve Euro Baskı Altında

Kim / Nerede / Ne zaman:

3 Mart 2026 itibarıyla, Tokyo ve Avrupa piyasalarında Japon yeni ve euro değer kaybı yaşandı. Bu, Orta Doğu’daki genişleyen İran-ABD-İsrail çatışması ve enerji tedarik endişeleri ile bağlantılı.

Ne oldu / Arka plan:

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava operasyonları, çevre ülkelerde gerginliği artırdı. Katar’ın sıvılaştırılmış doğal gaz üretimini durdurması ve diğer enerji tesislerindeki önleyici kapanmalar, küresel enerji arzı üzerindeki baskıyı yükseltti.

Japon yeni ve euro, enerji ithalatına bağımlı oldukları için değer kaybı yaşadı. Yen 157,4 seviyelerinde, euro ise 1,1662 dolara geriledi.

ABD doları, güvenli liman talebi ve enflasyon endişeleriyle güçlendi; dolar endeksi 98,76’ya yükseldi. Sterlin ve Avustralya doları da dolara karşı zayıfladı.

Japonya Maliye Bakanı Satsuki Katayama, piyasalardaki oynaklık karşısında döviz müdahalesinin hâlâ seçenekler arasında olduğunu belirtti.

Avrupa Merkez Bankası Başekonomisti Philip Lane, savaşın uzun sürmesi durumunda enerji kaynaklı enflasyonun yükseleceğini ve üretimde keskin düşüşler yaşanabileceğini söyledi.

Altın ve ABD tahvillerine talep yükselirken, kriptoparalar da değer kaybetti; bitcoin 67.906 dolar, ether 1.992 dolar seviyelerine geriledi.

Önemi / Etkileri:

Orta Doğu çatışmasının enerji arzına etkisi, küresel para piyasalarında güvenli liman hareketlerini tetikledi.

Japonya ve Avrupa gibi enerji ithalatına bağımlı bölgelerde enflasyon baskısı artarken, ABD doları güçlenerek yatırımcıların riskten kaçış talebini yansıttı.

Savaşın süresi ve petrol sevkiyatındaki belirsizlik, kısa vadeli faiz beklentilerini ve merkez bankası politikalarını etkileyebilir.

Kaynak: Reuters

Khamenei’nin Ölümü Sonrası Khomeini’nin Torunu Gündemde

Kim / Nerede / Ne zaman:

İran’da, 2 Mart 2026 itibarıyla, Supreme LeaderAyatollah Ali Khamenei’nin ABD-İsrail saldırısı sonucu ölümü sonrası, Hassan Khomeini, İran İslam Cumhuriyeti’nin kurucusu Ayatollah Ruhollah Khomeini’nin torunu olarak dikkat çekiyor.

Ne oldu / Arka plan:

Hassan Khomeini, 53 yaşında, sembolik olarak önemli bir görev olan büyükbabasının türbesinin yöneticiliğini yürütüyor ve İran’da reformist çevrelerle yakın ilişkiler kuruyor.

Daha önce hükümette görev almamış, orta seviyede bir din adamı olarak tanınıyor ve Khamenei’nin sert kanat adaylarına karşı ılımlı bir alternatif olarak görülüyor.

2022’de Mahsa Amini’nin ölümü sonrası hesap sorulmasını talep etmiş, fakat aynı zamanda İran’daki hükümet karşıtı gösterilere mesafeli yaklaşmıştı.

2012’de cumhurbaşkanlığı için aday olması önerilmiş, 2008’de ise Assembly of Experts seçimlerinde adaylığı Guardian Council tarafından engellenmişti. Bu, reformistlerin potansiyel bir meydan okumasını önlemek için alınmış bir tedbir olarak değerlendiriliyor.

Khomeini, Batı ve İslami düşünceyle ilgileniyor, sosyal özgürlükler ve kadın haklarına dair reformist yaklaşımlarıyla tanınıyor. Aynı zamanda İsrail karşıtı söylemleri ve bölgedeki sert politikaları destekleyen açıklamaları bulunuyor.

Önemi / Etkileri:

Khamenei’nin ölümünden sonra, Hassan Khomeini’ninrolü, İran’ın bir sonraki Supreme Leader’ını seçmek üzere toplanacak Assembly of Experts içinde önemli bir odak noktası hâline geldi.

Orta düzey bir din adamı olarak hem reformist hem de sistemin sadık unsurlarıyla ilişkili olması, İran’daki güç dengeleri ve olası siyasi yönelimler üzerinde belirleyici olabilir.

İç ve dış politikada ılımlı bir lider tercihinin desteklenmesi, özellikle son dönemde artan toplumsal protestolar ve dış baskılar bağlamında İran rejiminin istikrarını etkileyebilir.

Kaynak: Reuters

Afganistan-Pakistan Çatışmasında En Az 42 Sivil Hayatını Kaybetti

Kim / Nerede / Ne zaman:

Afganistan ve Pakistan arasında 26 Şubat – 2 Mart 2026 tarihleri arasında süren çatışmalarda, Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA) Afganistan’daki sivil kayıpları raporladı.

Ne oldu / Arka plan:

UNAMA, çatışmalarda en az 42 sivilin hayatını kaybettiğini ve 104 kişinin yaralandığını belirtti; sayının kesin olmadığı ve hâlâ ön bilgiler olduğu vurgulandı.

Afganistan, Kandahar bölgesinde bir Pakistan askerî noktasını ele geçirdiğini açıklarken, çatışmaların hâlâ devam ettiği bildirildi.

Pakistan ise Nangarhar bölgesinde Taliban askerî tesislerine yönelik hava saldırıları gerçekleştirdiğini ve Taliban yönetimini doğrudan hedef aldığını duyurdu.

Her iki taraf da birbirine ağır kayıplar verdirdiğini ve askeri tesislere ciddi zararlar verdiğini iddia etti; Reuters bu rakamları bağımsız olarak doğrulayamıyor.

Şiddet, yaklaşık 16.400 haneyi yerinden etti ve Afganistan’daki insani yardım çalışmalarını ciddi şekilde aksattı; bölge halkı hâlâ geçen yaz ve sonbaharda meydana gelen depremlerin etkilerinden kurtulmaya çalışıyordu.

Önemi / Etkileri:

Bu çatışma, son yıllardaki Afganistan-Pakistan gerginliğinin en ciddi boyutu olarak değerlendiriliyor.

Sivil kayıpların yüksek olması ve insani yardımın aksaması, bölgede acil insani müdahale ihtiyacını artırıyor.

Her iki ülkenin de askeri hamlelerini sürdürmesi, sınır bölgesinde istikrarı ciddi şekilde tehdit ediyor ve komşu ülkelerle diplomatik gerilimleri yükseltebilir.

Kaynak: Reuters

Ölümlü İran Protestoları Üzerine Pakistan’ın Kuzey Bölgelerine Askeri Müdahalesi

Kim / Nerede / Ne zaman:

Pakistan, 2 Mart 2026 itibarıyla, ABD ve İsrail’in İran’a düzenlediği hava saldırılarını protesto eden gösterilerin yayılması üzerine kuzeydeki Gilgit-Baltistan bölgesine orduyu sevk etti ve ülke genelinde büyük toplanmaları yasakladı.

Ne oldu / Arka plan:

Gilgit-Baltistan’ın Şii çoğunluklu Skardu şehrinde protestocular, Pazar günü bir BM ofisini ateşe verdi; çıkan çatışmalarda 14 kişi, aralarında bir asker de olmak üzere yaşamını yitirdi.

Başkent Islamabad’da iki kişi daha öldü.

Karachi’de göstericiler ABD Konsolosluğu’nu bastı ve dış duvarı aştı; burada 10 kişi yaşamını yitirdi.

Parachinar, Dera Ismail Khan ve Peshawar’da binlerce kişi protesto gösterilerine katıldı ancak çatışma bildirilmedi.

Pakistan’daki Şii topluluğu, ölenler için Gilgit-Baltistan, Karachi ve Islamabad’da cenaze törenleri düzenledi. Birçok gösterici, hayatını kaybeden İran Lideri Ali Hamaney’imanevi lider olarak görüyor.

Önemi / Etkileri:

Gilgit-Baltistan ve Skardu’da üç günlük askeri müdahale ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Karachi ve diğer büyük şehirlerde ABD misyonları çevresinde ağır polis önlemleri alındı. Şii liderler, hükümetin yasaklarına rağmen Lahore ve Karachi’de yeni protestolar çağrısında bulundu. Gerginlik, Pakistan’daki Şii topluluğu ile hükümet arasındaki ilişkileri ve ülke genelinde güvenlik durumunu ciddi şekilde etkiledi.

Kaynak: Reuters

Yunanistan, Girit’teki ABD Deniz Üssünde Casusluk Şüphesiyle Bir Kişiyi Gözaltına Aldı

Kim / Nerede / Ne zaman:

Yunan yetkililer, 2 Mart 2026 itibarıyla Girit adasındaki Souda Körfezi’ndeki ABD deniz üssünde casusluk yaptığı şüphesiyle 36 yaşında bir erkeği gözaltına aldı.

Ne oldu / Arka plan:

Şüpheli, Atina Havalimanı’nda ülkenin istihbarat servisi tarafından verilen bilgiler doğrultusunda yakalandı.

Souda Körfezi, Yunanistan, ABD ve NATO’nun askeri tesislerine ev sahipliği yapıyor ve yakın zamanda ABD uçak gemisi USS Gerald R. Ford burayı ikmal için ziyaret etmişti.

Yetkililer dijital delilleri inceliyor; şüphelinin telefonunda ABD uçak gemisine ait fotoğraflar bulundu. Ayrıca şüphelinin İran’daki bir kişiyle bağlantısı olabileceği de araştırılıyor.

Gözaltına alınan kişi Gürcistan vatandaşı ve 3 Şubat’ta Almanya’dan gelmişti; geçen ay Souda yakınlarındaki bir otelde kalıyordu. Henüz suçlamalar hakkında bir açıklama yapmadı.

Haziran ayında da benzer şekilde Girit’teki bir üs yakınında başka bir kişi casusluk şüphesiyle gözaltına alınmış ve güvenlik önlemleri sıkılaştırılmıştı. Yetkililer iki vaka arasında bağlantı olabileceğini araştırıyor.

Önemi / Etkileri:

Girit’teki stratejik ABD ve NATO üsleri üzerindeki casusluk iddiaları, bölgedeki güvenlik hassasiyetini artırıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik ve denetimler yoğunlaştı.

Kaynak: Reuters

Trump: ABD-İngiltere İlişkilerinin Eskisi Gibi Olmaması Üzücü

Kim / Nerede / Ne zaman:

ABD Başkanı Donald Trump, 3 Mart 2026’da İngiltere ile ilişkilerin eskisi gibi olmadığını belirtti.

Ne oldu / Arka plan:

Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’in İran’a yönelik saldırılarda başlangıçta askeri destek vermekte tereddüt etmesini eleştirdi.

Trump, Fransa ve diğer ülkelerin ABD’ye daha fazla destek olduğunu ifade ederek, Birleşik Krallık’ın önceki “en sağlam” müttefiklik seviyesinden farklı davrandığını söyledi.

Starmer, saldırıların ilk dalgasında İngiltere üslerinin kullanılmamasına rağmen, daha sonra ABD’nin savunma amaçlı operasyonlarda İngiltere üslerini kullanmasına izin verdi.

Önemi / Etkileri:

Trump, ABD’nin Orta Doğu’da savaş yürütmek için İngiltere’ye ihtiyacı olmadığını söyledi, ancak Starmer’indestek vermesi gerektiğini vurguladı.

İngiltere’den yanıt veren üst düzey bakan Darren Jones, ABD-İngiltere ilişkilerinin hâlâ kritik olduğunu belirtti ve Irak Savaşı deneyimlerinden öğrenilen derslerin, uluslararası ortaklarla uyum içinde ve yasal temele dayalı hareket etmeyi gerektirdiğini söyledi.

Starmer, parlamentoda Trump’ın görüşüne katılmadığını ve kendi kararını İngiltere’nin ulusal çıkarına göre verdiğini vurguladı.

Kaynak: Reuters

Trump’ın Cumhuriyetçileri İran Saldırısını Savunuyor, Demokratlar Savaş Yetkisi Oylaması İstiyor

Kim / Nerede / Ne zaman:

ABD Başkanı Donald Trump’ın yönetimi ve Kongre üyeleri, 2 Mart 2026’da Washington’da İran’a yönelik saldırı ve bunun yetki temeli konusunda tartışmalar yürüttü.

Ne oldu / Arka plan:

Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Savunma Bakanı Pete Hegseth, CIA Direktörü John Ratcliffe ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, Kongre liderlerine saldırılar hakkında bilgilendirme yaptı.

Cumhuriyetçiler, Trump’ın ABD’ye yönelik “acil bir tehdit” nedeniyle saldırıyı başlatma yetkisinin tam olarak elinde olduğunu savundu. Bu tehditin, İsrail’in İran’a saldırı planı ve olası misillemelerden kaynaklandığını belirttiler.

Demokratlar, Anayasa’ya göre savaş ilan etme yetkisinin yalnızca Kongre’ye ait olduğunu ve Trump’ın haftalar sürebilecek bir operasyonu Kongre onayı olmadan başlatmasının yanlış olduğunu vurguladı.

Önemi / Etkileri:

Demokratlar, yönetimin saldırı gerekçelerinde tutarsızlık olduğunu ve ABD çıkarlarının politika belirlemede öncelikli olması gerektiğini savundu. Örneğin, operasyon hedefleri nükleer programın yok edilmesinden uzun menzilli füze programının engellenmesine ve hatta İran filosunun vurulmasına kadar değişti.

Saldırılarda şimdiye kadar altı ABD askeri hayatını kaybetti.

Yönetim yetkilileri Salı günü Kongre’nin tamamını bilgilendirecek; hafta sonunda ise savaş yetkisiyle ilgili oylamalar yapılması bekleniyor. Bu oylamalar, Kongre izni olmadan Trump’ın İran’a saldırmasını engelleyebilir.

Cumhuriyetçilerin Kongre’deki dar çoğunluğu nedeniyle şu ana kadar her girişim engellenmiş durumda.

Kaynak: Reuters

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde Yüksek Alarm: İngiliz Üslerine Drone Saldırıları, Önleyici Tedbirler ve Tahliyeler Başlatıldı

Kim / Nerede / Ne zaman:

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 2 Mart 2026 itibarıyla Lefkoşa merkezli olarak güvenlik alarmını yükseltti; Akrotirive Dhekelia’daki İngiliz üslerinde insansız hava araçları (İHA) tehdidine karşı önlemler artırıldı.

Ne oldu / Arka plan:

Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides, saat 00:03’te bir Shahed İHA’nın Akrotiri’deki İngiliz üslerine çarptığını ve küçük çaplı maddi hasara yol açtığını açıkladı; dronun menşei hâlen araştırılıyor.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hükümeti, ülkenin askeri operasyonlara katılmayacağını ve ABD/İngiliz üslerinin operasyon için kullanılmayacağını kurumsal olarak teyit etti.

Tahliyeler ve önleyici güvenlik önlemleri çerçevesinde, Akrotiri ve Dhekelia’daki üsler ile Pafos havaalanında geçici önlemler alındı; bazı bölgelerde sivil tahliyeler talimatı verildi.

Koordinasyon ve destek:

Yunanistan, bölgedeki caydırıcı varlığını güçlendirdi: “Kentaurus” İHA karşıtı sistem taşıyan ikinci fırkateyn“Kimon” ve iki F-16 uçağı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne gönderildi.

Atina ve Lefkoşa arasında operasyonel koordinasyon, Genelkurmay ve Milli Savunma Bakanlığı seviyesinde yürütülüyor.

ABD Lefkoşa Büyükelçiliği, vatandaşları tetikte olmaya ve güvenlik talimatlarına uymaya çağırdı.

Stratejik çerçeve / önemi:

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, kriz ortamında insani yardım merkezi rolünü sürdürmeyi taahhüt ediyor; vatandaşların tahliyesi ve geri dönüş operasyonları öncelikli.

Güneydoğu Avrupa’daki Amerikan ve NATO üsleri, İran krizi bağlamında potansiyel bir misilleme alanı olarak değerlendiriliyor.

Kaynak: IBNA, 2026

Yunanistan, Karpathos’a Patriot Füze Sistemi Konuşlandırıyor

Kim/Nerede/Nezaman:
03.03.2026, Ege Denizi – Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki İngiliz üssüne yönelik insansız hava aracı saldırılarının ardından savunmayı güçlendirmek amacıyla Karpathos adasına Patriot füze bataryası konuşlandıracak.

Ne oldu / Arka plan:

Bu adım, Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne iki fırkateyn ve dört F-16 uçağı gönderme kararını takip ediyor.

Pazartesi gece yarısı, Shahed tipi bir İHA İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin Akrotiri üssüne çarptı; gün içinde üsse yönelen diğer dronlar ise başarıyla etkisiz hale getirildi.

Koordinasyon ve diplomasi:

Dendias, Silahlı Kuvvetler Komutanı General DimitriosChoupis ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni ziyaret ederek Cumhurbaşkanı Nikos Christodoulides ve Savunma Bakanı Vasilis Palmas ile görüşmelerde bulunacak.

Amaç, iki müttefikin güvenlik ve operasyonelkoordinasyonunu güçlendirmek.

Stratejik önem:

Karpathos’a Patriot bataryasının konuşlandırılması, Ege ve Doğu Akdeniz’deki hava savunmasını artırma ve potansiyel insansız hava aracı tehditlerine karşı caydırıcılığı güçlendirme çabasının bir parçası.

Kaynak: Kathimerini

Erdoğan: İran’a Yönelik Saldırılar Uluslararası Hukukun İhlali

Kim / Nerede / Ne zaman:

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını uluslararası hukukun “açık ihlali” olarak nitelendirdi.

Ne dedi / Arka plan:

Erdoğan, Türkiye’nin İran halkının acısını paylaştığını vurguladı.

Pazartesi günü Ankara’da düzenlenen Ramazan iftarında yaptığı konuşmada, bölgede ateşkes sağlanıp sükunet oluşana kadar Türkiye’nin tüm diplomatik ve uluslararası temaslarını yoğunlaştıracağını belirtti.

Cumhurbaşkanı, çatışmanın sürmesinin hem bölge hem de dünya için kontrol edilemez ciddi riskler doğuracağını ifade etti.

Kaynak: Haber Odası / Reuters, 2026

İran’a Yeni Saldırı Dalga: Tahran’da Patlamalar

Ne oldu / Nerede / Ne zaman:

Sabah saatlerinde, İsrail ordusunun yeni bir saldırı başlattığını duyurmasının ardından, İran’ın başkenti Tahran’da çeşitli bölgelerde patlamalar meydana geldi.

Yerel basında İsfahan kentinde de patlama sesleri duyulduğu bildirildi, ancak saldırıların kentin hangi bölgelerine yapıldığı hakkında resmi açıklama yapılmadı.

ABD-İsrail’in Operasyonu:

28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail, Tahran ile Washington arasındaki müzakereler devam ederken İran’a askeri saldırı başlattı.

İran da karşılık olarak, İsrail ve ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılar düzenledi.

Saldırılarda, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve çoksayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı’nın Verileri:

555 kişi hayatını kaybetti

747 kişi yaralandı

Kaynak: TRT Haber, 2026

İran’dan Misilleme: Dubai’de ABD Askerlerinin Toplandığı Bölge Hedef Alındı

Ne oldu / Nerede / Ne zaman:

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai kentinde, ABD askerlerinin toplandığı bir bölgeyi kamikaze insansız hava araçlarıyla vurduğunu duyurdu.

Sahadan İddialar:

Hedefte yaklaşık 160 ABD donanması mensubu bulunuyordu.

İddialara göre, en az 40 Amerikan askeri öldü, 70 kişi yaralandı.

ABD-İsrail Saldırıları ve İran’ın Misillemesi:

28 Şubat 2026 tarihinde ABD ve İsrail, İran’a askeri saldırı başlattı.

İran, İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, BAE ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.

Saldırılarda, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve çoksayıda üst düzey yetkili öldü.

İran Kızılayı’nın Verileri:

İran’daki bombardımanlarda 555 kişi hayatını kaybetti,

747 kişi yaralandı.

İran’ın Dubai’de ABD askerlerini hedef alması bölgesel ve küresel açıdan ciddi etkiler yaratıyor:

Stratejik önemi: ABD ve İsrail güçlerini doğrudan tehdit ediyor; Dubai’nin ticaret ve enerji merkezi olması riski artırıyor.

Bölgesel etkiler: Körfez ülkelerinde alarma yol açıyor, enerji fiyatları ve finansal piyasalar etkileniyor.

Güvenlik ve insanî etkiler: Askeri kayıplar ve siviller için risk; ABD-İran gerilimi yükseliyor, diplomasi baskısı artıyor.

Kaynak: AA, 2026

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir