Agafangel Efimoviç Krımskiy’nin Türkoloji Üzerine Çalışmaları

Turk DEGS
Yazan: Turk DEGS
5 Dk. Okuma
5 Dk. Okuma

15 Ocak 1871 tarihinde Volın’da (Ukrayna’nın şimdiki Jitomir şehri) Kırım Tatar kökenli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Agatangel Efimoviç Krımskiy, Kiev’deki eğitiminin ardından Lazarev Doğu Dilleri Enstitüsü ve Moskova Üniversitesi’nde çift dalda lisans eğitimi alarak akademik altyapısını güçlendirmiştir. Suriye ve Lübnan’daki saha araştırmalarının ardından 1900 yılında profesör unvanı alan Krımskiy, Lazarev Enstitüsü’nde yirmi yıl boyunca İslam tarihi, Arapça ve Farsça dersleri vererek kürsü başkanlığı yürütmüştür. Ukrayna Bilimler Akademisi’nin kurucuları arasında yer almasıyla bilim dünyasındaki kurumsal ağırlığını pekiştiren yazar, İslam dünyası ve Türkoloji üzerine çok dilli bir külliyat bırakmıştır. Ancak, 1930’lu yıllarda maruz kaldığı Sovyet siyasi baskıları neticesinde 1941’de Kazakistan’a sürgün edilmiş ve 25 Ocak 1942 tarihinde Kostanay’da hayata gözlerini yummuştur.

Ukrayna ve Rus dillerinde kaleme aldığı çalışmalarıyla tanınan Krımskiy; Arap ülkeleri, İran ve geniş bir coğrafyaya yayılan Türk boylarının (Türkiye, Azerbaycan, Tacikistan, Kırım) tarihi ve edebiyatı üzerine yoğunlaşmıştır. Şarkiyatçılık geleneği içerisindeki yerini, Kur’an’ın Batı dillerindeki çeviri serüvenini incelediği özgün araştırmalarıyla pekiştirmiştir.

A. E. Krımskiy’nin Türkolojiye duyduğu derin ilmi ilginin temelinde, ailevi kökenlerine dayanan güçlü bir tarihsel bilinç yer almaktadır. XVII. yüzyıl sonlarında Bahçesaray’dan Belarus’a göç eden Tatar bir molla soyundan gelen Krımskiy, babasının telkinleriyle bu soy bağını akademik bir sorumluluğa dönüştürmüştür. Babasının, nesiller boyu aktarılan bu köklerin unutulmaması yönündeki mektupları, Krımskiy’nin profesyonel kariyerinde Türkoloji çalışmalarını merkezi bir konuma yerleştirmesinde belirleyici bir motivasyon kaynağı olmuştur.

Ukrayna Millî Bilimler Akademisi’nin kurucularından biri olan Krımskiy’nin Türkoloji üzerine yaptığı çalışmaların istikameti aşağıdaki gibi şekillenmiştir:

A. E. Krımskiy’nin Türkoloji alanındaki üretimlerinin belirgin bir özelliği, bu çalışmaların 1898-1918 yılları arasında Lazarev Doğu Dilleri Enstitüsü’nde temel ders materyali olarak kullanılmasıdır. Müellifin eğitimci kimliğiyle şekillenen bu eserler, teorik bilginin pedagojik bir düzleme aktarılmasında öncü rol oynamıştır. Nitekim yazarın “Türkçe Dilbilgisi” başlıklı çalışması bugün V. I. Vernadski Ukrayna Milli Kütüphanesi El Yazmaları Enstitüsü bünyesinde muhafaza edilmektedir. Altı defterden oluşan “Türkçenin Bilimsel ve Pratik Dersi” adlı el yazması külliyatı, 1920’li yılların başında Ukraynalı öğrencilere yönelik hazırlanan sistemli bir dil öğretim programının somut bir örneğidir. Bu ilginç el yazmaları, materyali sunarak Ukrayna bilimsel terminolojisini oluşturmaya başladı. “Türkiye Tarihi ve Edebiyatı” adlı eserin ortaya çıkmasının en önemli sebeplerinden biri öğrencilere yönelik derslerle de ilişkilidir.

Orijinal kaynaklardan yararlanması, A.E. Krımskiy’nin çalışmalarının karakteristik bir özellik katmıştır. Araştırmasında hem Doğu hem Slav hem de Batı Avrupa kaynaklarını kullanmıştır. Tsargrad koleksiyonunda Krımskiy’nin “Türkiye Tarihi” adlı eseri yayımlanmıştır. 1918’de Kiev’e taşındıktan sonra,  Krımskiy Ukrayna Bilimler Akademisi’nin oluşturulmasında aktif rol almıştır. Çağdaşları ulusal akademiyi korumanın ve geliştirmenin mümkün olduğunu onun çabaları sayesinde öğrenmişlerdir. Türk araştırmaları da dâhil olmak üzere Doğu çalışmalarında yeni bir aşamaya dikkat edilmelidir. Yazarın 1924 yılında İstoriya Turtsii s 13 risunkami, vzyatımi po bolşey mere iz staropeçatnıx izdaniy XVI-XVIII. vv. “XVI-XVIII. Yüzyılların İlk Basımlarından Alınan 13 Çizimle Türkiye Tarihi”, 1926-1927 yıllarında “Türkiye Tarihine Giriş”, “Türkiye Tarihi ve Yazımı”, “16. Yüzyıl Türk Yazı Tarihinden” vb. eserler de Ukraynaca yayımlanmıştır.

Ayrıca “Başkırskiy Yazık i Literaturı” –“Başkurt Dili ve Edebiyatı” adlı eser 1938’de yazılmıştır. “Turkmenskaya Literatura” –“Türkmen Edebiyatı” yazısı iki arşiv dosyasında tutulmaktadır. Örneğin, A.E. Krımskiy, Mahtum Kuli ve Türkmen şairlerinin eserlerini inceledikten sonra 1930’larda küçük bir makale “Literatura Turkestana” – “Türkistan Edebiyatı”nı da kaleme almıştır. Türkistan’da Kazan Tatarları ve Azerbaycanlıların etkisi altında bir tiyatro açıldığını belirtiyor. Genel olarak, A.E Krımskiy çağdaş yazarların ve oyun yazarlarının çalışmalarının analizini de yapmıştır: Fitrat, Abdulla Badri, Çulpan, Gulyam Zafari, Gazi Yunus vb.

Krımskiy, Azerbaycan Türklerinin tarihi, kültürü ve edebiyatıyla yakından ilgileniyordu. Yazarın “Azerbaydcanskiy yazık” – “Azerbaycan dili”, “Azerbaydcan” – “Azerbaycan”,  “Tyurki İh Yazık i Literaturı” – “Türkler, dilleri ve edebiyatı”, “İstoriya Zakafkazya” – “Transkafkasya Tarihi”, “Nesimi (yaşamı ve edebiyatı üzerine notlar)”, “Albanskie Bukvı” – “Albanya mektupları”,  “Kabala” – “Gebele” ve “Şeki” gibi değerli çalışmaları vardır.

Kırım Tatar edebiyatının gelişim süreci, Akademisyen A.E. Krimskiy tarafından “Kırım Tatarlarının Edebiyatı” adlı makalesinin yer aldığı “Studii z Krimu: I-IX” koleksiyonunda ele alındı. Karşılaştırmalı tarihsel ve filolojik yöntemlere dayanarak tamamladığı eser Kırım Tatarlarının edebiyatının zenginliğini ortaya çıkardı.Orta Çağ’dan başlayarak Kırım Tatarlarının edebiyatını inceleyen A.E. Krımskiy, Tatar edebiyatının gelişiminin devrim sonrası aşamasına özel bir ilgi göstermiştir. Krımskiy’e göre Yakub Kemal’in 1940 yılında yayınlanan “Kırım Hanlığı’ndaki Loncaların Belgesel Tarihi” adlı el yazması gün yüzüne çıkmamış ve tamamen ortadan kaldırılmıştır. Kırım Tatar kültürünün bu genç yetenekli yazarları ne yazık ki, Stalinist rejim tarafından katledilmniştir. Bu nedenle, Yakup Kemal ve Osman Akçoraklı’nın eserlerini içeren “Kırımdan Çalışmalar” Kırım‟ın gözde eserleri arasında büyük ilgi görmüştür

Bu Yazıyı Paylaş
Yorum yapılmamış

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir